Hikmet Genç yazdı: Andımız gibi yeminler antlar, militarist, totaliter, despotik rejimlerde uygulanmıştır’

Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan 'Öğrenci Andı'nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal ettiği kararın ardından tepkiler gelmeye devam ediyor.

Hikmet Genç yazdı: Andımız gibi yeminler antlar, militarist, totaliter, despotik rejimlerde uygulanmıştır’
Hikmet Genç yazdı: Andımız gibi yeminler antlar, militarist, totaliter, despotik rejimlerde uygulanmıştır’ Zehra

Hikmet Genç, Akşam gazetesinde yayımlanan yazısında Danıştay'ın ‘Öğrenci Andı' kararı değerlendirdi.

Genç yazısında  “Bu tür yeminler antlar..,vs, militarist, totaliter, despotik rejimlerde uygulanmış... Öyle ya çağdaş(!) Batı'da faşist Hitler ve Mussolini'nin olduğu dönemlerde bizde de okutulmaya başlanmış.” dedi.

İşte Hikmet Genç'in yazısı:

Başörtüsünü yasaklayın, katsayıyı getirin, köprüyü, şapkayı..!

Bir sendika “yürütmenin durdurulması” için Danıştay'da dava açmıştı. Danıştay davayı reddetmişti… 5 yıldır okunmuyordu…

Birileri tekrar dava açmış, Danıştay da; “Öğrenci Andı tekrar okutulsun” demiş…

“Nerden çıktı, hangi ihtiyaçtan doğdu, niçin şimdi” bilemiyoruz…

Lakin Danıştay bugüne kadar düşünmüş taşınmış ve en sonunda ‘Öğrenci Andı'nın kaldırılmasının hukuki olmadığına karar vermiş?!..

Gerekçesi de epeyce uzun… “…yeni nesillerin ülkesine anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini ve bağlılığını güçlendirmeyi, onların milli, manevi ve kültürel değer oluşumuna katkı sağlamayı amaçlayan ve uzun yıllardır okutulan bu metnin yürürlükten kaldırılmasının…” diye devam ediyor…

Kapatma davasının gerekçesi gibi... “Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmak…” diye başla, artık ‘odağı olmak'tan ne anlıyorsan, kafana göre doldur içini!..

“Her sabah Türk'üm çalışkanım, her sabah ‘yasam' şudur, küçüklerimi büyüklerimi… Eyy ulu Atatürk...,” diye bağırttırarak yemin ettirerek aidiyet duygusu verilmez. Pedagojik olarak ilkokul çocuklar için uygun değildir. Bunlar şimdiye kadar işe yarasaydı, ne terör sorunu yaşardık, ne yurtdışına kaçıp oradan Türkiye'ye çemkiren cibilliyetsizler çıkardı, ne de 15 Temmuz'da sokaktan geçen tankları alkışlayan haysiyetsizler olurdu ülkemde!..

Bu tür yeminler antlar..,vs, militarist, totaliter, despotik rejimlerde uygulanmış... Öyle ya çağdaş(!) Batı'da faşist Hitler ve Mussolini'nin olduğu dönemlerde bizde de okutulmaya başlanmış…

Hadi biz bunları hatırlatmak zorunda kalıyoruz da Danıştay'a n'oluyor?!..

Kuvvetler ayrılığı ilkesini hiçe saymak değil mi bu?..

Danıştay yürütme erki mi?..

Hukuka uygunluk denetimi yetkisi mi var?, Yoksa kanun yapıcı mı?..

Danıştay, AYM'nin 367 kararında olduğu gibi sınırlarını aşmış. Mahkemelerin yetki gaspına milletin verdiği cevabı da biliyoruz.

Ama madem öyle devam edin o zaman!

Başörtüsü serbestisini de hukuka aykırı bulun ve başörtüsünü yasaklayın!

İmam Hatiplere katsayı uygulaması geri getirin!

3'üncü köprüyü yıkın!

Mümkünse şapkasız gezenlere hapis cezası uygulaması başlatın!

Ha bu arada eski bir Yarsav'cı şöyle demiş; “1933 yılında Andımız'ı yazan Reşit Galip, ezanı da Türkçeleştiren kişidir. Andımıza kavuşmuşken elbette hiç kuşkusuz ki, “bir gün Türkçe ibadete, Türkçe ezana da” diyelim.

Ne diyelim?..

“Allah bunlara fırsat vermesin” diye boşuna demiyoruz!..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...