Sacit Kral Yazdı: Yazmak Büyük Mutluluk

Her zaman okumayı sevmişimdir, ama önemli olan sevmek değil sevgiyi harekete geçirebilmektir.

Sacit Kral Yazdı: Yazmak Büyük Mutluluk
Sacit Kral Yazdı: Yazmak Büyük Mutluluk Zehra

Her zaman okumayı sevmişimdir, ama önemli olan sevmek değil sevgiyi harekete geçirebilmektir. Okumaya olan sevgim hayatımın son 5 yılını onu düzenli hale getirmemi sağladı. Bunu yaparken ailemden, sevdiklerimden ayrı bir zaman kullanıp onları da ihmal etmedim.

Sevdiğim yazarların ve takip ettiğim kişilerin programlarını saymazsam neredeyse TV izlemiyorum ve iş yerinde boş vakitlerimde kitap okuyorum.  Okumak için yeteri kadar vaktim var olduğunu bu şekilde anlamış oldum ve günde kaç sayfa ve ne okumalıyım diye kendime sormaya başladım.

Bilimsel olarak yapılan araştırma var mı yok mu diye internete dolaşırken  Prof.Dr.Faruk Beşer hocanın bir yazısına denk geldim Faruk hoca ‘’ İyi okuyan bir insan, ayda en az ortalama üçyüz sayfalık üç kitap bitiren insandır. Böyle iki kitap okuyanda okuyan sayılır ancak istediği alanda sıyrılamaz ve öne geçemez. Bir kitap okuyan, ancak toplumdaki değişimi yakalar ve toplumun bir parçası olur. Bir kitap dahi okumayan ise toplumdan geri kalır çünkü toplum da bir şekilde bilgilenmekte ve bir yere doğru gitmektedir’’ diyordu.

Hedefimi belirlemiştim ne olursa olsun günlük ortalamalarımda 30 sayfanın altına hiç düşmeyecektim.  Zamanla ortalamamı 50 sayfanın üstüne çıkarmayı başardım.

Okuma işin en kolay tarafı olduğunu çevremdekilerin okumalarımı yazmaya geçirmem gerektiğini söylediklerinde anladım. Özellikle iş arkadaşım Erhan ağabeyim, Konya Lisesi’nin kıymetli öğretmeni Raşit Keskin hocam sürekli yazmalısın diyordu. Yazar Ahmet Turgut ile bir sohbetimizde, okumak baraj gibidir zamanla dolduğunu hissedecek ve taşacaksın o zaman yazma isteği duyacaksın mutlaka bir yerlerden başlamalısın diyerek uyarmıştı.

Okudukça gerçekten insan baraj gibi dolduğunu ve bunları bir şekilde paylaşması gerektiği hissine kapılmaya başladım. Bu duyguları yaşarken gerek çevremdekilerle gerekse sosyal medya hesabımda okuduğum kitapları paylaşıyor ve insanları okumaya teşvik etmeye çalışıyordum.

Sonra Salih Köprülü dostum ile tanıştım. Kendisi mutlaka okumalarımı ve paylaşımlarımı yazıya dökmem gerektiğini, kendisinin bana yardımcı olabileceğini, istersem internet sitelerinde bana bir sayfa ayırabileceğini söylediğinde yaşadığım heyecanı anlatamam.

Bende böylece yazmaya karara verdim ama ne yazmalıyım? Kendimce planlar yapıyordum. Kendimi ilk başta Konya’da Selçuklu ve genel Türk tarihi üzerine planlamıştım ancak sonra yazarken sınırların aşıldığını yazacak birçok konu olduğunu fark ettim.

İnsan yazarken kendisini aynada izler gibi oluyor hani aynada gözlerine yüzün kızarmadan bakabiliyor musun?’ diye sorarız ya işte öyle bir his benimkisi. Bu nedenle yazdıklarımın içime sinmesi gerekir öncelikle. İnsanın düşüncelerinin ve fikirlerinin kelimelerle şekil bulması, sonsuzluğa bir şeyler bırakması tarifi imkansız bir mutluluk.

Okumak çok güzel bir duygu ve her zaman bu duygunun güzelliği sizleri de sarsın, başta kendimizden başlayarak okuma alışkanlığı geliştirmeliyiz ve bunu gelecek nesillerimize de aşılamalıyız duygusu içerisinde beni yazma konusunda teşvik eden ailem ve dostlarım başta olmak üzere yazılarımı okuyan herkese teşekkür ederim.

labirenttv

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...