Havva Sula yazdı: Tesettür kadar haktan, adaletten, insana hizmetten de sorumluyuz...

Hak, görev, sorumluluk ve adalet temelli bir toplumdan tüm bireyler sorumludur

Havva Sula yazdı: Tesettür kadar haktan, adaletten, insana hizmetten de sorumluyuz...
Havva Sula yazdı: Tesettür kadar haktan, adaletten, insana hizmetten de sorumluyuz... Zehra

Bugün, iyi bir dereceyle girdiği Türkiye'nin en iyi tıp fakültelerinden birinde üçüncü sınıfta başarıyla okuyan bir kız öğrencinin okulu bırakmak istediğini duydum. Yoo hayır, sebebi şiddete uğrama korkusu ya da hata yapma endişesi değil. Ortamın 'İslami olmaması', tesettürünün eksik olma vehmi, kadın erkek ilişkilerinden rahatsızlık duyması.

Bunun sebeplerinden birinin her şeyi tesettüre ve kadın erkek ilişkisine bağlayan din öğreticileri, gençlere liderlik yapan abiler ablalar olabileceğini düşünüyorum. Sanki İslam sadece bunlardan ibaretmiş gibi. Ayetlerde, hadislerde bu konular çok da fazla geçmezken hayatın, ölümün, insanın, dinin temelleri sayılabilecek adalet, hak, infak, ilim, akletmek vs çok daha fazla geçiyor oysa.

Bu tıp öğrencisi kız tesettür konusunda elinden geleni ne kadar yapmakla mükellefse ona verilen bu nimetin – aklın, kazandığı fakültenin, insanlara hizmet etme şansının- gereğini yapmakla da mükellef. Bu konuda çok daha fazla emirle muhatap üstelik Kur’an’dan gelen.

“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” Kasas 77

Kadınların kaçtığı, saklandığı, korkutulduğu, kendini suçlu hissettirildiği toplumlar felaha ermez. Kadınların değil sadece hiç bir insanın. Hak, görev, sorumluluk ve adalet temelli bir toplumdan tüm bireyler sorumludur çünkü.

Bu satırları yazarken 1971 yılında beni ortaokula yazdırıp tüm kasaba halkının ‘Müftü Efendi kızını okutuyormuş’ dedikodularına kulak asmayan ve sabırla bunun gereğini anlatan muhterem babamı rahmetle anıyorum, bize ne çok şey öğrettiğini yaşadıkça anlıyorum.

Değerli arkadaşlar,

Bu satırları yazarken amacım kimsenin kararını sorgulamak ya da eleştirmek değildi. Bu kişinin kim olduğunu da bilmiyorum zaten. Ona haksızlık etmekten Allah'a sığınırım.

Yine bu mesajı yazarken amacım 'ataerkil söylemler', 'kadın dışarda olsun' gibi bazı yargıların, tartışmaların tarafı olmak da değildi.

Amacım biz kadınların Kur'an'la muahatabiyet açısından erkeklerden farklı olmadığımız, dolayısıyla tesettür, günlük ibadetler, hayır hasenatlar, STK işleri dışında da sorumluluklarımızın aynı olduğu vurgusunu yapmaktı. Bu nedenle de toplumdaki her anlamdaki yozlaşmanın sebebinin sadece kadınlar, onların kıyafeti ya da kadın erkek ilişkileri olmadığı; bir kadın tıp fakültesi okurken bazı şeylerden rahatsız oluyorsa aynı şeylerden erkeğin de rahatsız olması gerektiği düşüncemi dile getirmekti. Çözüm aranacaksa bedel ödenecekse bunu herkesin ödemesi gerektiğini vurgulamaktı biraz da.

Yine şunu söylemiştim: Tesettür kadar hak, adalet, insana hizmet, bize verilen nimetlerin gereğini yapmak (ki bu aslında şükretmek), birbirimizi iyiye teşvik etmek, yeryüzünden sorumlu olmak da önemli ve kaçınılmaz sorumluluklarımız. Kadınları bunlardan değişik gerekçelerle men etmek - onların kendilerini men etmesi- bana haksızlık gibi geliyor. Dolayısıyla bunların onurunu da sadece erkeklere has kılmak.

Kadın okumasın evinde otursun İslami ilim eğitimi alsın diyorsanız alınan ilim eğer eyleme dönüşmüyorsa - eylemden kasdım yukarda saydıklarım vs- o da bir çeşit nimete karşılık nankörlük aslında.

Velhasıl benim herhangi bir konuda bir taassubum yok. Ancak artık yeniden Vahyi, İslamı, insanı okumamız, düşünmemiz, ön yargılarımızı bir tarafa bırakmamız ve Rabbin muradını anlamaya çalışmamız gerektiği konusunda evet bu konuda bir 'taassubum' var.

Gönderime yorum yapan arkadaşların düşünceleri değerli. Bunu bir yarış, kavga değil anlama ve anlatma kaygısı ile yapanlara hassaten teşekkür ederim.

Not: Bu yazı Havva Sula'nın sosyal medya hesabından alıntılanmıştır..
 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...