Şahadet Yıldönümünde Abisi Recai Yurdan ile Şehit Selami Yurdan’ı konuştuk...

Şehit tevhide olan şahitliğini kanı ile imzalayan insan demektir. Şehitlerimiz tevhid ve adalet mücadelesinde yolumuzdaki işaretlerdir.

Şahadet Yıldönümünde Abisi Recai Yurdan ile Şehit Selami Yurdan’ı konuştuk...
Şahadet Yıldönümünde Abisi Recai Yurdan ile Şehit Selami Yurdan’ı konuştuk... Zehra

Şehit tevhide olan şahitliğini kanı ile imzalayan insan demektir. Şehitlerimiz tevhid ve adalet mücadelesinde yolumuzdaki işaretlerdir. İşte o işeretlerimizden biri olan Bosna şehidimiz Selami Yurdan. 22 Ağustos Bosna şehidimiz Albay Selami Yurdan’ın şahadet yıldönümü. Şehidimizin şahadet yıldönümü dolayısı ile abisi Recai Yurdan ile şehit Selami Yurdan’ı konuştuk.

Recai Yurdan’ı Ekran Gazetesi okuyucuları çok yakından tanıyorlar. Ömrü Tevhid ve adalet mücadelesi ile geçen bu güzel Müslüman Ekran gazetesinin değerli yazarlarından biri. Recai Yurdan, şehit Selami Yurdan’ın sadece kardeşi değil aynı zamanda dava arkadaşı. Ömrünü İslami mücadele ile geçirmiş bir güzel alie yurdan ailesi, tıpkı Yasir ailesi gibi...

Ramazan Deveci sordu:

Sayın Recai Yurdan öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Recai Yurdan kimdir desek bize kendinizi nasıl tanıtırsınız?

Aslen Bitlis’liyiz. Ailemiz Ağrı Patnos’a göçüyor. Ben 1964 Ağrı Patnos doğumluyum. 40 yıldır İstanbulda ikamet etmekteyim. Uzun yıllar ticaretle meşgul oldum. Şehit ve Tututklu Aileleriyle Dayanışma Platformu sözcüsüyüm. Evli ve üç çocuk babasıyım. Emekliyim, Allah yolunda koşturan bir Müslümanım...

Ekran Gazetesinin bir yazarı olduğunuzu ve Şehit Selami Yurdan abisi olduğunuzuda ekleyelim lütfen..

Olur tabi Ekran Gazetesi bizim için önemli.

Şehit selami yurdan Türkiye Müslümanların yüz akı olan şehitlerimizden biri Türkiye Müslümanları şehit Selami Yurdan’ı unutmuyorlar ve unutmayacakalar, çünkü şehitlerimiz bizim yol aydınlığımız olan yollarımızdaki işaretlerdir. Şehit Selami Yurdan’ın şahadeti dolayısı ile abisi Recai Yurdan’la şehidimizi konuşmak istiyoruz.

Şimdi ben sizden  Şehidimiz Selami Yurdanı bizlere tanıtmanı istiyorum. Kimdir şehit Selami Yurdan?

Şehit Selami Yurdan, 1966’da Ağrı’nın Patnos ilçesinde dünyaya geldi. Yaşamı boyunca bir Müslüman’ın sorumluluğunu ifa edeceği bütün görevlere koşarak katıldı. Beyazıt Meydanı’nda sıcak, kavurucu güneş altında Bosna’da zulme maruz kalan Boşnak Müslümanlara destek gayesiyle gerçekleştirilen eylemlerde hep vardı Şehid Selami Yurdan. Tıpkı zor durumda olan Müslümanlar için yapılan tüüm eylemlerde olduğu gibi… O, özellikle Bosna’daki kardeşlerinin acısıyla ciğerleri dağlananlardandı. Bir yolunu bulup mutlaka Bosna’lı kardeşlerinin acısını paylaşmalıydı.

