Türkiye’de Zygmunt Bauman’ın ‘Cemeaatler’ kitabı okundu okunuyor....

Yeni dönemde Entelektüel Bilinç İşçiliği adı ile yoluna devam eden Kitap Mütalaası etkinliğin ikinci kitabının Mütalaası yapıldı.

Türkiye’de Zygmunt Bauman’ın ‘Cemeaatler’ kitabı okundu okunuyor....
Türkiye’de Zygmunt Bauman’ın ‘Cemeaatler’ kitabı okundu okunuyor.... Zehra

Yeni dönemde Entelektüel Bilinç İşçiliği adı ile yoluna devam eden Kitap Mütalaası etkinliğin ikinci kitabının Mütalaası yapıldı.

Bu dönemin ikinci kitabı olarak ‘Türkiye’de Zygmunt Bauman’ın Cemeaatler’ kitabı Adıyaman Konya dahil bazı illerde 8 Haziran Pazar günü mütalaası yapıldı. Bazı illerde ise önümüzdeki haftalarda yapılacak.

Türkiye’de dördüncü yılına giren  Kitap Mütalaası etkinliğinde üstad Atasoy Müftüoğlu’nun tavsiye ettiği kitapların Mütalaası yapılıyor. Yeni dönemde Entelektüel Bilinç İşçiliği adı ile yoluna devam eden Mütalaası etkinliği için ülkemizin birçok ilinde temsilcilikler var.

Türkiye’de Zygmunt Bauman’ın ‘Cemeaatler’  kitabının Adıyaman oturumunda çıkarılan notlar şöyle:

Zygmunt Bauman tarafından telif edilen kitap  Nurdan Soysal tarafından tercüme edilmiş. Mütalaa gurubunda daha önce okuduğumuz kitaplardaki anlaşılmama problemi bu kitapta yok. Tercüme gayet güzel ve akıcı bir üsluba sahip.

Kitap 157 sayfa olup dokuz bölümden oluşmakta

Aslında içeri bakımından kitap alt başlıkta kendini ele vermekte. "Güvenli olmayan bir dünyada güvenlik arayışı"

Yazar kitapta  cemaatler konusunu iki farklı açıdan ele almakta 1-insanın niçin cemaate ihtiyacı olduğunu sorarak bu soruya cevap aramakta.

2 -Modern ulus devletler niçin cemaatleri yok etmeye çalışmaktadırlar

Her şeyden önce cemaat sıcak bir ortamdır.  Keyifli ve rahat bir yerdir. Şiddetli yağmurda altına sığındığımız bi saçak, dondurucu soğukta içinden çıkmak istemediğimiz şömineli bir oda gibidir. Dışarda her  çeşit tehlike pusuda beklemektedir. Dışarı çıktığımızda ettirilen olmamız, kiminle konuştuğumuza, bizimle konuşanın kim olduğuna dikkat etmemiz, her an dikkatli olmamız gerekir. Cemaatin içindeyken gevşeriz; güvendeyizdir. Burada karanlık köşelerde bekleyen tehlikeler yoktur

Kısacası,"cemaat" kelimesi maalesef, kolayca ulaşamayacağımız,  ama içinde yaşamayı çok arzu ettiğimiz bir dünyayı temsil eder. Cemaat dün olduğu gibi yarında var olacaktır. Cemaat, bu günlerde kayıp cennetin-dönmeyi çok arzu ettiğimiz ve dolayısıyla dönüş yolunu fellik fellik aradığımız cennetin- bir diğer ismidir. Bu kayıp cennet yada bulunması umut edilen cennettir.

İnsanlara, Allah’ın verdiği sorumluluktan kaçtığı modernitenin ve bireyselliğin( çıkarcılığın) kendisini bulduğu sığınma yerleridir cemaatler.

Yazar iyi sondajlamış cemaat kavramını.

"İnsanlar niçin bir cemaatin parçası olmak ister? Zygmunt Bauman bu soruya “hiçbir zaman tam olarak elde edemeyecekleri güvenceye ulaşabilmek için” yanıtını veriyor.

Yazara göre cemaat şiddetli yağmurda altına sığındığımız bir saçağa, dondurucu soğukta içinden çıkmak istemediğimiz şömineli bir odaya benzer. Dışında olduğumuz zaman hemen ona sığınmak ister, sığınınca tüm sorunlarımızın çözüleceğini düşünürüz. Ama sığındıktan sonra, bu sığınmanın bir bedeli olduğunu görürüz. Özgürlüğümüzü yitirir, içeridekilerle aynılaşır ve dışarıda kalanlarla bitmek bilmeyen bir kavgaya tutuşuruz.

Bu arayış mistiği Yunan mitolojisinde anlatılan öykülerden birine konu olmuştur. Tanrılar kendilerine ölümsüzlük veren yiyecek ve içeceklerden ölümlülere tattırarak büyük bir suç işleyen Tantalos’a öyle bir ceza verirler ki, Tantalos ırmağın içinde boğazına kadar suya batmış halde duracak, fakat su içmek için başını her eğişinde sular Tantalos’tan kaçacaktır.

İşte ideal cemaat de böyledir; ona ne zaman elimizi uzatsak, elimizden kaçıp kurtulacak, yana yakıla aradığımız güvenceyi bize vermeyecektir."

Kendimizi pençesine düşmüş olarak bulduğumuz "gerçekte var olan cemaat"  verdiği yada vermeyi vaat ettiği hizmetlerin karşılığında katı bir itaat bekler. Güvenlikmiş istiyorsun? Özgürlüğünden yada en azından onun büyük bir kısmından vazgeç. İtimat mı istiyorsun? Cemaatin dışındaki birine güvenme. Karşılıklı anlayışmı istiyorsun? Yabancılarla konuşma, yabancı dil kullanma.  Bir sıcak yuva duygusunu mu istiyorsun? Kapındaki alarmı küt, girişe kamera koy. Emniyetmi istiyorsun? Yabancıları içeri alma. Sade garip davranışlardan ve tuhaf düşüncelerden uzak dur. Sıcaklık mı istiyorsun? Pencereye yaklaşma ve onu asla açma. Buradaki açmaz bu tavsiyeye uyup pencereleri kapalı tutarsanız bir süre sonra içerdeki havanın ağırlaşması ve sonunda bunaltıcı hale gelmesidir.

"Bir cemaat içerisinde olma" ayrıcalığını elde etmek için ödenmesi gereken bir bedel vardır. Ve bu ancak cemaat hayallerde kaldığı sürece zararsız,hatta görünmez bir bedeldir. Bedel özgürlük cinsinden ödenir. Ve farklı olarak "özerklik" kendi kendini savunma Hakkı , kendin olma Hakkı diye adlandırılır. Hangisini seçerseniz seçin bir miktar KAZANIR, bir miktar da kaybedesiniz.

Cemaat arayışı içinde olmak , güvenlik arayışı içinde olmaktır

Biz insanlar ne umduğumuzu bulabiliyor nede umudumuzu kesebiliyoruz

Cemaat çöktüğü anda kimlik icad edilir

Kimlik cemaatlerin mezarlarında filizlenir fakat ölünün diriliş vaadi sayesinde gelişir.

Kimlik arayışına adanmış bir hayat, kargaşa doludur. Kimlik göze çarpmak demektir; farklı olmak ve bu fark vasıtasıyla benzersiz olmak demektir. Bu yüzden kimlik arayışı, bölmek ve ayırmaktan başka bir şey olmaz.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...