Merve Aras Yazdı: Biz Gençler Ne İstiyoruz?

Söz değil, amel; tahlil değil anlayış; beton değil huzur; hamaset değil, hakikat istiyoruz. Anlattığınız ve bir İnsan-ı Kamil olan Ali’nin izlerini dillerinizde değil hayatlarınızda teşhis etmek istiyoruz.

Merve Aras Yazdı: Biz Gençler Ne İstiyoruz?
Merve Aras Yazdı: Biz Gençler Ne İstiyoruz? Zehra

Genç, hakikati arayan bir fıtratın sahibidir. Bu arayışı coşkuyla, hevesle gerçekleştirmesi diğer dönemlerden (çocukluk-yaşlılık) farkını oluşturur. Bu yolda hata yapmaya meyili oldukça fazlayken, hoşgörü ve anlayış ilacına muhtaçtır. Maddi aleme bağlılığın az olduğu, kalbi yumuşaklığın hissedilir seviyelere ulaştığı bir evre. Güzelliğin kalbine çabuk sirayet ettiği, keşfedebildiği taktirde çirkinlikten ve kirden uzaklaşmaya hevesli olan bir dönemin de tanımı aynı zamanda. 

Kur’an Yusuf (a.s) ve kardeşlerinin hikayesinde, kardeşlerinin kuyuya attıkları Yusuf (a.s) ile yüzleşmelerini anlatıyor. Onlar pişman olduklarından babaları Hz. Yakup (a.s)’ın yanına gelirler, babaları onlara şöyle der:  

“Dedi: “Rabbimden sizin için af dileyeceğim. Çok affedicidir O, çok merhametlidir!” (Yusuf/98)

Ancak kardeşleri Yusuf (a.s)’ın yanına geldiklerinde, Yusuf (a.s) onlara şöyle buyurur:

“Yusuf dedi : “Bugün azarlanmayacaksınız. Allah sizi affeder. O, rahmet edenlerin en merhametlisidir.” (Yusuf/92)

Yusuf ve babasının cevaplarındaki fark, genç Yusuf (a.s) ’un onları hemen af ediyor olması ama babalarının yakında sizin için af dileyeceğim demiş olmasıdır. Bahsi geçen ayetler genç bir kalbin yumuşaklığının en güzel örneklerindendir.

Üzerinde bir çok analiz ve yorumların yapıldığı ancak günümüzde hala hakkıyla anlaşılamayan gençliğe, bu anlaşılmazlığın umarsızlığa dönüştüğü bir bakışla bakıyoruz. Bu bakışla tahliller yapıyor, gençliğin sorunlarına çözümler üretmeye çalışıyoruz. Onların aslında kim olduklarını ve neler istediklerini bilmeden, yapılması gerekenleri sıralıyoruz. Farklı diller konuşan iki yabancı misali, sadece sorunlarımıza şahitliği arttırıyor, kurtuluş yollarını arayacak ortak bir dile ulaşmayı imkansız hale getiriyoruz.

Bir de bakıyoruz ki, heyecanın ve azmin sembolü, saflığın ve parlaklığın sembolü genç, gittikçe kör kuyuların, kendisine yabancı hayatların öznesi oluyor. Erdemli hedefler peşinde koşup, kendini bulmaya çabalarken kimsesizlik zindanlarında kayboluyor. Ruhu susuz, çünkü güç ve maddiyatın sözünü geçirdiği bir hayatta yaşam mücadelesi veriyor. Gençliğinin bir kimyası olan direniş ve itiraz çabaları ya çevrelerinde yankı bulmuyor ve genç bu dünyadan olmamakla suçlanıyor (!) ya da konforu bozulan güç odaklarının baskılarıyla karşı karşıya kalıyor. Pasifleştiriliyor, oyun-madde-sevgi bağımlısı haline getiriliyor.

Gencin kendi mahallesindeki, kendi evindeki, yanı başındaki ilişkiler  gelinen bu durumda büyük etkiye sahip. Genç var olduğuna, saygınlığı olduğuna, dopdolu bir enerjiye sahip olduğuna, hakikate giden bir yola en yakın yolcu olduğuna çevresinden şahitler arar. Doğruluğun, yalınlığın, dürüstlüğün kısacası o bahsedilen insanlığın temsilcilerini arar.

Günümüz gençliği arayışında olduğu bu kavramları, bu şahısları arar, arar da bulamaz. Onları o arayışa iten kalbi temizlikleridir , bulamayışlarının sebebi ise sözü ve özü birliktelik kazanamamış babalar, anneler, ablalar, abiler , amcalar, öğretmenler , yazarlar, imamlar, doktorlar, bakanlar, avukatlar... (1)

Biz gençler ne mi istiyoruz?

Söz değil, amel; tahlil değil anlayış; beton değil huzur; hamaset değil, hakikat istiyoruz. Anlattığınız ve bir İnsan-ı Kamil olan Ali’nin izlerini dillerinizde değil hayatlarınızda teşhis etmek istiyoruz. Hak kavramını dizelerinizde değil, insan ilişkilerinizde arıyoruz. Allah ve adalet söylemlerinizi, sizden olmayan birine karşı gösterdiğiniz tutumunuzla ölçüyoruz. Hırs ve rekabet ile özümüzden uzaklaştığımız şu günlerde, huzuru içinde bulunduğunuz aile ortamlarında arıyoruz, bulamıyoruz. Şiddeti ve bencilliği evlerinde temsil eden babalar ve annelerin, akademik tahliller yapmasını anlamsız bir çaba olarak görüyoruz.

Susuyoruz, duyuyor musunuz ?

(1) Not: Verilen örnekler kişilerin ne kadar hayatımızın içinden olduğuna dikkati çekmek için kullanılmıştır, genelleme yaparak adı geçen örnekleri itham altında bırakmak istenilmemiştir.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...