Direnişi Doğuran, Büyüten Katliam:Sabra ve Şatilla

” Filistin ve Lübnan halkı, ulusal güçler tüm bu katliamlara ve saldırganlıklara karşı yılmadı, yıkılmadı, siyonist israile teslim olmadı. Direniş güçlerini kurdu."

Direnişi Doğuran, Büyüten Katliam:Sabra ve Şatilla
Direnişi Doğuran, Büyüten Katliam:Sabra ve Şatilla Zehra

Ekran Gazetesi / Haber Merkezi

Sabra ve Şatilla Katliamının 36. Yıldönümü… Katliam, Siyonist Katilleri ve İşbirlikçilerini Kovalayan Bir Lanet Olarak Kalacak.

16 Eylül 1982 yılında, Lübnan’da, siyonist işgalcilerin zulmünden kaçan, silahsız, çoluk, çocuk, kadın, yaşlı Filistinlilerin kaldığı mülteci kampları Sabra ve Şatilla’da gerçekleşen katliamın 36. Yıldönümü. Katliam, bunca yıla rağmen Filistinlilerin, Lübnanlıların ve tüm Müslümanların hatıralarında hala kanayan bir yara.

Filistinli Mücahidler Hareketine göre, siyonist teröristlerin katliam süreci hala devam ediyor buna karşılık direniş süreci de devam ediyor: Direniş artık zafer dönemine girdi. Ve dönemde zaferler artarak devam edecek.

Hareketin Siyasi Büro Üyesi Mü’min Aziz:” siyonistler bu dönemde, geçmişte olduğu gibi suçlarının cezasını çekmeden kaçamayacak.” dedi.

Devamla.” Filistinli mültecilere karşı yapılan bu alçak katliam, hem eli masumların kanına bulaşan herkes için hem de bu katliam karşısında suskun kalanlar için ağır bir utançtır. Deyr Yasin katliamından, bu gün “büyük dönüş yürüyüşüne” kadar uzanan bu kan, Filistin halkının özgürlük meşalesini yakacak, onur ve izzet kazandıracak, hakların kazanılmasını sağlayacaktır.” dedi.

Mü’min Aziz, siyonist katliam suçlularının, katliamları karşısında aciz kalan uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye ve suçluları savaş suçları mahkemesinde yargılamaya davet etti.

Sabra ve Şatilla kamplarında silahsız 3500 Filistinli kadın, yaşlı, çocuk mülteci, siyonist israil askerleri, Elie Hobeika komutasında, lübnanlı falanjist silahlı milisler, siyonist israilin kurduğu ve donattığı, Antoine Lahad komutasındaki “ güney Lübnan ordusu” tarafından üç gün boyunca, soğukkanlı olarak vahşice katledilmişti.

Human Rights Watch ( İnsan Hakları İzleme Örgütü) katliamı “ savaş suçu “olarak tanımlamış, araştırma komisyonu katliamcıları, katliamdan direkt sorumlu tutmuş– başta dönemin siyonist israil güvenlik bakanı Ariel Sharon ve diğerleri- ancak tüm bunlara rağmen sorumlular cezalandırılamamıştı. Ariel Sharon baskılar karşısında o zamanki görevinden istifa etmiş ancak daha sonraları başbakanlığa kadar yükselmiş ve Filistinliler üzerinde yeni katliamlara imza atmıştı.

Güney Lübnan’ın Sayda kentinde, bu gün, katliamın 36. Yıldönümünde, Ulusal Direniş Cephesi, direniş ve özgürlük meşalesinin yakılması ile başlayacak etkinlikler düzenliyor.

Bölge direniş örgütü liderlerinden, Üsame Sad:” siyonist saldırganlığına karşı, direniş seçeneği tek seçenektir”. dedi ve ekledi:” Filistin ve Lübnan halkı, ulusal güçler tüm bu katliamlara ve saldırganlıklara karşı yılmadı, yıkılmadı, siyonist israile teslim olmadı. Direniş güçlerini kurdu ve güney Lübnan’da vatan topraklarını siyonist israilden kurtarmayı başardı.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....