Son olarak tevhit bilincinin en ileri örneklerinden birini sergileyerek Bosnalı Müslümanların direniş mücadelesine destek vermek amacıyla Saraybosna cephesine gitti. Rabbimizin, “Size ne oluyor ki Allah yolunda ve ‘Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla’ diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” (Nisâ: 75) buyruğu ciğerlerini dağlayan Selami Yurdan, Bosnalı kadın ve çocukların “Nema niko da nas spasi?” (Bizi kurtaran yok mu?) feryadına daha fazla sabredemedi ve arkadaşları ile birlikte Bosna-Hersek’e gitmek üzere yola çıktı.

On altı gün süren uzun bir yolculuğun ardından, Bosna-Hersek’teki, Zenica ve Travnik şehirlerinde Muslimanske Snage’ye (Müslüman Kuvvetler’e) arkadaşları ile birlikte katıldılar. Saraybosna yakınlarındaki Visoko’da büyük bir harekât yapılacağını öğrenen Selami Yurdan’ı durdurmak mümkün değildi. Şehadete susayan Selami Yurdan, beraber geldiği arkadaşlarına, “İlla oraya gidelim. Orda direniş var, biz oraya gidelim” diyordu. Ancak arkadaşları, o kadar büyük çarpışmaların olmadığı, Türbe cephesi’ne gitmek istiyorlardı. Birlikte Bosna’ya geldiği arkadaşlarından Ufuk, cephede bulunan arkadaşlarına haber yolladı ve cepheye çağırıldılar. Bir gün silah atışı yaptıktan sonra ertesi gün sabaha karşı üçte yola çıkarak cepheye gittiler. Ve Buradaki çatışmada 22 Ağustos 1992’de Selami Yurdan şehit oldu.

Bize Selami Yurdan’ın nasıl şehid olduğunu anlata bilirmisiniz?

Şehid kardeşim Visoko’da harekete katılmıştı ve önlerinde Boşnaklar olmak üzere sabah yedi sularında, 50-55 kişi ile bir Sırp kasabası (İljas) üzerine operasyona başladılar. Bosna-Hersek’e gelişlerinde olduğu gibi operasyon esnasında da birlikte olan Selami Yurdan ve Ufuk, çarpışma başladığında ayrılıp Sırpların arasına girdiler. Doğu tarafından sürekli ateş ediliyordu. Önlerinde mayınlı bir bölge olduğunu önceden biliyorlardı. Geriye doğru çekilirlerken mayınlı bölgeye Sırplar tarafından ağır silahlarla ateş edilmeye başlandı. Yüzlerce kurşunla birlikte havan mermileri de eşlik ediyordu. Bu esnada Selami Yurdan devamlı olarak “Arkadaş! Biz buraya şehit olmaya geldik” diyerek, “İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun” ayetini tekrarlıyordu. Yaprakların üzerinden kayarak geri çekilirlerken arkadaşları, Selami Yurdan’ın tekbirlerini duydular. Selami Yurdan, yoğun Sırp ateşinden nasibini alarak vurulmuştu. Vurulduktan sonra arka arkaya beş kere tekbir getirmişti. İki arkadaşı daha kol ve bacaklarından yaralanmıştı. Ancak şehadet sadece Selami Yurdan’a nasip olmuştu. Selami Yurdan bu şehadetiyle, 1992-1995 Bosna Savaşı’nın ilk Türkiyeli şehidi sıfatına da erişti.

Bizlere şehidimizin İstanbul’daki hayatından bahsedebilirmisiniz, Nasıl bir hayat yaşıyordu şehit Selami Yurdan?

Şehit Selami ile biz sadece abi kardeş değil aynı zamanda çok iyi iki arkadaştık. İstanbul’a geldiğimizde iş hayatına birlikte atıldık. İşçilik yaptık ticaretle uğraştık, Milli görüş geleneğinden gelme Müslümanlar olarak İslami mücadelenin içerisinde idik. Şehid  Selami İran İslam devriminden çok etkilenmişti ve kendisini hattı imam bir Müslüman olarak nitelendiriyordu.

