Sait Alioğlu yazdı: Çağdaş Kavramlar ve Düzenler

Ali Bulaç, konuya dikkat çekmek için şunları söylemektedir; “Bireysel ve toplumsal sorunların tek tek insanların gücünü aştığı bir dünyada hayatımızı derinden etkileyen “çağdaş düzenleri ve kavramları anlamak, sanıldığının aksine güç bir iştir ve yoğun bir çaba ister.”

Sait Alioğlu yazdı: Çağdaş Kavramlar ve Düzenler
Sait Alioğlu yazdı: Çağdaş Kavramlar ve Düzenler Zehra

Ali Bulaç, konuya dikkat çekmek için şunları söylemektedir; “Bireysel ve toplumsal sorunların tek tek insanların gücünü aştığı bir dünyada hayatımızı derinden etkileyen “çağdaş düzenleri ve kavramları anlamak, sanıldığının aksine güç bir iştir ve yoğun bir çaba ister.”

Gerçektende bu konu içeriği açısından birçok zorlukları barındırdığından olsa gerek, çok kişi, çağdaş dünyada yaşıyor olmasına rağmen, hemen hemen bu konularla ilgili ciddi bir okuma yapmamış, üzerine düşmemiş, işin ciddiyetini anlayamamış, ya da çoğu kez olduğu üzere, kendisi de çağdaş bir dünyada ve ortamda yaşamasına rağmen birtakım argümanlarla bu işi ‘batıl´ bulduğu için öteleyip durmuştur. Ama süreç onu çağdaş düzenler içerisinde ‘garip bir şekilde ve türüne özgü şartlarda´ yaşamaya mahkûm etmiş ve kavramlar kendisini ona alabildiğine dayatmıştır.

Ali Bulaç´ın bu eseri, kaleme alındığı ilk günden buyana, kırk küsur yıldır, içeriğine yönelik temel esprisine dokunulmadan, konunun daha da anlaşılması açısından ‘önemine binaen´ güncellendiği söz konusu edildiğinde eser şimdiden klasikler arasında kendine özgü yerini alacaktı…

Bu eserin yazılış sürecine dair şunları söyleyebilirdik; yetmişlerin ortalarında, o dönem İstanbul Fatih´te bir lisede öğretmenlik yapan şehid Sedat Yenigün´ün görev yaptığı lisede öğrencisi olan ‘solcu´ çocuklara İslâm´ın nasıl bir din olduğu ve ona ait bir sistemin nasıl ve hangi temeller üzerinde bulunduğu ve İslâm´ın ‘yaşanılan gün´e dair ne dediği,ne demediği ve nasıl çözümler sunduğu konusundaki yaklaşımlarını içeren soruların cevaplandırılması adına Ali Bulaç´a konu ile ilgili bir eserin yazılması teklif edilmiş.

Bu çalışma Bulaç´ın günler süren okuma ve yazma sürecinden sonra, yazılan metinlerin sınıfta vs. solcu çocuklarla birlikte okunması, eleştiri getirilmesi ve yapılan eleştirilerin dikkate alınarak konuya dâhil edilmesi sonucunda ortaya çıkmıştı. Ki o dönemlerde çağdaş kavramların birtakım mülahazalarla kendini dayatması ve akabinde de komünizm, faşizm, kapitalizm, sekülerizm gibi hem düşünsel ve hem de yönetimsel biçimler içerisinde kendine yer bulması böyle bir çalışmayı elzem kılıyordu. Ama buna rağmen, ülke Müslümanlarının büyük bölümü, artık giderek muhafazakârlık ideolojisi üzerinden modern ve  çağdaş olmaya yüz tuttukları halde –ki bundan kaçışta pek mümkün görünmüyor- konunun ne vahametini, ne içeriğini ve ne de halen neyi içerdiğini, ve neyi de içermediğini anlamış ve kavramış görünmüyordu.

Bulaç ‘çağdaş´ olmakla ilgili şunları söylemektedir; “Çağdaş olmak, çağın kendine özgü alanı içinde bugünkü modern telakkiye göre düşünmek, yaşamak ve tasarlamaktır. Şu halde çağdaşlık, öncelikli bir tercihtir. Bir Müslüman da başlangıçta kendini kavramın bu geniş ve kapsayıcı alanına göre gözden geçirmeli.”(s.13)

Bulaç kitabın, konu itibarıyla ele alınışına dair; “Amaç, içinde yaşadığı kültürel ve sosyal çevreyi anlama ihtiyacını duyan genç kuşaklara ve ‘çağını sorgulamak isteyen´ aydınlara modern dünyayı biçimlendiren sosyal ve ekonomik düzenlerle bunları besleyen kavramlara ilişkin doğru ve sağlıklı bilgiler vermek, eleştirme ve alternatifler arama yollarını göstermektedir.” (Arka kapak yazısı´ndan…)

Eser karşılaştırmalı olarak bir ‘önsöz´, giriş ve iki ‘temel´ bölümden oluşmakta olup, sonunda ise, İslâm´ın önemi ve özelliği bu kavramlardan hareketle ortaya konmakta ve hem de sözünü ettiğimiz çağdaş kavramlardan yola çıkarak sağlıklı ve emin bir düzen arayışının izlerini sürdürmektedir.

Eserin adı her ne kadar ‘çağdaş kavramlar ve düzenler´ olarak belirtilmişse de, içerisinde öncelikle çağdaş düzenlerle ilgili bilgiler sunulmakta, daha sonra kavramlar konusu ve İslâm´ın adı geçen konularla ilgili kendi özgün söylemine dair görüşler belirtilmektedir. Eserin bizce en önemli yanı ise, okuyucuyuçağdaşlık halleri ile ilgili bilginin yanında, yetmişlere ait bir anlatım tarzı olarak konuya binaen ‘okuma parçası´ adı altında, okuyucu kitlenin dikkatini daha da artırma çabası olarak öne çıkmaktaydı…

Bu eser konusuna binaen ilmî, bilimsel, akademik çalışmalar bir tarafa bırakılacak olsa, sürekli okunan ve tabiri caizse ‘elden ele´ dolaşan, yerine göre çok satan ve çok baskı yapan, ama günümüze ve geleceğe bir izinin düşmeyeceğini düşündüğümüz çalışmalarla kıyaslandığında, kıyas-ı kabil olmayacak oranda kendini içeriği açısından geleceğe taşıyacaktı. Ki bu konular günün muhataplarının büyük bölümünün ilgi alanında olmayışından ötürü, gelecek nesil bu tür konulara, oluşan eksikliklerden dolayı bir iştiyak duyacaktı.

________________________________________________________________________________

Çağdaş Kavramlar ve Düzenler, Ali Bulaç, Çıra Yayınları 27. Baskı, Ocak 2016 İstanbul

 
Kaynak: Özgün İrade Dergisi, 171. sayıa
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Nesibe Aşkar Yazdı: Bir Kuş Tüyü Eksik
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!
Yıldıray Oğur Filistin Cesur Kızı Ahed Tamimi'yi yazdı: Sarı Saçlarından Sen Suçlusun!