Amerikadan mektup var ! Mühtedi bir mahkumun hayali

O halde atıl duramayız ve tembellik yapamayız. Hakiki salihat kayıp çocuklarımıza sahip çıkabilmektir.

Amerikadan mektup var ! Mühtedi bir mahkumun hayali
Amerikadan mektup var ! Mühtedi bir mahkumun hayali Zehra

Muhterem Kur’ani Hayat okuyucuları ! Sizlerle geçen sayıda Amerika’da yani hapishanede duvarların ardında nasıl Müslüman olduğumu ve şehadet hikayemi paylaşmıştım. Bu sefer şayet bir gün yeniden özgür olduğumda yaşıyor olursam neler yapacağımı sizlerle paylaşacağım. Bana göre dinin en mühim meselesinden birisi hayata bakan tarafıyla sorumluluk bilinci anlamına gelen takvadır.

Takva bizim hapishanedeki kimi sufi arkadaşların yaptığı gibi bir köşeye çekilmek değil hayatın içinde sorumluluk almaktır. Onun için özellikle son yıllarda bilincinde olduğum şey dışarı çıktığımda hayatın içinde aktif olmam gerektiği meselesi.

Yıllarımı irtikap ettiğim bir suçtan dolayı kaybettim. Şayet o yıllarda bugünkü bilincim olsaydı o suçlar bana uzak olurdu. İşte bunun için özgür olduğumda yapabileceğim en önemli vazifenin yeni yetişen gençliği suç işlemekten uzak tutmak olduğunu düşünüyorum.

Bu sebeple bizim Afro Amerikalıların yaşadığı bir semtte bir dernek kurarak onlara hem teorik anlamda hem de pratik olarak insani ve dini programlar tertip edeceğim. Bu dernek o semtteki tüm gençlere açık bir cemiyet olacak. Hasta olanların ziyaretine gidilecek. Aç olanlara yemekler verilecek. Bizim Afro Amerikalılarda aile kurumu zayıftır. Özellikle çoğu babasını tanımazlar. O halde onlara babalık yapacak ve örnek olabilecek rol modellere ihtiyaç var. İşte ben böyle bir boşluğu doldurma hayali taşıyorum.

Hapishanede bolca kitap okuyarak kendimi yetiştirmeye çalışıyorum. Planım bu öğrendiklerimi yaşadığım cemiyete faydalı olacak bir şekle dönüştürmek. Bu fani hayatta emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker yapmalıyız. Yoksa hayat anlamsız ve karanlık bir kaos.

Şu ayet benim için hep rehber olmuştur. ‘’ Gerçek şu ki, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor; ve size (böyle tekrar tekrar) öğüt veriyor ki, böylece (bütün bunları) belki aklınızda tutarsınız.’’(Nahl:16:90)

İnsanların hapishaneye düştükten sonra da aydınlanması da sevindirici ama daha mühim olan onlara cemiyetin içinde rehberlik yapabilmektir. Mustafa İslamoğlu’nun Yürek Fethi ( Conquest of Heart) isimli kitabında belirttiği gibi her yolunu kaybetmiş insan büyük ailemizin kayıp evladı. O halde atıl duramayız ve tembellik yapamayız. Hakiki salihat kayıp çocuklarımıza sahip çıkabilmektir.

Benim tüm duam bu hayallerimin gerçekleşmesidir. Bu mektubuda yazıyorum ki sizlerde yaşadığınız toplumlarda gençliğe sahip çıkın. Onları yalnız bırakmayın. Ailesinin ilgilenmediği çocuklarla siz ilgilenin ve onlara sahip çıkın. Yoksa bir anlık hata bir ömür cezaya sebep olabiliyor. Ancak daha acı olanı insanların ebedi hayatlarını kaybetmesidir

Bu yazı Kuran-i Hayat dergisinin 61. sayısından alınmıştır...

Bilgin Erdoğan cevirdi...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...