Gannuşi: Müslümanlar devlet, cemaat, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur

Tunuslu düşünür ve siyasetçi Raşid Gannuşi: “Bugün yapmamız gereken şey derinlikli bir şekilde düşünmektir. Niçin? İslam’ın sermayesi için… Müslümanlar birlik olarak, STK olarak, devlet olarak, cemaat olarak, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur” dedi.

Gannuşi: Müslümanlar devlet, cemaat, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur
Gannuşi: Müslümanlar devlet, cemaat, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur Zehra

Tunuslu düşünür ve siyasetçi Raşid Gannuşi: “Bugün yapmamız gereken şey derinlikli bir şekilde düşünmektir. Niçin? İslam’ın sermayesi için… Müslümanlar birlik olarak, STK olarak, devlet olarak, cemaat olarak, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur” dedi.

Tunus NAHDA hareketi lideri Raşid Gannuşi “Anadolu Buluşmaları 13’ün “İslam Dünyasında İşbirliği İçin Rol Görevler” başlıklı VI. oturumunda “İslam Dünyasının Geleceği” adıyla bir sunum yaptı.

Gannuşi’nin sunumundan notlar şu şekilde: 

-Tunus şu ana kadar devrimini korumayı başardı. Gençler bozguncu düzeni değiştirdi.

-İslam doğduğu günden beri özgürlükçü din olmuştur.İslam sadece bir din değildir, bir medeniyettir, bir kültürdür.

-Müslüman Arapların bir devleti yoktu. İslam onları Medine’de bir devlet yapmıştır. Medine Hicaz’da kurulan ilk devlettir. İslam bir devlettir. Medine Vesikası bir anayasa niteliğindedir. Bir arada yaşamayı düzenlemiştir.

-İstanbul İslam hilafetinin merkeziydi. Zira çoğulcuydu. Bu dinin tarihi aynı zamanda kültürün, siyasetin, medeniyetin tarihidir.

-Hz. Ömer, Ebubekir’in vasiyetiyle halife olmadı. Genel biat üzerine halife oldu. Aynı şekilde Hz. Ali de öyle… Hz.. Ebubekir, “din ile toplumsal projeyi ayıranlarla savaşırım” dedi.

-Zekat toplumsal bir projedir ve İslam buna engel olanlarla savaşır. Hz. Ebubekir Ridde isyanları sırasında İslam’ın birliğini, medeniyetini ve toplumsal projesini korumuştur.

-Hz. Ebubekir İslam’ın toplumsal kapsayıcılığını korumak için yedi tane ordu kurdu. Bizim medeniyetimizde kralların uluhiyeti kabul edilmemiştir. Devrimler olmuştur.

-İslam, yönetimi herhangi bir ırka hasretmemiştir. Müslümanlar kardeştir.

-Ümmet birdir ve tekdir. İktidarın toplumlar arasında el değiştirmesine hak vermiştir.

-İslam ümmetinin liderliği bugün boş kaldı.

-İslam devletinin yerine ulus devletler ikame edildi. İslam toplumları bugün kültürel bir topluluğa dönüştü.

-Filistin meselesi Müslümanların kalbindedir, merkezi bir yerdedir. Sorunlar, güçlükler Müslümanların birliğine hizmet ediyor.

-Bugün yapmamız gereken şey derinlikli bir şekilde düşünmektir. Niçin? İslam’ın sermayesi için..

-Müslümanlar birlik olarak, STK olarak, devlet olarak, cemaat olarak, birey olarak İslami birliği gerçekleştirmekle sorumludur.

-Sendikalar İslam toplumunun vahdeti için önemli roller oynayabilir. Mutlak vahdet gerçekleştirilemeyecekse nispi anlamda vahdet gerçekleştirilmelidir. İşbirliği geniş alanda yapılabilir, sınırsız yapılabilir.

-İslami hareketler yükselişteler..Demokrasi haramsa diktatörlük mü helal oluyor? İslami hareketlerin en büyük düşmanı diktatörlüktür.

-İslam’ın delili, ispatı, çağrısı güçlüdür. Kur’an meydan okuyor; “delillerinizi getirin” diyor.

