Özgün İrade Dergisi 173. Sayısı Eğitim Dosyası ile Çıktı!

Özgün İrade dergisi, 173.(Eylül-2018) sayısında dosya konusu olarak,bu dönemde de kendisinden oldukça bahsettireceğe benzeyen eğitim konusunu işliyor.

Özgün İrade Dergisi 173. Sayısı Eğitim Dosyası ile Çıktı!
Özgün İrade Dergisi 173. Sayısı Eğitim Dosyası ile Çıktı! Zehra

Editör´den kısmında, dergi editörü Mehmet Duman´ın hem dosya kouusu ve hem de derginin bu sayısında yer alan konularla ilgili değerlendirmesini aşağıda siz değerli okuyuculamızın istifadesine sunuyoruz...

Çocuklarımızın Eğitimi Herşeyden Önemli!

‘Talim-terbiye mi, eğitim öğretim mi´ kelimelerinin işaret ettiği anlamlar faklı ve önemli olsa da; neticede söz konusu olan ‘insan´ olunca orada durmak gerekmektedir. İnsanoğlu annesinden dünyaya gelirken pırıl pırıl, günahsız, tabiri caizse ‘melek´ misali bir varlıkken, insanın bir ömrün henüz çeyrek yaşında iken, bugün tahmin edilemez, kabul edilemez, insanlık dışı canavarca hisler ve fiiller içerisine girmesi neyle izah edilebilir.

Gelişmişlik düzeyimiz, eğitimde başarı oranlarımız, mutluluk grafiğimiz, hapishanelerdeki mahkûm sayımız, huzurevlerinde ve kadın sığınma evlerinde kalmaya mecbur bırakılan annelerimiz, babalarımız, gazetelerin üçüncü sayfalarında eksik olmayan cinayet vb. haberler… (dile kolay) kırk yıldır bitmeyen- kısa vadede de biteceğe benzemeyen- ‘terör´, hayatının baharında kaybettiğimiz askerlerimiz; onların anaları-babaları, dul kalan eşleri, yetim kalan çocukları ve on binlerce ölümler ölümler… Ekonomik kriz, krizi fırsata çeviren stokçular, fahiş fiyat artıran haramzadeler… Sayfalar dolusu başlık atılabilir ve sayısız izah yapılabilir…

Tabi ki, sıfır sorundan, sıfır krizden bahsetmiyoruz. Öyle bir dünyanın olmadığını ve ‘beşer´ in de ‘melek´ olmadığını biliyoruz… Bir ‘Asrı Saadet´ beklentisi içinde de değiliz. Fakat dünyamız çok kirli ve kabul etmek gerekir ki, ‘İslam Dünyası´ bu kirden fazlasıyla nasibini almış ve ‘İslam´ı´ ve onun peygamberini temsil etmekten çok uzaklara düşmüş bir halde ‘ümmet´ ne yazık ki…

İslam´dan ve onun terbiye süzgecinden geçmeyen, bugün için hiçbir ağırlığı, sözü, hükmü, gölgesi, etkisi ve tesiri olmayan; çer-çöp misali, rüzgârın karşısında tutunamayan, hep savrulan bir halde ümmet… Halimiz hâl değil. Neden?

Nasıl eğitildik de biz böyle olduk? Acaba insani bir terbiyeden, insanca bir eğitimden, beşeriyetin ‘ortak´ doğrularından geçen bir toplumda sıkıntılar bu denli had safhaya ulaşır mıydı? İslam´ın ve insanlığın ortak doğrularının, doğru ve sağlıklı sonuçlar oluşturacağını tahmin edebiliriz.

Fakat hepimiz ‘sistemin´ ürettiği insanlarız ve uzun yıllar sistemin tezgâhından geçtik. Yüz yıldır ideolojik saplantının hayatın en küçük birimine kadar rengini vermek istediği bir sistem, nasıl toplumsal yapı ve nasıl bir ‘insan´ inşa edebilir?.. Sistemin bir rengi var ve kendi benimsediği o renkle bir toplumsal yapı inşa ediyor; oysa beşer temelli tek renk ve tek tip anlayışların ‘insanın doğasıyla´ uyumlu olmadığını biliyoruz. Ama İslam öyle değil. İnsanın tabiatıyla mütenasip bir sistem olan İslam´ın kendine özgü rengi ve boyası ile eğitilen, terbiye edilen insan toplumsal huzur kaynağıdır.

Sistemin yapısal karakteri değişmeden, ne fert bazında ne de kurumsal olarak beklenenin üzerinde bir sonuç almak hayal de olsa, mevcudu nasıl doğruya dönüştürebiliriz, nasıl ıslah edebiliriz, insanlığın ortak ve objektif doğrularını nasıl taşıyabiliriz, onlardan nasıl yararlanırız bugün için belki yapılması gereken en doğru yöntem bu olsa gerek…

Hayatımızın en önemli yılları eğitim tezgâhı dediğimiz ‘okullar´ da geçiyor. Körpecik beyinler orada ‘şekilleniyor´. Bir hamura verilen şekil gibi, istenen ölçülerde, orada bir şeylere benzetilmeye çalışılıyor. Bu denli önemli işlevi olan kurumlarımız; okullarımız…

Dün altı(6) yaşında okula başlayan bir çocuk, AK Parti´nin 17 yıllık iktidar olduğu zaman diliminde neredeyse yirmi beşine(25) merdiven dayamış bir delikanlı bugün… Bu hükümetten başka bir hükümet görmemiş, devleti idare eden zatlardan başkasını tanımamış; sistemin direksiyonunda bütün yetkileri elde toplamış, tam yetkili bir iktidar erki. Her icraat bir yana, söz konusu ‘eğitim´ olunca toplumun ‘ortak kanaatı´ eksilerde…

Toplam nüfus içinde ‘genç´ nüfusun en çok olduğu ülkelerden biriyiz… Başarı da hezimette bizim eserimiz… Çocuklar bizim çocuklarımız, onların geleceği toplumunda geleceğidir… Dolayısıyla akla gelebilecek en güzel yatırımlar onlar için yapılmalı, devlet- bazı ailelerin çocukları için inanılmaz çaba ve fedakârlık yaptıkları gibi-  ‘babalığını´ anne-babalar kadar gösterebilmeli…

 Çocuklarımızın eğitiminden ‘tasarruf´ olmaz, devlet ‘okumak isteyen´ çocukları ‘doğru´ bir sistemle eğitmeli, bu ülkenin insanlarını ‘sistem tartışmaları´ ile yormamalı...

Unutmamalıyız ki, çocuklarımızın eğitimi, duble yollardan da, gökdelen ve betonlaşan binalardan da, millet bahçelerinden de çok ama çok önemlidir…

 Kaynak: ozgunirade.com       

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....