Sedat Palut yazdı: İspanyol bir papazın gözünden Avrupalıların karanlık yüzü...

Bartolomeo de las Casas 1512’de İspanya krallığının Amerika kıtasına gönderdiği ilk papazdı ve yerlilere yapılan zulme dair hatırlarını bir kitap halinde yayınladı.

Sedat Palut yazdı: İspanyol bir papazın gözünden Avrupalıların karanlık yüzü...
Sedat Palut yazdı: İspanyol bir papazın gözünden Avrupalıların karanlık yüzü... Zehra

Günümüz Batı dünyası modernizmin öncüsü olarak kabul edilir. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren dünyaya yön vermede oldukça başarılı olan Batı, kendi coğrafyasında takip ettiği politika ile ‘örnek’ ülkeler kıtasıdır! Dünya siyasetinde o kadar etkili olmuştur ki farklı kıtalardaki devletler politikalarını Batı’ya göre belirlemiştir; Ortadoğu, Batı’ya göre bu ismi almıştır. Güçlü olan tanımı yapmıştır.

Batı örnek alınacak politikalar inşa ettiği için mi bu tanımları yapmıştır yoksa tanımları yapacak gücü başka devletlerin omuzlarına basarak yukarıdan, sesini gür çıkardığı için mi gerçekleştirmiştir? Cevap malumdur. Batı dünyaya armağan ettiğini sandığı güzel ifadelerin arkasında (demokrasi, cumhuriyet vs) kan lekesi bırakmıştır. Fakat sesi o kadar gür çıkmış ki, yaptığı sömürge faaliyetleri bu gürültünün arasında kaybolmuştur.

Bu konuyu derinleştirmek için birkaç örnek vermek gerekir, diye düşünüyorum. Özellikle Haçlı Seferleri, Batı’nın Doğu’ya İslam coğrafyasına bakışını göstermek için önemli bir örnektir. Yüzbinlerce Haçlı askeri geçtikleri coğrafyada Yahudi ve Müslümanları hiç acımadan katletmiştir. İhsan Süreyya hocanın kitaplarından öğrendiğimiz kadarıyla Müslüman çocuklarını diri diri yakıp, etlerini hayvanlara yedirmişlerdir. Peki, coğrafi keşifler sırasında Batılılar, karşılaştıkları yerlilere nasıl yaklaşmıştır? Avrupalıların o dönemde yerli toplumlara bakış açılarını öğrendiğimiz bir kitap var elimizde. Kitabın adı Yerlilerin Gözyaşları- Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi. Kitap, İmge Kitapevi tarafından yayımlanmış. Kitabın yazarı İspanyolların sömürge faaliyetlerini bizzat gözleriyle gören ve anılarını kaleme alan papaz Bartolomeo de las Casas’tır.

Yerli nüfuz hızla azaldı

Çevirmenin belirttiğine göre “İspanyollar –ABD kıtasına- gelmeden önce bazı kaynaklara göre 50 bazılarına göre 30 milyon olan yerli nüfus 40 yıl sonra 4 milyona düşmüştü.” (S.9) Nüfusun azalması yerlilerin başka bir kıtaya göçüyle değil, onların katledilmesiyle gerçekleşmiştir.

Papaz Las Casas 1512’de Yeni Dünya’ya atanan ilk papaz olmuştur. Küba’da Batılıların katliamlarına tanıklık etmiş, İspanyolların işgallerine direnen yerli önderi Şef Hatuey’in diri diri yakılışını engelleyememiştir.

Samimi bir papaz olan Las Casas yerlilerin Hıristiyanlığa ancak barışçıl uygulamalarla kazandırılabileceğini düşünmüş ve ısrarlı yaklaşımı vesilesi ile kral V. Carlos’a köleciliği yasaklayan bir yasa çıkarttırmıştır. Fakat bu yasanın uygulandığını söyleyemeyiz.

Papaz yukarıda ismini zikrettiğimiz kitabı 1552’de yayımlamış. Engizisyondan izin almadan yayımladığı için başı oldukça derde girmiş.

Şu cümleler papaz Las Casas’a ait: “Yerlilere işkence etmeyen, vahşi hayvanlar gibi saldırmayan, onları öldürmeyen tek bir İspanyol yoktur. İspanyollar Hispaniola Adası’nda o kadar büyük kıyımlar yaptılar ki benim tahminlerime göre bu adada eskiden 3 milyon yerli yaşamaktayken bugün sadece 300’ü hayatta kalmış bulunuyor.  Onlar da öldürülme korkusu içinde yaşamaktadır.”(S.33)

Ya köle yapıldılar ya da öldürüldüler

İspanyolların ele geçirdiği bölgeyi hızla sömürme heyecanı, bununla ilgili ihtirasları yerlilere yaşattıkları zulmü, onlara bir yük hayvanı kadar değer vermediklerini gösteriyor. İspanyollar ele geçirdiği coğrafyayı sömürmekle kalmamış, yerlileri kendilerine sıkıntı çıkarmasınlar diye, ya ellerindeki silahların korkusu ile köle olarak kullanmış ya da işkence ile öldürmüşlerdir. “Yavaş yavaş yanmakta olan masum yerliler çektikleri acıdan öyle haykırıyorlardı ki o sırada uyumakta olan komutan, gürültüden rahatsız olduğu için yerlilerin boğularak öldürülmesini emretti.” (S.39)

Batı, yüzyıllarca sömürdüğü coğrafyanın üzerini, altındaki gerçeği çok iyi göstermeyen bir toprakla örtmeyi başarmıştır. Oysa sömürdükleri o toprakların altındaki cesetlerin, çoktan bu dünyadan ayrılmış masum yerlilerin, kokusu sinmiştir üzerlerine. Demokrasi havarisi kesilen Batılılara bunu hatırlatmakta fayda var. Kitap, Batılıların karanlık geçmişine ayna tutuyor.

Dünyabizim

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...