-Özgürlük bizim açımızdan alan açıyor. Zira Kur’an’ın delilleri güçlüdür, açıktır.

-Başkalarına baskı uygulayarak bir yere varılamaz. Hapiste olanlardan ümitsizliğe kapılmayalım. Onlar geleceğin yöneticileridir.

-Özgürlük kötü şeylere de kapı açabilir, ama sonuçta halkımız haramı helali bilir. helali kutsar, haramdan kaçar. Özgürlüğün yanında yer almalıyız.

-Bu din insanın doğasına uygun bir dindir.

-Diktatör yöneticiler, radikaller özgürlüğü kaldırdılar, vakıfları kapattılar. Vakıflar topluma hizmet eden kurumlardı. Vakıf gibi kurumları yaymak için teşvik etmemiz gerekir. Her şeyi devletten beklememek gerekir-Devletin ve toplumun uyuştuğu yerde gelişme daha çabuk olur.

-Diktatörlük İslam’ın üzerindeki en büyük tehlikedir.

-Mevdudi, “İslam kapsayıcı bir kurtuluş devrimidir” diyor.

-İslam baskıya, zulme karşı sürekli bir devrimdir. Onun için diktatörlüğe karşı omuz omuza vermemiz gerekiyor. İslam örtüsü altındaki diktatörlükler en tehlikeli olanlardır.

-Diktatörlüklerle ilkesel olarak mücadele etmek lazım, çıkar odaklı değil.

-İslamcıların gücü koalisyonlar yapmaya yetmedi. Marjinal kaldılar, dışarı atıldılar. Toplumun diğer kesimleriyle ortak düşünsel zemin bulmamız gerekiyor.

-İslam radikaliliğe karşıdır. Radikallik nedir? Başkalarına karşı olmaktır. İslam’ın sözcüsü olmak radikalliktir. Hiç kimse İslam’ı tekelleştirme yetkisine sahip değildir.

-Devrimin başarılı olması için kurban vermek gerekiyor. Bazı devrimlerin başarılı olması zaman alabilir. Suriye’de durum biraz daha karışık. Suriye’de akan kan heder olmayacaktır. Barış geldiği zaman İslamcıların büyük bir yeri ve önemi olacaktır.

-Mısır halkı bütün partileriyle, bütün kesimleriyle yönetimde yer alacaktır. Mısır’ın tek bir şahıs tarafından yönetilmesi mümkün değildir. Diğer ülkelerin de aynı şekilde…

-İslam ülkeleri arasında bir şekilde işbirliği var. Ama bu, istenilen düzeyde değil. İslami ülkelerle ilişki kurmaktan çekinen yöneticiler var.

-Özgürlük fikri ve ilkesi yayıldıkça yöneticiler halklarına cevap vermek zorunda kalacaklar.

-Allah, kadın ve erkeği tek bir nefisten yaratmıştır. Bunlardan biri, ötekine, “ben senden hayırlıyım” diyemez. İkisi de birbirinden hayırlı değildir. Takvalı olan daha hayırlıdır. Kadınlar erkeklerin kardeşi ve yoldaşıdırlar. Kadınlar da erkekler gibi bir hayatı hak ederler. Kadınların okullardan, mescitlerden, STK’lardan uzaklaştırılmaları iyi değildir.

-“Kadının yeri evidir demek” iyi değildir. Kadının evde yapması gerekenler vardır, ama kadının birtakım çalışmalarda bulunması engellenmemelidir. Kadının küçümsenmesi cahiliye fikridir ve bunun İslam’da yeri yoktur. -İslam erkeklere ikram ettiği gibi kadınlara da ikram etmiştir. Kadının toplumdaki rolünün arttırılması lazım.

-Ümmet ancak mutedil fikirler etrafında toplanabilir. Cihatçı guruplar mutedil fikirlerden uzaktırlar.

-Cihatçıların projesi ayağa kalkma projesi değil, fitne projesidir. Birçok ülkede genç çocukları uçuruma sürüklediler. Bunlar bir beladır, bunlardan bir hayır gelmez

 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...