Şehid Selami çok fedakar bir Müslümandı. O şöyle derdi “Arkadaşlar İslami mücadele işten arta kalan zamanlarda, boş zamanlarda verilecek bir mücadele değilidir, islami mücadele bizim bütün hayatımızı kaplamalıdır.”

Selami, hasta ziyaretlerine büyük önem verir hatta bu ziyaretleri iş saatleri arasında işinden fedakarlık yaparak yapardı. Hastalarla ilgilenir, onların ilaç sıkıntılarına yardımcı olurdu. İslami faliyetlerini gençler üzerinde yoğunlaştırmıştı. Gençleri Allah’ın kitabı ile buluşturmaya çalışıyor onları direnişi, tevhidi,ve Kudüs davasını anlatıyordu.

Şehit Selami Bosna’ya gitmeden önce Kudüs ordusuna katılmak istiyordu.

Sanıyorum Şehit Selami Kudüs davasını bir İman davası olarak görüyordu öyle mi?

Kesinlikle Selami için Kudüs davası bir iman davası idi ve o İslam dünyasının neresinde bir mücadele varsa orada bulunmak isterdi. Ümmetçi idi. Milli söylemden uzak ümmetçi bir duruşu vardı. Afgan cihadına maddi destek sağlamak için bir çok çalışma yapmıştı.

Selami’ye iş arkadaşları hoca dava arkadaşları Albay diye hitap ederdi.

Sanıyorum cihada olan ilgisinden dolayı arkadaşları böyle bir hitapta bulunuyorlardı herhalde.

Doğrudur. Akıncı abilerinden biri Selami senin rütbelerini sökeceğim diye hitap ettiğinde şehit kardeşim “ Bizim için rütbe önemli değil, Allah yolunda olduktan sonra onbaşılığada razıyız” demiş. Şehit Selami’nin Albaylığının Bosna ile bir ilgisinin olmadığını özellikle belirtmek istiyorum.

Şehit Selami Bosna’ya giderken Ailesine sizlere haber verdimi? Babanızın  haberi varmıydı?

Şehit Selami bizimle iştişare etmişti. Babama söylememişti ama oda tahmin edebiliyordu. Şehit Selami mecara perest bir insan değildi. O şehadete ve davaya aşık bir insan olarak bizlerle iştişare ettikten sonra Bosna’ya cihada gitmeye karar verdi.

O Bosna cihadına gitmeden düzenli işi olan, 26 yaşında araba ve ev sahibi olan biri idi. O dönemde  bu yaşlarda araba ev sahibi olmak kolay değildi. O Bosna’ya giderken babama yurtdışına ticarete gidiyorum demişti. Benimle vedalaşırken ise Abi bana dua et şehit olayım demişti.

Burada özel bir soru sormak istiyorum peki kardeşinize şehit olması için dua ettiniz mi?

O dönemde bizler birbirimize şehadet duasını sıkça yapıyorduk. Biz Selami gitmeden Beyazıt’ta Bosna mitingğine katıldık. Bana dedi ki abi bu iş mitinğle olmaz Bosna’ya gitmemiz lazım dedi.

Peki siz Bosna’ya gitme dediniz mi?

Hayır biz gitmesi için birlikte karar verdik. Biz Selami ile aynı ders halkasında bulunuyorduk. Selami’nin odasının biri şehid resimleri ile dolu idi. Mustafa Çamran, Sedat Yenigün, Fethi Şikaki gibi İslam dünyasının tüm şehitlerinin resimleri vardı İslam dünyasındaki tüm alimlerin kitaplarının okur evrensel İslami bilince sahip bir Müslümandı. Şii- Sünni ayrımına karşı çıkar Müslümanların vahdetini çok önemserdi. İhtilaflı konuların konuşmasına karşı çıkardı. İhtilaflı konuları kanuşmanın Müslümanlara bir şey kazandırmayaçağını biliyordu. Selami bu duygulara Bosna cihadına gitti. O macera aramaya gitmedi. O 25 yaşında evi, arabası olan hayatı düzene girmiş bir insandı. Onu Bosya’ya götüren tek şey şehadete olan aşkı idi.

