İstanbul Dünya Kudüs Gününde Meydanlardaydı: Kudüs Günü İslam’ın Diriliş Günüdür..

Kudüs Günü Platformu Dünya Kudüs Günü münasebetiyle İstanbul’da Dünya Kudüs Günü anma etkinlikleri düzenledi.

İstanbul Dünya Kudüs Gününde Meydanlardaydı: Kudüs Günü İslam’ın Diriliş Günüdür..
İstanbul Dünya Kudüs Gününde Meydanlardaydı: Kudüs Günü İslam’ın Diriliş Günüdür.. Zehra

Kudüs Günü Platformu Dünya Kudüs Günü münasebetiyle İstanbul’da Dünya Kudüs Günü anma etkinlikleri düzenledi.

Bilindiği gibi Ramazan ayının son Cuması Dünya Müslümanları tarafından ‘Dünya Kudüs Günü’ olarak anılıyor.

Kudüs doğusu ve batısı ile Filistin’in başkentidir ”  şiarıyla düzenlenen Dünya Kudüs Günü etkinlikleri  8 Haziran Cuma günü Fatih Camisinde Cuma namazından sonra Saraçhane parkına yapılan yürüyüşle başladı.

Yürüyüş boyunca işgalci İsrail ile her türlü ilişkinin kesilmesi, Kürecik ve incirlik dahil ülkemizdeki askeri üstlerin kapatılması için sloganlar atıldı.

Saraçhane parkında Kuran’ı kerim tilaveti ile başlayan programa Grup İslami direniş ezgileri ile renk kattı.

Daha sonra “Kudüs Günü Platformu” tarafından hazırlanan basın bildirisi okundu.

Basın açıklamasından sonra yapılan dua ile program sona erdi.

Akşam Saraçhane parkında katılımcılara iftar ikram edildi.

İşte okunan Basın açıklamasının tam metni:

Bismillahirrahmanirrahim

“Kulunu bir gece Mescidi-i Haram’dan kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu o işitir ve görür”. (İsra-1)

Kudüs Günü İslam’ın Diriliş Günüdür

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa ve Filistin toprakları, 1948’den bu yana Siyonist rejimin işgali altındadır.

Tam 70 yıldır Müslümanların onuru, Siyonist askerlerin kirlettiği Mescid-i Aksa ve Kudüs’te ayaklar altına alınmakta, tüm uluslararası antlaşmaları ve uyarıları hiçe sayan İsrail, işgalini şımarıkça sürdürmektedir.

Kudüs, biz Müslümanlar için ilk kıble ve sürekli cihadımızın adıdır.

Bizler biliyoruz ki Kudüs’ün esareti, ümmetin esaretidir. Kudüs’ün özgürlüğü ise ümmetin özgürlüğü olacaktır.

1979 yılından bu yana, 39 yıldır rahmet ayı Ramazan’ın son cuması tüm dünyada “Kudüs Günü” olarak ihya edilmekte ve Siyonist işgalci rejim lanetlenmektedir.

Yaşadığımız zaman diliminde Küresel güçler, doğrudan ya da iş birlikçileri eliyle ülkelerimizi ve bütün mazlum halkları hedefe oturtmuşken, “Dünya Kudüs Günü” münasebetiyle meydanlara inen bizlere büyük sorumluluklar düşmektedir.

Kudüs bilincimiz bizlere Emperyalist ve Siyonist saldırganlara karşı mücadele eden İslami Direniş Hareketlerini desteklemenin yanında, yaşadığımız coğrafyalarda yeni direniş cepheleri açmamızı zorunlu kılmaktadır.

Ortadoğu’da ve İslam coğrafyasında  Amerika’ya bağımlılığın sorgulandığı bu dönemde, Rahmetli Erbakan Hocamızın hayali olan İslam Birliği’ni kurmanın tam zamanıdır. Buna öncülük edebilecek Ülkelerin hususen Türkiye ve İran’ın bir araya gelmemesi için ABD, İsrail ve İşbirlikçi Arap Rejimleri , ellerinden geleni yapmakta, mezhepçilik fitnesi yanında ekonomik ve siyasi baskılarla her iki ülkeye diz çöktürme çabalarını sürdürmektedirler.

Bu anlamda ABD ve İsrail’e hizmet eden NATO Terör Şebekesine üye edilen ülkemizin esaret zincirlerini kırmak da boynumuzun borcudur.

İsrail’in güvenliği için çalışan NATO Kürecik Radarı, İzmir NATO Karargahı, Ortadoğu’da ve ülkemizde fitneyi planlayıp körüklemeye devam eden İncirlik ABD Üssü kapatılmadıkça, Kudüs özgürleşemeyecek, bizler Filistinli kardeşlerimize karşı yeni mahcubiyetler yaşamaya devam edeceğiz.

Bu yıl ABD başkanı Deli Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi ve ardından büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması sonucu, Filistinli kardeşlerimiz 15 Mayıs’ı “Filistin’e Geri Dönüş Günü” olarak ilan etmiş, binlerce Filistinli; işgal altındaki toprakların sınırlarına yürümüş, çıkan çatışmalarda yüzlerce kardeşimiz şehit olmuş, binlercesi de yaralanmıştır.

Filistin’in kahraman halkı işgal, zulüm, cinayet ve tecavüzlere karşı sessiz kalan dünyaya kanlarıyla ve canlarıyla seslenmiş, ölüm döşeğindeki ümmetin damarlarına kan pompalamıştır.

Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi “İsrail yalnızca güçten anlamaktadır.” Hamdolsun ki Filistin Direniş Hareketleri onlarla anladığı dilden konuşabilecek güce ve imana sahiptir.

Yaşanılan süreçte gelinen nokta, Filistin toprakları ve Kudüs’ün yalnızca direnişle özgürleşebileceği gerçeğidir.

Kudüs Günü, Müslümanların dünya İstikbarına ve Siyonizm’e karşı direniş ve seslerini yükseltme günüdür. Bu yönüyle de, Filistin halkının direnişini ve mücadelesini diri tutmaya en büyük destektir.

Kudüs ve Mescid-i Aksa mücadelesine olan bakışımız, İslama ve mukaddesatına bakışımızı belirleyen turnusol kağıdı durumundadır.

Kudüs mücadelesi, İslam dünyasının emperyalist odaklar tarafından kuşatılması, Müslümanların bu saldırılar altında tarihten çekilmesiyle başlar. Bu küresel kuşatmanın parçalanması ümmetin birlik ve dirilişiyle gerçekleşecektir.

Kudüs Günü, bu yeniden dirilişi ve ayağa kalkışı hedefleyen bir gündür.

Kudüs Günü, Allah’a teslim olanların, vahdetinin elzem olduğunu haykıran en büyük sedadır.

Kudüs Gününün en temel mesajı, Müslümanların yekvücut olarak bir araya gelmesi ve İslam’ın mukaddesatlarına sahip çıkması şeklinde açıklanabilir.

Kudüs Günü aynı zamanda Filistin’den Yemen’e, Suriye’den Libya’ya, Doğu Türkistan’dan Nijerya’ya kadar yangın yerine dönüşen, bir yandan yerel ve küresel zalimlerle mücadele ederken, bir yandan da mezhepçilik fitnesiyle vurulmak istenen ümmetin, zulme ve fitneye karşı birlikte ayağa kalkma günüdür.

Kudüs Günü, yeryüzündeki bütün mustazafların, sömürülenlerin ve ezilenlerin kurtuluşunun günüdür. Bu hedef, Müslümanların İslam’a sahip çıkmasıyla gerçekleşebilecektir.

Bugün bizler, burada, bu esaret zincirlerinin bütün halkalarını teker teker parçalamak için bir araya geldik.

“Biz Muhammed ordusuyuz, geri döndük ve Kudüs yolunda ilerliyoruz!” diye haykırmak için bir araya geldik.

Kan ve gözyaşı deryasına çevrilen ülkelerimizin özgürleşebilmesi, büyük şeytan Amerika ve işbirlikçilerinin kalplerine korku salmak için bir araya geldik.

Bugün, tüm ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp, ümmet bilincimizi öfkemizle yumruk yapıp Siyonist rejimin yüzüne indirmek için bir araya geldik.

ABD başkanı Deli Trump’ın büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması karşılığında “Kudüs, doğusuyla batısıyla Filistin’in ebedi başkentidir!” diye haykırmaya geldik.

Bütün dünya yüz çevirse de direniş hareketlerine sadakat ahdimizi tazelemeye, Filistin halkını yalnız bırakmayacağımızın sözünü vermeye geldik.

Kudüs Günü Platformu olarak ilan ediyoruz ki:

Siyonistlerle yapılacak her anlaşma, en küçük işbirliği ve yakınlaşma, ümmete ihanettir.

İslam ümmetinin İsrail’e hiçbir şekilde ihtiyacı yoktur. İsrail, ümmetin bağrından sökülüp atılması gereken habis bir urdur.

İsrail’i dost ve müttefik olarak görenler, Rableri katında veremeyecekleri bir hesabı biriktirdiklerini bilmelidirler.

Ey Aksa’nın, Kudüs’ün Rabbi!

Bizleri burada bir araya getirdiğin gibi, bütün ümmeti Mescid-i Aksa’nın kubbesi altında, özgür Kudüs’te bir araya getir.

Emperyalistlerin ve Siyonistlerin oyununu boz. Filistin’in özgürlüğü için taş atan yüreklere güç ver.

Ülkemizdeki NATO, ABD ve Siyonistlere hizmet eden üsleri ve işbirlikçilerini defetmemiz için; siyasilerimize bilinç, bize kararlılık ve cesaret ver.

Ümmeti zalimlerin, Emperyalistlerin, Siyonistlerin şerrinden koru.

Selam olsun Filistin’in kahraman, direnişçi halkına!

Selam olsun direniş gruplarının şehitlerine, gazilerine!

Selam olsun Siyonist zindanlarda ölüme gülümseyenlere!

Selam olsun Kudüs bilincini kuşananlara!

Kudüs Günü Platformu

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...