Av. Tuğbay Öz: Yargı, devletin gücünü denetleyeceği yerde iktidarın oyuncağı haline geldi

Av. Tuğbay Öz, Özgür Yazarlar Birliğinde, moderatörlüğünü Av. Mehmet Ali Başaran’ın yaptığı “Güncel Örnekleriyle Yargının Hâlleri” başlıklı programda konuştu.

Av. Tuğbay Öz: Yargı, devletin gücünü denetleyeceği yerde iktidarın oyuncağı haline geldi
Av. Tuğbay Öz: Yargı, devletin gücünü denetleyeceği yerde iktidarın oyuncağı haline geldi Zehra

Av. Tuğbay Öz, Özgür Yazarlar Birliğinde, moderatörlüğünü Av. Mehmet Ali Başaran’ın yaptığı “Güncel Örnekleriyle Yargının Hâlleri” başlıklı programda konuştu.

İşte konuşmadan notlar: 

– Yargı, devletin gücünü denetleyeceği yerde iktidarın oyuncağı haline geldi.
– Faruk Özsu’nun 2011’de yayımlanan “Müsterih Olun, Yargı Değişmedi” makalesinde dediği gibi “Türk yargısı taşranın kültürel ve davranış kodlarına hapsolmuş, güce tapan, toplum ve birey düşmanı, anti entelektüel, ortalamacı, ahlakçı, asosyal bir cemaattir.” Hukuk okumayı sınıf atlama olarak gören bir kitle var. Hukukta öğrenciyken donuk, asosyal tipler genelde hâkim, savcı olmayı istiyorlar. Girişken, sosyal öğrenciler ise avukatlık istiyor.
– Yargının kendi içinden denetlenmesi anayasal güvenceye alınmalıdır. Güç bir ara cemaatin oluyor, bir ara başkasının… Güç devrettikçe rövanşlar tekrarlanıyor.
– Yargı çeşitlilik içermelidir. Ülkede Kürt, Alevi vb. ne kadar farklı unsur varsa bunlar bürokraside, yargıda da olmalı. Bunları birbirine karşı güvencelendirmeli. Yargıda birlikte yaşamaya dair bir temel olmalı.
– Devleti ele geçirme maksadı olanlar yargıyı ele alırken neyi önceler? Şunu: “Yargı, plânlanan yağmaya ses çıkarmamalı ve onların işini kolaylaştırmalıdır.”
– Hâkimleri kızdırmak isteyenler onlara “memur” der. Onlar da “Biz yargı görevlisiyiz.” diye cevap verirler. Ortalama bir memurdan bir tık farkları vardır aslında sadece.
– Özgüveni sıkıntılı olan memurdan devlet kulluk bekler. “Emir kulu” tabiri arabesk bir gerçekliktir. Memur biliyor kendisine verilen emrin ahlaki olmadığını ama emri yerine getirirken bu meşrulaştırıcı tabire sığınıyor vicdanını rahatlatmak için.
– OHAL için dayanılmaz bir şey olduğunu söylüyorlar ama dışarıda tam tersini ifade ediyorlar. Baskı altında hissediyor çünkü. Beklentiye uygun hareket etmediğinde devletin şerrinden korkuyor.
– Hâkim ve savcılara yapılan bir ankette “Devletin menfaatini mi yoksa adaleti mi seçersiniz?” diye bir soru yöneltilmiş. Ankete katılanların yüzde sekseni devletin menfaatinden yana görüş bildirmiş.
– Bir tapu tescil davasında eskiden ne sonuç çıkacağını bilirdik. Ama günümüzde aynı mahkeme aynı konuya dair davaların birine red verirken diğerini onaylayabiliyor. Yargıtay içtihadı kalmadı. Sürekli değişiyor, güvenirlik oturmuşluk kalmadı. Hayati bir alan olan yargının bu hâle düşmesi çok tehlikelidir.

 

Haber: Halil Toprak

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...