Ben burada birşey sormak istiyorum. 10  yaşında İslami mücadeleye başlamış bir insan nasıl bir çocukluk yaşadı?

Selami Uysal bir çocuktu. O hiç annesine karşı gelmemiş, annesi kızdığında saygısızlık yapmamak için susmayı tercih eden, bazen o ortamı tercih eden bir çocuktu. O arkadaşları ile bile cedelleşmezdi. Bence bu durum şehitlerin bir özelliğidir.

Şehit Selami Yurdan’ın şehitlerin şahı İmam Hüseyin’e olan ilgisini yazdıklarından biliyoruz, İmam Hüseyin’e olan ilgisi nerden geliyordu?

Biz Milli Görüş kökeninden gelme bir aileyiz. Babam iyi bir Milli Görüşçü idi. !979 İran İslam devrimi tüm Müslümanları olduğu gibi bizide çok etkiledi. İmam Humeyni ve İslam devrimi bizim ehli beyti daha iyi tanımamıza vesile oldu. Biz İslam devriminden önce ehli beyti bir yere kadar tanıyorduk. İslam devriminden sonra Ehl-i Beyte olan ilgimiz arttı. Selemi’nin de Ehl-i Beyte olan ilgisi artmış onların mücadelelerine aşık olmuştu. Selami’nin gece tuttuğu notlar var. O notların birinde İmam Hüseyin  için şöyle der:

Gece Saat 3.30 Gecemin Adı Hüseyin

Bu gece düşünüyorum Hüseyn’i. Kerbela çölünde, yalnızlık kenarında hayata yumulmuş gözlerini, kesilmiş kafasını, yere dökülmüş hayat bahşeden kanının her damlasını, çanların titreyişini , çınlayan kılıç seslerini.

Düşünüyorum. Suçu neydi acaba bu öksüzlerin, bu garip ve muhacirlerin. Tek suçları mevcut sultayı kabullenmemek değil miydi? Ve kesilen başlar, dökülen kanlar, işte şimdi yeniden hazır.

Ey Yezid ve ordusu! Bunu bilsin ki, bizler Hüseyn’in ve arkadaşlarının dökülen kanlarını unutmadık, unutmayacağız da.

Her yer Kerbela, her yer Aşura olsun bize.

Bu vesile ile Selami’nin notlarını derleyerek bir araya getirip yayınlayan Yeryüzü ve Tevhid dergisi yetkililerine teşekkür etmek istiyorum.

Babanızdan sık sık bahsettiniz Ferman amcadan, onun Şehit Selami Yurdan’ın şehadetinde yaptığı o güzel konuşma biliniyor, bu vesile ile babanızın Şehit Selami üzerindeki etkisinide sormak istiyorum. Bu konuda neler söylersiniz?

Selami şehit olduğunda Ali Bulaç ve birkaç alim birlikte Babama gelerek oğlunun şehadet haberini vermişlerdi. Özellikle babamın sevdiği abileri Ali Bulaç abi ile birlikte halkalıdaki babmızın evine gönderdik. Özellikle Beşir Eryarsoy’un kayınpederi rahmetli Hüseyin amca babamın çok saygı duyduğu biri idi. Hüseyin Kul amca Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın da hocası olan bir alim biri idi. Babama Selami’nin şehadet haberini vermişti. Ailede Selami’nin şehadet haberini ilk ben almıştım. Banada haber Davut Güler’in vesişlesi ile bir arkadaş getirmişti kardeşiniz şehit oldu diye.

