Atasoy Müftüoğlu: Muhafazakarlaştırmak koşulu ile uzlaşmayaçağımız hiçbir sahte mutlak yoktur.

Atasoy Müftüoğlu: Muhafazakarlaştırmak koşulu ile uzlaşmayaçağımız hiçbir sahte mutlak yoktur.

Biz bugün politik iktidarı kaybetmemek için, ekonomik iktidarı kaybetmemek için, bürokratik iktidarı kaybetmemek için İslamı kaybetmeye göze almış durumdayız”

Atasoy Müftüoğlu: Muhafazakarlaştırmak koşulu ile uzlaşmayaçağımız hiçbir sahte mutlak yoktur.
Atasoy Müftüoğlu: Muhafazakarlaştırmak koşulu ile uzlaşmayaçağımız hiçbir sahte mutlak yoktur. Zehra

Ak saçlı bilge üstad Atasoy Müftüoğlu’da Tüyap Kitap Fuarın’da “Sahte Mutlakların Hükümranlığı” isimli bir konferans verdi.

Üstad Atasoy Müftüoğlu’nun konferansı 12 Kasım 2018 Pazartesi günü saat 17:00’de Tüyap Kitap Fuarın’da Karadeniz salonunda başladı 18:00’da sona erdi.

Üstad Atasoy Müftüoğlu konuşmasında Müslümanların savrulduğu, etkisizleştiğini, İslami bir bilgi üretemediğini, hatta İslami bir bilgi üretmeye ihtiyaç hissetmediğini, söyledi. Üstad daha sonra, “Biz bugün politik iktidarı kaybetmemek için, ekonomik iktidarı kaybetmemek için, bürokratik iktidarı kaybetmemek için  İslamı kaybetmeye göze almış durumdayız” dedi.

İşte Üstad Atasoy Müftüoğlu’nun konuşmasından notlar:

Bu sorunlarla ilgili nihai anlamda bir çözümleme yapmamız gerekiyor. Fakat biz çözümlemeyi bir yolunu bulup, hep erteliyoruz ve bu sorunlar tarafından bugün çok ciddi bir şekilde kuşatılmış durumdayız. Bu sorunlarla yüzleşmeyi başaramayan bir kültür, sahte iyimserliklere sığınarak günü kurtarmaya çalışıyor.

Gerçek anlamda İslami farkındalığı kaybettiğimiz günden beri, bize dayatılan bir varoluş, düşünce, tercih, tarz, üslup biçimini içselleştiriyoruz. Bu yanımız ortada ciddi bir takım patolojilerin olduğuna işaret ediyor. Farkındalık kaybı hayatı, tarihi, dünyayı gereği gibi idrak edememek, algılayamamak gibi. Dolayısıyla gereği gibi algılayamadığımız bir dünyada da o dünyanın ya da tarihin gözdesi olamamak gibi sonuçlar doğurur. Farkındalık kaybı ile birlikte sizi nesneleştiren sürecin bir parçası haline geliyorsunuz. Hiçbir kayıp, farkındalığın kaybı kadar hayati önemi haiz değil. Farkındalığı kaybettikten sonra da geriye sürünmek ve savrulmak kalıyor.

Asıl sorun, bizim içeride yaşadığımız kayıplarla ilgilidir. Eğer İslam dünyası büyük ölçüde zaafa düşmemiş olsaydı, farkındalık kaybı yaşanmamış olsaydı, dışarıdan her türlü direnme liyakatine sahip olacaktı. Ama böyle bir direniş söz konusu olmadı. Onun için bugün bizim hayatımızın bütün boyutları sahte mutlaklar tarafından fethedilmiştir. Gerçek mutlak bertaraf edilmiş, sahte mutlaklar bütün kavram ve kurumlarıyla, yasalarıyla, değer yargılarıyla somut olarak hayatımıza müdahale etmiştir.

Bugün islam medeniyeti ve tasavvurundan çok sık bahsediliyor. Ama kimse sormuyor Seküler bir bilgi üzerinde nasıl bir medeniyet kuracaksınız demiyor. Yada modern bilimle ilgili eleştirel bir çözümleme yapmadan nasıl bir medeniye kuracaksınız.

Evet İslam bilgiye karşı değil bunu sürekli söylüyoruz bizim kavgamız bilgi ile değil bizim kavgamız bilginin ırkçı ve sömürgeci içeriği ile kavgamız var. Unutmayalım ki burada bilim masum değil.

Bugün bir Müslüman düşünür, filozof çıkıpta bilimin bir araştırma yöntemi olduğunu söyleyemiyor.

Seküler anlayışla hesaplaşmadan seküler bilgilerle nasıl İslam medeniyeti kuracaksınız.

Bir toplum bilgi üretmezse hamasete başvurur. Popülizmle hamasetle sadece günü kurtarırsınız gençliği kurtaramazsınız.

İslami farkında lığın yeniden inşası için bir çözümleme yapmak gerekiyor. Sürekli geçmişi yücelten kültürün bugüne yapacağı bir şey yok.

Neden hiç kimse sahte mutlakların dokunulmazlığı ile ilgili olarak eleştirel bir şey söylemiyor.

Sahte mutlakların dokunulmazlığı ile hesaplaşacaksınız, ırkçı bilgi ile sömürgeci bilgi ile hesaplaşacaksınız. Bilgi ve bilimin emperyalizmi ile hesaplaşacaksınız.

Bugün bizim karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların temelinde tamamlanmamış bağımsızlıklar yatıyor. Bizi küçük özgürlüklere ikna ediyorlar.

Bugün geldiğimiz nokta şudur İslami kesimler muhafazakar olması koşulu ile bütün sahte mutlaklara uzlaşmaya hazırdır. Bir zaman moderniz-mi muhafazakarlaştırdık. Bir dönem sekülerizmi muhafazakarlaştırdık. Bir dönem liberalizmi muhafazakarlaştırarak, sonrada demokrasiyi m muhafazakarlaştırırdık. Muhafazakar demokrasi nasıl bir şey Allah aşkına. Şimdide muhafazakar materyalizme doğru gidiyoruz.

Bizim bugün muhafazakarlaştırmak koşulu ile uzlaşmaya çağımız hiçbir sahte mutlak yoktur.

Bunu çok ağır bir eleştiri olarak yapmak istiyorum. Ama bunun hayatın içinden bir çok delilini sunabilirim.

Biz bugün politik iktidarı kaybetmemek için, ekonomik iktidarı kaybetmemek için, bürokratik iktidarı kaybetmemek için  İslamı kaybetmeye göze almış durumdayız.

Bugün bakımsız bir düşünce hayatı, bağımsız bir entelektüel hayat kurmamız gerkiyor. Devlet ve iktidar alanlarının sınırları dışında eleştirel üretken kavga etmek için değil hakikati söylemek için, entelektüel bir alan oluşturmamız gerekiyor.

Üstad Atasoy Müftüoğlu daha sonra Mahya yayınları standında kitaplarını imzaladı.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort