Bülent Acun Yazdı: Ramazan'da Konaklayan Bayramda Sabahlar

Bayram, sevgi dolu gönüllerin, baldan tatlı dillerin saygı ile öpülen ellerin ve dosta giden anneye, babaya sılaya giden yolların insanı biraz daha insan kıldığı müstesna bir zaman dilimi.

Bülent Acun Yazdı: Ramazan'da Konaklayan Bayramda Sabahlar
Bülent Acun Yazdı: Ramazan'da Konaklayan Bayramda Sabahlar Zehra

Diğer bayram aktiviteleriyle birlikte benim bayramda yapmaktan fevkalade haz duyduğum 2 şey var:

1-Bayram yazıları okumak

2-Bayram yazıları yazmak

Bu köşenin dikkatli okurları, üç aşağı beş yukarı her bayram bir bayram yazısıyla hem hal oldular.

Mevla izin verirse, bundan böylede olmaya devam edecekler. Rabbimiz lütfuyla bize bayram yaşattıkça, biz de tahdisi nimet niyetiyle yaşadıklarımızı yazmayı sürdüreceğiz.

İzniniz olursa, bu yıl ki ilk bayram yazımıza bayram şekeri takdim etme kabilinden sayılabilecek, gönül fırınından yeni çıkan sıcacık bir bayram öyküsüyle başlamak istiyorum.

-SENİ CAMİYE KİM GETİRDİ?-

Hasan ile Hakan, iki güzel arkadaştı. Aralarından su sızmıyordu. Evde, işte, okulda, sokakta kısacası hayatın her yerinde onlar kelimenin tam anlamıyla ayrılmaz ikiliydi.

Hayatın her yerinde arkadaşı Hakan ile birlikte olan Hasan, bir yerde ondan ayrılmak zorunda kalıyordu:

‘'Camii''

Çünkü Hasan, abdestinde namazında birisi, Hakan ise ‘Ben müslümanım'diyen fakat camide gözü ezanda kulağı olmayan birisiydi.

Bu durum Hasan beyi oldukça üzüyor, adeta yüreğini sızlatıyordu. Ne zaman camiden cematten bahis açsa, Hakan bey yüzünü ekşitip hemen konuyu değiştiriyordu.

Hakan konuyu değiştiriyordu değiştirmesine lakin, Hasan bir türlü bu kadim dostunu değiştiremiyordu.

Davetleri, nasihatleri, sitemleri fayda etmeyince artık onu kendisiyle baş başa bırakmaya karar vermişti.

Artık Beş vakit namazdan geçmiş, Cuma'lara razı olmuştu.

Fakat arkadaşını Cuma'ya bile razı edememişti. Aradan yıllar geçti.Her sabah olduğu gibi yine bir sabah Hasan çıta gibi giyinip caminin yolunu tuttu.

Huşu ve huzur içerisinde namazını eda ettikten sonra, sağına selam verdiğinde gözlerine inanamamıştı.

-Hakan bu hakan, dedi içinden.

Sonra da;

-Hadi canım sende! İnsan insana benziyor işte, demekten kendini alamadı.

Bir daha bir daha baktı sağına,gözlerinin kendisini yanıltmadığından emin olunca arkadaşına sevinç ve heyecanla sordu:

-Seni kim getirdi buraya? (Böyle sormuştu çünkü yıllarca kendisi getirememişti camiye)

Yaşadığı bir olay sonrası müslümanlığını kalbinden, dilinden, hayatına taşımaya karar veren ve bundan dolayı ilk adımı da  o sabah atan Hakan, arkadaşını tek cümleyle yanıtladı:

-Kim getirecek?

-Bayram...bayram...

 ****

Bayram, sevgi dolu gönüllerin, baldan tatlı dillerin saygı ile öpülen ellerin ve dosta giden anneye, babaya sılaya giden yolların insanı biraz daha insan kıldığı müstesna bir zaman dilimi.

Bayram, adeta bir mahşer ve cennet provası....

Bayram ramazan sabrının selameti, oruç zahmetinin rahmeti, bayram rahmanın sınırsız şefkati....

Bayramda tükenir acılar, yok olur cümle ahlar, ramazanda konaklayanlar elbette bayramda sabahlar....

Bayram, kadir bilenin kıymet bulduğu hak yolda olanın fazilet bulduğu muhteşem devran.

Ekmek kavgasının darmadağın ettiği insanları bayram toplayıp getiriyor...

Değerlerden uzaklaşmanın gönül dünyamızdan götürdüğü erdemleri, bayram bir anda yerine getiriyor.

Modern zamanın seküler kurşunlarıyla komalık olan insanlık, bayramda nasılda canlanıyor.

Bayram, şekerlerle ağızları tatlandırırken, şükürlerle de gönülleri tatlandırıyor.

Evladına kavuşan bir annenin sevinç gözyaşları, bayram namazında camileri dolduran milyarların iç huzuru, giydiği yeni elbiselerin içerisinde kendisini kuş gibi hafif hisseden, çocukların yürekten tebessümü, birbirine kemiklerini kırarcasına muhabbetle sarılan dostların vuslatı...

Ne muhteşem bayram fotoğraflarıdır.

İnsan bayramların oluşturduğu bu muhteşem tabloyu görünce şöyle demekten kendisini alamıyor;

-İşte sosyal barış, işte birlik ve  beraberlik, işte gerçek kardeşlik...

Adına hayat dediğimiz şu kısacık zaman diliminde her şeyin bir karşılığı var.

Bundan dolayı yaşadığımız bu bayramlar ukbadaki, gerçek bayramlardan izler ve ışıklar sunar gönül gözüyle bakanlara...

Bu cümleden olsa gerek  ki ilim şehrinin kapısı Hz.Ali bakınız ne buyuruyor:

-Bizim bayramımız; günahsız başladığımız ve günahsız bitirebildiğimiz bir gündür.

Ramazanda başladıklarını bayramda boşlamayan herkesin bayramı mübarek olsun.

Yenisöz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....