Babam oğlunun şahadetini metanetle karşıladı ve ağlayana arkadaşlara “benim oğlumun düğününde ağlamayın” dedi...

Selami için Halkalı ve Beyazıt’ta gıyabi cenaze namazı kılındı. Selami vasiyetinde eğer şehit olursam giyabi cenaze namazımı Beyazıt’ta kılın diye vasiyet etmişti. Baba orada söyle dedmişti. “Benim beş oğlum var beşinide hatta beşbin kellem olsa hepsini Allah yolunda feda etmeye hazırım”

Annem ve babam Oğullarını, bu dünya gözüyle bir daha göremeyeceklerinden dolayı çok üzülüyorlardı. Ama ciğerparelerinin Allah yolunda Boşnak Müslümanların yardımına koşarak şehit olmasına da seviniyorlardı. Halkalı’daki evimizee taziye için gelenleri, metanetle karşılıyorlardı. Annem, taziyeye gelenlerden birisinin sorusuna şöyle cevap vermişti: “ Oğlum Selami Müslümanların ezildiğini gördükçe çok üzülüyordu. Nerede bir şehit haberi alsa, onun resmini bulup getiriyor, şehitlerin resmini diziyordu. Hep düşüncesi şehitlikti. Bosna-Hersek’teki duruma çok üzülüyordu. ‘Orası İslam toprağı, mutlaka kurtulacak, ben gidip oraya yerleşeceğim’ diyordu. Giderken Macaristan’a diye çıktılar. ‘Hakkınızı helâl edin. Kardeşimi evlendirin’ dedi. Düğün istemedi, sırasını kardeşine verdi. İşte bugün düğününü yaptık oğlumun. Meğer o, böyle bir düğün istiyormuş.”

Biz Allah yoluda ümmetin vahdetini önceleyerek milli davaların değil İslami davaların savunucuları olduk. Bu babamızdan aldığımız bir eğitimin sonucudur. Biz bir şehidin ailesi olarak onun yükünü taşımaya çalışıyoruz. Şehit Selami’nin kardeşi ve ailesi olarak onun ağırlığını hissediyoruz, ona layık olmaya çalışıyoruz.

Ben son olarak şehit Selami ile özel bir hatıranız varmı, abisi olarak elbette çok hatıralarınız vardırda bize anlatmak istediğiniz özel bir hatıranız varmı diye sorayım?

Şehit Selami ile biz sadece kardeş değildik aynı zamanda dava arkadaşı idik. Onunla omuz omuza Tevhidi mücadele vermenin onurunu taşıyorum. Beyazıt meydanlarında tekbir getirmenin kahrosun Amerika demenin onurunu taşıyorum. Selami gece notlarında diyor ki “Her müslüman kadın ve erkek Allah yolunda mücadleye hazır olmalıdır” Benim için unutamadım en büyük anı onun Bosya’ya giderken abi bana dua et şehit olayım deyişidir.

Peki burada özel bir soru sorayım kardeşinizin arkasından şehit olması için dua ettiniz mi?

Biz kardeş olarak birbirimize böyle dualar ediyorduk. Ama Bosna’ya gittiği zaman yapıp yapmadığımı hatırlamıyorum.. Selami’nin şahadeti Bosna cihadına olan ilgiyi arttırdı. Türkiye’den daha çok insan Bosna’ya gitti. Bosna şehidimiz 25 kişi oldu. Şehitler birbirlerine çok benziyorlardı. Onlar dünyayı değil Allah rızasını önemseyen güzel insanları şahadetleri kutlu olsu.

Selami Yurdan 22 Ağustos 1992 tarihinde şehid oldu. Rabbim şahadetini mübarek eylesin. Şahadetin yıl dönümünde şehit Selamiyi konuşmak güzeldi.. Bu söyleşiden dolayı sizlere teşekkür ediyorum Allah razı olsun sizlerden ve şehit Selami’ye selam olsun....

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...