BDS Türkiye’den Balfour açıklaması: Filistin halkının yüz yılı aşan mücadelesi devam ediyor!

Balfour Deklarasyonu’nun 101. dolayısıyla bir açıklama yayımlayan BDS Türkiye “Filistin halkının yüz yılı aşan mücadelesi devam ediyor!” dedi

BDS Türkiye’den Balfour açıklaması: Filistin halkının yüz yılı aşan mücadelesi devam ediyor!
BDS Türkiye’den Balfour açıklaması: Filistin halkının yüz yılı aşan mücadelesi devam ediyor! Zehra

BDS Türkiye Balfour Deklarasyonu’nun 101. dolayısıyla bir açıklama yayımladı. BDS Türkiye açıklamada “Filistin halkının yüz yılı aşan mücadelesi devam ediyor!” dedi

BDS Türkiye’nin açıklamasının tamamı:

Bugün Balfour Deklarasyonu’nun 101. yıldönümü. Filistin halkının tarihsel haklar mücadelesinin devam ettiği yeni bir asır. 2 Kasım 1917’de, dönemin Britanya Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, ırkçı Siyonist harekete Filistin’de bir Yahudi vatanı vaat eden deklarasyonu imzaladı. Filistin halkının varlığını ve en temel haklarını hiçe sayan bu deklarasyon, Filistin’in işgalinin, halkının tarihin gördüğü en ağır zulümlere maruz bırakılmasının ve ırkçı, köktendinci, sömürgeci Apartheid rejiminin boyunduruğunun önünü açtı.

Siyonist hareketin Filistin’de bir Yahudi devleti kurma projesi Britanya emperyalizminin himayesi altında gerçekleştirildi. Kurulduğu günden itibaren Filistinlilere yönelik sayısız zulüm, katliam uygulayan, uluslararası hukuku çiğneyen, insan haklarını tanımayan İsrail, bugün de başta ABD olmak üzere uluslararası güçlerin desteği ve himayesi sayesinde ayakta kalmaktadır. Balfour Deklarasyonu’nun imzalanmasından 101 yıl sonra Filistin halkı hâlâ Apartheid koşullarında yaşıyorsa, bunun Siyonist devletten sonra en büyük sorumluları İsrail’in işlediği suçları aklayan, ona destek veren, Filistin’in işgalini meşrulaştıran devletlerdir.

Filistin halkı ise sömürgeciliğe karşı, özgürlük ve eşitlik için yüz yılı aşkın süredir verdiği mücadeleye büyük bir fedakârlıkla devam etmekte, dünya halkları için ilham kaynağı olmaktadır. Tarihsel Filistin topraklarında özgürce yaşama hakkı için verilen bu mücadele, parçalara ayrılmış Filistin topraklarında, Filistin diasporasının dağıldığı dünyanın her yerinde devam ediyor. İşgal sürdükçe de devam edecek.

Bugün Filistin halkının mücadelesi farklı direniş biçimleriyle sürüyor. Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü kapsamında yedi aydır devam eden eylemler yeni bir sürecin göstergesidir. Filistinliler aylardır her hafta, Filistinli mültecileri kendi topraklarından alıkoyan işgal devletinin sınırlarına doğru kitlesel yürüyüşler gerçekleştiriyor. Siyonist devlet ise barışçıl eylemcileri yaralamaya ve öldürmeye devam ediyor. 30’u aşkın çocuk dâhil 214 Filistinli işgal ordusu tarafından öldürüldü. Öldürülenlerden 3’ü gazeteci, 4’ü sağlık çalışanı. 20 bini aşkın yaralı var, içlerinden yaklaşık yüz kişi bacağını veya kolunu kaybetti. Kuşatma altındaki Gazze sınırı İsrail’in barbarca saldırılarını hiçe sayan kahramanca bir direnişe, canlı bir mücadeleye tanık oluyor.

ABD’nin, Kudüs’ü işgal devletinin başkenti ilan etmesi ile başlayıp BM Filistinli Mültecilere Yardım Kurumu’na (UNRWA) desteğini kesmesi ile devam eden sürecin karşısında duran, Filistin davasının tamamen tasfiye edilmesi hedefine yönelik “Yüzyıl Anlaşması”nın dayatılmasını engelleyen temel dinamik Gazze’de ve Batı Şeria’da süren mücadele ve direniştir. Gazze sınırındaki kitlesel yürüyüşler ve işgale karşı farklı biçimler alan direniş, Filistinlilerin yaşadığı tüm topraklardaki mücadeleyle bütünleşerek Filistin halkının tarihsel haklarını elde etmesi ve kendi kaderini tayin etmesinin temel garantisi oluyor. Filistin halkı ülkesinin ve kendisinin kaderini ABD’nin ya da başka bir ülkenin ellerine bırakmayacağını bütün dünyaya gösteriyor.

Bu mücadele, dünyanın dört bir yanından özgürlükçü halk hareketlerinin desteğini alarak sürüyor. Güney Afrika’daki Apartheid uygulamasının kaldırılması için verilen mücadeleden ilham alan, 2005 yılından bu yana Siyonist devleti her alanda tecrit etme hedefiyle çalışan Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (İngilizce adının kısaltması: BDS) hareketi de büyümeye, güçlenmeye ve işgal devletine işlediği suçların bedelini ödetmeye devam ediyor.

BDS Türkiye olarak, Filistin halkının üç temel talebi ve hakkı olan Filistinli mültecilerin topraklarına geri dönüş hakkı, Filistin’de işgalin bitmesi ve Filistinliler için eşitliğin sağlanması için Türkiye’de Siyonizm’in bütün kurumlarına ve varlığına, İsrail devleti ile kurulan bütün ilişkilere karşı mücadeleyi yükselteceğiz. Filistin halkının yüz yılı aşkın süredir verdiği mücadeleyle ilkeli bir dayanışma hattı örmek, en etkili dayanışma yöntemi olan boykotu yaygınlaştırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...