Kıpti Şecaat Arz Ederken "Suriye Fitnesin" Söylermiş

Birleşik Arap Emirliklerinden yayın yapan, Suriye muhalif basınından, Orient Televizyonu, BAE’deki "Ghassan Aboud Grubu" sahibi, Suriyeli iş adamı, Gassan Abbud ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Kıpti Şecaat Arz Ederken
Kıpti Şecaat Arz Ederken Zehra

Ekran Gazetesi / Haber Merkezi

Birleşik Arap Emirliklerinden yayın yapan, Suriye muhalif basınından, Orient Televizyonu, BAE’deki "Ghassan Aboud Grubu"  sahibi, Suriyeli iş adamı, Gassan Abbud ile bir görüşme gerçekleştirdi. 

Televizyonda yayınlanan görüşme haber sitesinde de haberleştirildi. Abbud, Orient televizyonu ve Orient haber sitesinin de sahibi. BAE’li bir yazarın, Katar’ın Türkiye’de yatırım yapması ile ilgili yazısı oldukça ilgi çekmişti.   Ekran gazetesi haber merkezi olarak, Orient haber sitesinde haberleştirilmiş metnin tercümesini ve görüşmenin videosunu sunuyoruz.

Programda, özelde İdlib,  genelde Kuzey Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili konular konuşuldu. Gassan Abbud, İdlib’deki gelişmelerle ilgili düşüncelerini paylaştı. Konuşulanların ne kadarının kendi düşüncesi ne kadarının Suudi Arabistan ve BAE’nin, İdlib siyasetini yansıttığı okuyucunun takdiri.

Konuşmanın bazı bölümleri oldukça dikkat çekici. Öncelikle, konuşanın Suriye’de rejim muhalifi olduğunu unutmayalım.

Gassan güya İdlib’deki son gelişmelerle ilgili görüşlerini açıklıyor. Ama satır aralarında daha fazlasını söylüyor.

Gassan konuşmasına Kuneytıra ve Dera’da söylediklerine kulak verilmemesinden şikâyetle başlıyor ve İdlib’dekileri aynı sonuçla karşılaşmamaları için uyarıyor. Kuneytıra ve Dera’da Suriye rejimi ile barış anlaşması yapanları “kurbağa” olarak isimlendiriyor.

İdlib’de protesto gösterilerinde “ sivil halk görüntüsü” vermenin iyi bir başlangıç olduğunu belirtiyor. Suriye olayları da böyle başlamıştı sanki. Böyle bir görüntü oluşumunda Orient televizyonun bir katkısı yoktur herhalde. Diğer yandan bu görüntünün halkın silahlı muhalif gruplardan uzak durduğu anlamına geldiğini iddia ediyor.

Abbud, İdlib halkına “sivil yerel yönetim” oluşturma tavsiyesinde bulunuyor. Ama hemen sonra “ halkın güvenliğini sağlamak, hainleri izlemek ve etkisiz hale getirmek için istihbarat ve güvenlik örgütü” kurulmalı diyor. İsim vermemiş ama Muhammed Dahlan bu iş için biçilmiş kaftan.

Yavrusunu yemeye niyetlenen kedinin onu fareye benzetmesi gibi, Abbud’da Nusra cephesi ve diğer silahlı grupları “ aşırıcı”, “ içilince insanı öldürecek kokmuş süt”, “İran, Suriye rejimi ve diğer ülke ajanları” olmakla suçluyor. Nusra Cephesi, “İdlib’deki cinayetlerin baş sorumlusu” olarak takdim ediliyor.

İdlib’in %60’nı elinde tutan en güçlü silahlı örgüt Nusra Cephesi ile ilgili” rejimle savaşmıyor, cephede ön siperlerde değil” şeklinde çok ilginç değerlendirmede buluyor.   Türkiye’nin Nusra cephesini terörist örgütler listesine almasına rağmen bazı İslamcı Gruplar bu örgütü hararetle destekliyor.  

İdlib’deki gösterilerde, göstericilerin hiçbir devletten koruma istemediğini idda eden Abbud,bu durumu, İdlib’lilerin “ devletlerin ajanlarından uzak durmasına” bağlıyor.

İdlib’lilerin artık her türlü siyasi aktörden de umut kestiğini ifade eden Abbud, bu siyasi aktörlerin bazısını “ bazı devletlerin ajanı, bazısını paralı asker” olarak niteliyor.

İdlib’de de Suriye rejimi ile barış anlaşması yapmak isteyenleri”  her bataklıkta kurbağa olur” ve “hain” şeklinde ifadelerle tanımlıyor.

Orient TV’de Yayınlanan Programın Orient Haber Sitesindeki Haberi

  Orient Televizyonu "Ghassan Aboud Grubu"  sahibi, Suriyeli iş adamı, Gassan Abbud ile bir görüşme gerçekleştirdi. Programda, özelde İdlib,  genelde Kuzey Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili konular görüşüldü.

Abbud, konuşmasına, Suriye Halkına yaptığı en son çağrısından söz ederek başladı.   Suriye Rejiminin, Dera operasyonu öncesi, Abbud o dönemde Dera’da etkili isimlere hitap ettiğini ve muhalefete Dera ve Kuneytıra’’da sivil mahalli meclislerin oluşturulmasını, düzeni sağlamak için emniyet güçleri kurulmasını öğütlediğini ancak maalesef, bunun bölgede bir yankı bulmadığını ve bazılarının lafına kulak asmadığını belirtti.

