İbrahim Eser Yazdı: Kuran’ı Mehcur Bırakan Ümmet, Filistin’i Yemen’ide Mehcur Bıraktı...

Ya Rabbi bu ümmetin, Yemen'li çocukları bombalara ve açlığa mehcur, mahrum ve mahküm bırakmalarını kim sana Şikayet edecek?

İbrahim Eser Yazdı: Kuran’ı Mehcur Bırakan Ümmet, Filistin’i Yemen’ide Mehcur Bıraktı...
İbrahim Eser Yazdı: Kuran’ı Mehcur Bırakan Ümmet, Filistin’i Yemen’ide Mehcur Bıraktı... Zehra

Adalet ve merhamet peygamberi şanı yüce Rabbimize: ”Ey Rabbim! Kavmim Kur'an'ı mehcur (terkedilmiş bir halde) bıraktı.” Diyerek ümmetini şikayet etmişti.

Aziz Kur'an'ı yalnız bırakan bu ümmet, Peygamberin sevgili torunu Hz. Hüseyin ve 72 yareniyle birlikte Kerbela'da aç-susuz mehcur/yalnız bırakıp şehid edilmelerine göz yummadı mı? Gasıp Siyonist İsrail'in yıllardır Filistin halkına çektirdiği bunca zulme özellikle Gazze halkına yağdırdığı bombalarla gerçekleştirdiği katliamlara bu ümmet, Mescidi Aksa başta olmak üzere Filistin ve Gazze'yi mehcur/tek başına bırakmadı mı?

İtiraz eden varsa, şeyh Ahmet Yasin'in İslami sorumluluklarını yerine getirmediklerinden ötürü tıpkı Hz. Peygamber gibi ümmetin suskunluğunu çok ağır ifadelerle yaptığı  açıklamasına bakabirler.

"Siz ey Müslümanlar! suskun, aciz ve helak ölüler." Tarzında Yüce Allah'a yaptığı şikayet. Yusuf İslam:"Ben müslümanlara bakarak, Müslüman olmadım. İlk önce müslümanları tanısaydım asla Müslüman olmazdım. Kur'an okuyarak anlayarak Müslüman oldum" demesi.

Seyyid Kutup rahmetlinin "Hükmetmeyen İslam, İslam olmadığı gibi, O'nu hükmettirmeyenler de Müslüman değildir” sözü, Ali Şeriati'nin "Eleştirin olmadığı yerde putçuluk başlar" ifadesi. Cemil Meriç'in "Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur" sözü. Kim bilir M. Akif hangi saiklerle/haleti ruhiyeyle "Müslümanlık nerde bizden insanlık bile geçmiş" dedi. M. İkbal'in çok çarpıcı ifadeleri "Kaçın müslümanlardan sığının İslam'a. Ve Hz. Ali'nin "Haksızlığa karşı susarsanız, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz."

Bu güzel insanlar açık yüreklilikle bu hususları, hakikati anlama ve ifade etme noktasında baskı ve manipülasyonun hiçbir türüne prim vermeme adına bu ilkeleri prensip edinip haykırmayı tercih etmeleri takdire şayan hürmete layık güzel düşüncelerdir.

Her biri kendi alanında çok çarpıcı olan bu ifadeler bizim hayat parolamız olmalı ve yeri geldiğinde ödememiz gereken bir bedel varsa, inancımız, değerlerimiz ve hayat felsefemiz uğruna gereken bedelleri göze almalıyız.

Şimdi düşünüyorum da, bu ağır söylemleri ve eleştirileri dünya Müslümanlarının gündemine sokan bu seçkin şahsiyetler nasıl bir duygu, zaman ve hangi konumu ve koşulları yaşadılar ki, böylesi kemiğe dayanan ağır ve yer yer ümitsizliğe dayanan sözler sarfettiler.

Günümüz müslümanlarının, Yemenin mazlum ve masum çocuklarını mehcur (zulme ve ölüme terketmek) bırakmalarını, duyarsız, tepkisiz ve sessiz sukünetlerlerine tanık olunca insan daha iyi anlayabiliyor, bu sözlerin hangi gerekçeyle sarfedildiğini.

Bu Bağlamda Müslümanların durumunu belirterek onlardan duygulanmalarını ve Yemen'deki müslümanların, çocukların durumlarına sahip çıkmalarını beklemek elbetteki ütopik bir yaklaşım olur. Dolayısıyla Müslümanlar o hale getirilmiştir ki, kendi mahallesinde oturan müslümanlarla bile mezhebi ve grupsal taassup yüzden kucaklaşamamaktadırlar.

Ümmeti, ümmet bilincinden ve anlayışından uzaklaştıran Müslümanlar, milliyetçi, muhafazakar ve etnik kavmiyetçi propagandalarla, yaşadıkları coğrafi sınırlarda bölme ve parçalama eylemlerle kalmayıp, mezhebi taasubun gündeme getirilmesi ve tahrik edilmesi neticesinde, birbirine karşı ve müsamahasız mezhebi bloklaşmalar ortaya çıkarmak suretiyle, mezhebi dairelere hapsedilen Müslümanlar, yaşadıkları bu düzlemde sevadı azam ve kestette vahdet dediğimiz ümmetin birlik, beraberlik ve kardeşliği sağlanamamaktadır.

Dünyalık çıkar menfaatler uğruna insanlar, farklı fraksiyonlara ayırarak, ötekileştirilen, ayrıştırılan, kamplaştırılan ve kutuplaştırılan insanların iradelerlerini hiçe saymak suretiyle siyasi ikbal devşirme politikasına dönüştürmüşlerdir. Yemen Celladı, Amerika İsrail destekli Suud Hanedanı ve yandaşları Yemen'li çocukları Batı emperyalizminin son model teknolojik silahlarıyla bombalaması kendilerinin ateş ehli olan ashab-uhdud olduklarını göstermiyor mu? Ve yine Kabe'ye hükmedip tahakkümüne alan bu Suud Hanedan'ın Darun Nedve eşrafından ne farkı var?

Dolayısıyla zalim Suud'i Amerika'nın İsrail ile iş tutması ve müslümanlara kan kusturup münkesir eden mantığı, maksadı, maslahat, mantalite ve menfaatperestliği iyi irdelemek ve analiz etmek gerekiyor

Ya Rabbi bu ümmetin, Yemen'li çocukları bombalara ve açlığa mehcur, mahrum ve mahküm bırakmalarını kim sana Şikayet edecek?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Fatih Özmen     2018-11-08 Yazılarınız gerçekten çok güzel severek okuyoruz ve okutmaya çalışıyoruz. Bir sonraki yazınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Allah sizde razı olsun kaleminize yüreğinize sağlık.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...