Mehmet Doğan: Kudüs: Bu kaçıncı satış, Umreler iptal edilsin, haccı ertelemek tartışmaya açılsın!

Siyonizmle mücadele, müslüman görünümlü, hatta iddialı hainlerle mücadele başarılamazsa mümkün değildir. Siyonist devletin Filistin’deki varlığı hainlerin, işbirlikçilerin desteği olmaksızın süreklileştirilemez. Platonik “Kudüs edebiyatı” ile varılacak yer yok.

Mehmet Doğan: Kudüs: Bu kaçıncı satış, Umreler iptal edilsin, haccı ertelemek tartışmaya açılsın!
Mehmet Doğan: Kudüs: Bu kaçıncı satış, Umreler iptal edilsin, haccı ertelemek tartışmaya açılsın! Zehra

Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Mehmet Doğan, Karar’da yayımlanan yazısında İsrail’den önce tepkinin içerideki hainler olan Suud ve Sisi’nin Mısır’ına gösterilmesi gerektiğini söyledi. 

İşte o yazı: 

Bayram değilse, mutlaka seyran olmalı: ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını ilan etti…

İlan etti de ne oldu? Daha önce olanlar oldu: Birkaç zayıf protesto, Arap Birliği’nin toplanması, İslâm İşbirliği Teşkilatının ictimaı…Açıklamalar, beyanatlar, bildiriler…ABD kararını değiştirmedi, İsrail Filistin halkının kıyımına hız verdi. Bir kararlılık varsa, tarafların mutabık kaldığı bir senaryo var demektir. Bu mutabakatı ABD ve İsrail’le sınırlamak safdillik olur.

İşte oyun perde perde oynanıyor: ABD Filistin’e maddi desteği tamamen kesti, İsrail Filistin halkının evlerini yıkarak Yahudi yerleşimcilere tahsis etmeye başladı…Sistematik olarak Filistin halkı evsizleştiriliyor, Yahudi yerleşimciler boşaltılan alanlara sabitleniyor.

***

Siyonistler neden bu kadar pervasız? Neden hiçbir gücü takmıyorlar? Ve neden şimdi?

1917’de İngilizler na-şerif Hüseyin’in desteği ile Kudüs’ü işgal ettiler... Hüseyin bu satışla büyük Arap kralı, hatta halife olacağını sanıyordu. Ver Kudüs’ü, al krallığı!

Sömürgeciler Kudüs’ü ele geçirdiler, fakat orada kalıcı olmaları çok müşkildi. 9 asır öncesinde, haçlı seferleri sırasında bunu yapmışlar ve bölgeye yabancı bir unsur Filistin’de kalıcı hale getirilmişti. “Kudüs Krallığı”nı bu topraklarda iki asır ayakta tuttular.

Daha kalıcı bir işgal için 20. yüzyılda Siyonizm devreye sokuldu. Nil’den Fırat’a “vaad edilmiş topraklar” uğruna her şeyi göze alacak, emperyalizmin ileri karakolu olacak bir unsur ancak Filistin’de kalıcı olabilirdi.

İngilizler bir asır önce stratejik bir hamle olarak bunu hayata geçirdiler. “Balfur deklarasyonu” ile hedeflenen buydu. Bu topraklarda Siyonizm devletleşecek! Burası batı sömürgeciliğinin terminal ülkesi olacak!

Kudüs’te Yahudi yerleşimi Osmanlıya isyan eden Hüseyin’in tasvibi ile oldu. Yahudi devletinin oluşumunda da Hüseyin’in oğlu Abdullah’ın (Ürdün emiri) tasvibi dikkatten uzak tutulmamalı. Elli yıl içinde ikinci satış!

Kudüs ve Filistin 20. Yüzyılda Arap zimamdarlarının rant kapısı. Her pazarlıkta bir parça vere vere bugüne gelindi.

Bugün Filistin’de emperyalist emellere hizmet hususunda hain Hüseyin’in pabucunu dama atacak bir durumla karşı karşıyayız. Hain Hüseyin emperyalist emellere uşaklığı benimserken büyük Arap krallığı hulyası içinde idi. İngilizler onun bu hulyasını, yüz elli yıldır kullandıkları vahhabi Suudlarla yok ettiler. Mekke Şerif’i İngiliz destekli Suudlar tarafından Mekke’den tard edildi. Suudlar da İslâm’ın tarihi izlerini yok etme vazifesine hakkıyla yerine getirdiler.

İhanet yarışını o zaman Suudlar kazanmıştı. Bir asır sonra yarışı rakipsiz olarak önde götürdüklerinden şüphe yok!

Tarihsiz Müslümanlık, bugün Mekke ve Medine’de vahşi batının sembollerinin putlaştırılması şeklinde tezahür ediyor.

Siyonizmle mücadele, müslüman görünümlü, hatta iddialı hainlerle mücadele başarılamazsa mümkün değildir. Siyonist devletin Filistin’deki varlığı hainlerin, işbirlikçilerin desteği olmaksızın süreklileştirilemez.

Platonik “Kudüs edebiyatı” ile varılacak yer yok.

***

Görülmesi gereken şudur: ABD Suudi Arabistan ve Mısır ile Kudüs’ün satışı üzerinde anlaşmıştır. Kudüs İsrail’e bırakılmakla kalmayacak, Filistin halkı bu topraklardan tamamen silinecektir. Mazlum Filistin halkı yardımlar kesilerek, sınırlar kapatılarak, aç bırakılarak, silah kullanılarak göçe zorlanacak ve Siyonizm Filistin’de kökleştirilecektir. Oyunun son perdesi oynanıyor, bunu Qing of Suudi biliyor, Sisi Fettah biliyor.

Bu yüzden tepkilerimizi doğru yönlendirmeliyiz.

İlk ve sonuç alıcı tepki işbirlikçi hainlere gösterilmelidir. İslâm dünyası uyduruk İsrail protestoları ile vakit geçirmek yerine doğrudan Kudüs’ü, Filistin’i hasis emelleri için satan Suudlara, Mısır diktatörüne yönelik tavır geliştirmelidir.

Müslümanlar umre ziyaretlerini iptal etmeli, haccı ertelemeyi tartışmalıdır.

Hac ertelenebilir mi?

Siyasetsiz din olmaz! Her türlü mezellete katlanarak ibadet yapılamaz, yapılsa da yapana hayır getirmez.

Kudüs’teki zulme rıza gösterdinse, bu zulmün ortağını görmezden geldinse haccın hac olur mu?

Yunus söylüyor:

Bin kez hacca vardunısa bin kez gazâ kıldunısa

Bir kez gönül sıdunısa (yıkdınise) gerekse yüz yıl yol dokı

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....