Adı geçen kentlerin, Suriye rejimi ile barış anlaşması imzalamasını değerlendiren Abbud, Güney Suriye Halkının rejimle barışması mazur görülebilir. Çünkü onlar rejimim katı baskısı hakkında yeterli bilgiye sahip değiller. Ancak İdlib, Haleb, Hama Kırsalı gibi Güney Suriye halkının rejimi iyi tanır. Suriye rejiminin polis ve asker devleti olduğunu belirten Abbud, rejimin hem dış ilişkilerde hem de iç işlerinde siyasi girişimlere yeteri kadar yer vermediğini söyledi.

Gassan Abbud, İdlib ahalisine şu nasihatlerde bulundu:

Öncelikle, İdlib’de gösterilerde verdiği görüntülerle, halk, uluslararası kamuoyuna sivil insanlar olduğu mesajını veriyor. Aşırı grupların tüm fraksiyonlarından, kaide örgütü ve tüm uzantılarından uzak oldukları izlenimi uyandırıyorlar. Bunun iyi bir başlangıç olduğunu özellikle vurgulayan,“Suriyeli İş adamı” İdlib halkına, Nusra Cephesinden ve benzeri aşırı örgütlerden tamamen uzak duran, sivil, yerel bir yönetim kurun. Bölgede asayişi sağlamak ve hainlerin, hareketlerinin izlenip etkisizleştirilmesi için bir istihbarat kurumu ve emniyet gücü teşkil edin, Geçmiş gösterilerdeki olumlu görüntü bu adımlarla hemen desteklenmeli dedi.

Gösterilerdeki izlenimleri tekrar vurgulayan Abbud gösterilerin hiçbir örgütün baskısı sonucu gerçekleşmediğini vurguladı. Bu durumun, bölge halkının hem Nusra cephesini hem de rejimi kesinlikle ret ettiğini ifade etiğini belirtti.

Gösterilerde her hangi bir devletten koruma talep edilmemesi ile ilgili bir soruya Abbud, İdlib’de tüm devletlerin istihbarat örgütleri bulunmaktadır. Bu örgütler İdlib halkının teslim olmaya niyeti olmadığını biliyor şeklinde cevap verdi. Devletlerin,  İdlib halkının Dera ve Kuneytıra halkı gibi teslim olmayacağını, direnişi seçeceğini, görecek diye ekledi. Dera ve Kuneytıra halkı Suriye rejimi ile barış anlaşması yapmış ve silahlı gruplar bölgeden uzaklaştırılmıştı. Bu sayıyı Abbud 12 bin kişi olarak belirtti.

Abbud, eğer İdlib halkı bölgeden göç ederse, Arap Ülkelerinin, Türkiye’nin, Avrupa Devletlerinin yoğun mülteci akınına maruz kalarak, zor duruma düşeceği mesajını verdi.

İdlib Halkının rejime güvenmediğini, daha önceki uygulamaları nedeni ile Rusya’ya da inanmadığını belirten Abbud halkın direneceğini tahmin ettiğini söyledi.

Abbud, Suriye rejimi, Rusya, ABD ve Türkiye’nin bölgedeki rollerine de değindikten sonra sözü Nusra Cephesine getirdi. Nusra Cephesi halkı öldüren baş aktör dedi ve ekledi İran, Suriye rejimi ve diğer devletlerin kullandığı aygıta dönüşen Nusra Cephesinin acil olarak yok edilmesi gerekir. Suçsuz insanları öldüren Nusra Cephesi ve diğer aşırı grupların yok edilmesi için gerekli emniyet kurumları kurulmalı dedi. Nusra Cephesi içinde yabancı ellerin bulunduğunu belirten Abbud, Nusra Cephesi Suriye rejimine Lazkiye’de niçin saldırmıyor diye sordu. Nusra Cephesi ile ilgili açıklamalarına, Nusra cephesi önceleri taze bir süt gibi idi içtik. Süreç içinde bozulan bir süte dönüştü. Şimdi içersek zehirlenir ölürüz, diye devam etti. Herkes biliyor ki, Suriye rejimi İdlib savaşına Cisr iş-Şugur bölgesinden başlayacak. Nusra Cephesi şu anda neden bu bölgede bulunmuyor diye sordu. Hem Nusra Cephesi 3 yıldan beri İdlib’e hâkim değimiydi?  Halka sadece güvenlik endişesi yaşattılar.

Askeri operasyon beklentisi ile ilgili soruya, kapsamlı bir çözüm bulanana kadar savaş sadece ertelenecek. İdlib halkı rejimle kesinlikle barış anlaşması yapmayacak, dedi. Bu arada Suriye rejimi ile barış anlaşması imzalayan kurbağaların- Suriye Muhalefetinin, Suriye rejimi ile barış anlaşması imzalayanlara taktığı lakap- her bataklıkta – İdlib kastediliyor- bulanabileceği uyarısında da bulundu.

Abbud, son olarak İdlib ahalisinin tüm Suriye Siyasi Muhalif örgütlerini de ( İtilaf, Riyad Delegasyonu vb.) ret ettiğini, çünkü bu örgütlerin evrensel istihbarat örgütleri için çalıştığının ve bazılarının paralı asker olduğunun ortaya çıktığını vurguladı. Bu nedenle İdlib halkının tüm bu siyasi yapılanmalardan uzak kalması ve İdlib’i temsil eden bir siyasi yapılanma oluşturmasının kökü dışarda bu örgütlerden daha hayırlı olacağını belirtti.

 

haberin videosu için bakınız:

https://orient-news.net/ar/news_show/153798

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....