Mustafa ÖZTÜRK,sağlık durumu ile ilgili bir açıklama yaptı...

Bizi Seven, Şifamız için Yüce Mevla’ya Dua Eden Değerli Kardeşlerime Minnet ve Şükran Duygusuyla

Mustafa ÖZTÜRK,sağlık durumu ile ilgili bir açıklama yaptı...
Mustafa ÖZTÜRK,sağlık durumu ile ilgili bir açıklama yaptı... Zehra

Mustafa ÖZTÜRK’ün sağlık durumu ile ilgili bir yazı, Din Bilimleri Akademisinin Facebook sayfasında yayımlandı...

İşte o açıklama:

Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK'ün, kendi sağlık durumu ve kaleme aldığı son yazısına dâir açıklaması:
~~~
Bizi Seven, Şifamız için Yüce Mevla’ya Dua Eden Değerli Kardeşlerime Minnet ve Şükran Duygusuyla

Bugün Karar Gazetesi’nde yayımlanan “Ölümün Yüzü Her Zaman Soğuk mudur?” başlıklı yazımda da hissedilen çökmüş ruh hâlim bir yıldan beridir hiç ama hiç uyku yüzü görmemiş olmamın kaçınılmaz neticesi, yakın geçmişte muhtemelen yanlışlıkla uyku apnesi teşhisi konulan ama bugün itibariyle ruhsal çöküntü ve tükenmişlik olduğu anlaşılan bir hâldir. Bugün bu şekilde çökmüş, takati tükenmiş, dünyadan ve hayattan bezmiş hâlde olmam, başta çocukluk yıllarından beri yaşadığım çok derin travmaların yanı sıra akademik dünyada uzun yıllar emek ve değer verdiğim bazı insanların tuhaf hoyratlık ve nobranlıkları, son dönemde bazı dinî yapıların acımasız iftiraları/saldırıları ve bütün bunların yanında birçok kronik hastalığımın yıpratmışlıkları ile ilgilidir ya da bütün bunların toplam semeresidir.

Bugün itibariyle hayattaki tek tutamağım -yeminle söylüyorum- tefsir çalışmasının başına oturup yazmaya başladığım anlardır. Merhum Elmalılı’nın da tefsiri yazdığı zamanlarda namaz kalkıp niyet ettiğinde hangi namaza niyet ettiğini dahi şaşırdığı anlatılır. Kur’an tefsiriyle meşguliyet işte böyle bir tutku, kendinden geçme hâli ve sanki bir şifadır. Ama bugünlerde kullandığım ağır ilaçların verdiği uyuşukluk ve uyku hâli yüzünden tefsir çalışmam maalesef sık sık kesintiye uğruyor. Çünkü sürekli olarak göz kapaklarım hep kapanmak istiyor. Allah izin verdiği takdirde, sözüm hâlâ söz, bu çalışmamı ömrüm vefa ettiği sürece tamamlamak için sonuna kadar didinip çalışacağım. Çünkü her şeyden önce yazdıklarımı geriye dönüp okudukça herkesten önce ben mutluluk duyuyorum. Sanki Rabbimin de bundan razı olduğunu, olacağını hissediyorum.

Canım kardeşlerim, bugün itibariyle sağlığım iyi durumda değil; ama en azından bunun farkındayım; hastalığımla baş etmeye çalışıyorum. Hekimlerimin tavsiyelerine birebir uymaya çalışıyorum. Bütün bunlar bir yana, bugüne değin ilk bakışta kötü görünen her ne yaşadımsa, yaşadığım hemen her şeye hep hayırlı tarafından bakmaya çalıştım. Ben gençlik çağlarımda profesyonellik aşamasında futbolla da az çok meşgul oldum, o yıllarda ne bir satır okur ne de yazardım. Babam yıllar boyu, “Oğlum ilahiyat ilmi tahsil etsin, Allah’ın kelamına hizmet etsin” diye dua ederdi ama o yıllarda bu duanın bende tecelli etmesi pek mümkün görünmezdi. Derken, günün birinde ansızın crohn denilen hastalık yakama yapışıverdi ve çok kısa bir süre içinde beden gücümün çoğunu benden aldı gitti. O gün büyük bir musibet gibi görünen bu hastalık döndü dolaştı beni bedenimle değil, zihnimle yaşamaya sevk etti. İşte belki de o hastalık vesilesiyle Kur’an hizmetkârı olma yoluna girdim.

Kur’an ve tefsir alanındaki görüşlerim ve yorumlarımda isabetsiz görülecek, eleştirilecek birçok husus bulunabilir; ama unutmayın ki en nihayet ben de hata ile malul bir insan evladıyım. Ama Kur’an’la meşguliyet tutkum bugün doğru olduğuna inandığım muhtemel yanlışlarımı, isabetsiz görüş ve yorumlarımı bir gün bana tashih ve telafi ettirir, umudundayım. Kendi ismimden şüpheye düşebilirim; fakat Allah’a karşı özümün, Kur’an’a karşı niyetimin doğruluğundan şüpheye düşmem. En büyük güvencem de budur zaten.

Bugün içinde bulunduğum sıkıntılı hâl, belki de ilerleyen zamanlarda beni daha kötü durumlara doğru sürükleyecek bir gidişata Cenâb-ı Hakk’ın, “Burada dur” diyen bir rahmet ve şefkati, belki Kur’an’a hizmet çabamın bir mükâfatı, belki de “Kulum Mustafa, işte burası köprüden önce son çıkış” der gibi bir ilâhî necat vesilesidir.

Hâsılı kelam, sevgili kardeşlerim, endişelenmeyin, ben bugün itibariyle intihar ve ölümü bal şerbeti içmek gibi algılayan bir duygu durum bozukluğu içinde olsam da şayet Cenâb-ı Hak bize ömür verip kendi kelamına dair çalışmamı tamamına erdirmemi murat etmişse, işte o zaman akan sular durur, olması gereken mutlaka olur ve şimdi ruhu çökmüş, takati tükenmiş haldeki Mustafa belki de çok yakın bir zamanda yeniden canla başla iş başına koyulur. Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

En başta bizi vicahen görmedikleri halde gıyaben sevmiş, şifamız için Yüce Mevlâ’ya bütün içtenlikleriyle dua etmiş tüm kardeşlerimiz olmak üzere güzel dilekleri ve dualarıyla bizi yâd eden diğer bütün sevenlerimiz ve okurlarımıza can-ı gönülden sonsuz teşekkürler ediyorum. Cenâb-ı Hak hepinizden razı olsun, hepinizi tüm hayırlı muratlarınıza kavuştursun.

Sizleri çok seven kardeşiniz Mustafa ÖZTÜRK

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dr. Şehit Fethi ŞAKAKİ Yazdı: Sünnilik ve Şialık yapay bir kavgadır
Dr. Şehit Fethi ŞAKAKİ Yazdı: Sünnilik ve Şialık yapay bir kavgadır
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Konfor/çıkar/iktidar alanına kapanmak, entelektüel özgürlükten vazgeçmek demektir.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Konfor/çıkar/iktidar alanına kapanmak, entelektüel özgürlükten vazgeçmek demektir.