Mustafa Öztürk: Dünyevileşme sorununun kaynağı ahirete olan imansızlıktır.

İnsan ve Hikmet Vakfında Mustafa Öztürk’ü konuştu.

Mustafa Öztürk: Dünyevileşme sorununun kaynağı ahirete olan imansızlıktır.
Mustafa Öztürk: Dünyevileşme sorununun kaynağı ahirete olan imansızlıktır. Zehra

İnasan ve Hikmet vakfının Hikmet Söyleşileri Güz Dönemi programları kapsamında, 23 Ekim 2018 Salı günü katılım ve ilginin yoğun olduğu programda “Dünyevileşme ve Ahlak” konu başlığında konuşmacı olarak sayın Prof.Dr.Mustafa ÖZTÜRK konuk edildi.

Mustafa Öztürk konuşmasından notlar şöyle:

Dünyevileşme Ve Ahlak;

Biri diğerinin neticesi gibi görünen bu iki mefhum arasında paradoksal bir ilişki bulunmaktadır. Yani dünyevileştiğimiz için mi ahlaki zafiyetlerimiz artıyor yoksa bu zafiyetlerimiz yüzünden mi dünyevileşiyoruz? Bana göre ikincisi daha doğru bir seçenek gibi görünüyor. Dünyevileşme sorununun kaynağı ahirete olan imansızlıktır.

Ölüm ve ötesi söz konusu olduğunda bir ürkme duygusu ve benden uzak olsun refleksi kendini gösteriyor. Bunun sebebi ahirete itikadımız olmasına rağmen imanımızın olmamasıdır. İtikat insanın zihninde yer tutar ve duygusal harekete sebep olmaz.

İman ise canlı ve dinamik bir duygudur ve insanı bir amele, ahlaki bir eyleme yöneltmelidir. Eğer bu olmuyorsa imanda gerileme var demektir. Bugünümüze baktığımızda önümüze açılan geniş imkân alanları olmasına rağmen geçmişte daha digergam, daha çok okuyan, daha dertli insanlardık. Fakat refah arttıkça gitgide pragmatist, egoist, materyalist insanlara dönüşmeye başladık. Bu noktadan bakıldığında dünya da rahatlık insanlarda gevşekliğe sebep oluyor.

Dünyevileşme sorununun devası şu hadis-i şerifte belirtilen derin manada gizli; “Dünyada bir yabancı, bir garip gibi ol. Yahut yoldan geçen biri gibi ol ve kendini de şu kabirde yatanlar arasında say.’’ Deva aramak için dert sahibi olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor. Derviş gibi yaşamak gerekiyor. Derviş deyince aklınıza tasavvufa mı ram oldu gibisinden sorular gelebilir. Ama bu dini iki ayrı uçmuş gibi görmek yanlıştır.

Dini yorumlarken bir sürü ara form, ara ton karşımıza çıkar. İbn-i Teymiyye, İbn’ül Arabi’yi beğenmedi diye biri için diğerinden vazgeçmek zorunda değiliz. Hepsi bizim değerimizdir. Tasavvuftan anlaşılması gereken zühttür. Son nefesimizi verdiğimizde Allah’ın huzuruna çıkacak yüzümüz var mı yok mu duygusunu her an zinde tutabilirsek dünyevileşme problemini aşabiliriz.

Ahlak konusu bizde Allah’a verdiğimiz taahhütlerden bağımsız olarak algılanıyor. Bunun da en büyük sebebi iman ile amelin birbirinden ayrı olduğu algısıdır. Amel ile imanı ayırırsanız ahlaki problemlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. İnsan şeytanını içinde taşıyan bir varlıktır ve günah işlemeye müsaittir. Mesele günahı alışkanlık haline getirmektir.

Bugün ki Müslümanların pervasız davranışlarına baktığımızda, dünyevileşmeye dair ayetlerin atfedildiği müşriklerle nerdeyse tıpatıp aynı hayat tarzını benimsediğimizi görüyoruz. Modernitenin tüm imkânlarını son haddine kadar kullanıyoruz ama iş retoriğe gelince gelenek retoriği üretiyoruz. Bu ikiyüzlü bir tavırdır. Dünyaya mesafeli olma bilincini oluşturmamız gerekiyor. Bu; dünyadan el etek çekmek olarak anlaşılmamalıdır.

Bizden sonra geleceklerinde bu dünyadan alacak hakları olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Ortalama yetmiş senelik ömrümüzde dünyada ne var ne yok hepsini tüketip gitsek anlayışı ile yaşıyoruz. Allah’ın tarifini yapma sıkıntısı çekiyoruz. O’nun ne olduğunu değil de ne olmadığını öğreniyoruz. Bu şekilde tarif edersek o zaman deizm nerden çıktı diye sorma hakkımız yoktur.

Kur’an da aşkınlıkta içkinlikte vardır. Kelam ilmi aşkınlığı tercih etmiş ve hep Allah’ın ne olmadığını anlatmıştır. Müşriklerdeki tevessül inancı bugün bizde de görülüyor. Allah’la tevessülsüz, aracısız direkt temas kurmaya çalışmıyoruz. Allah’ı tekrar hayatımıza dâhil edelim, gönlümüze sokalım. Dünya ile aramıza gereken mesafeyi koyalım. Sonra da Allah’ın engin rahmetine güvenelim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...