Ali Bulaç'ın Savunma metni, Amerika'nın yeni sömürgeciliğin ana vatanı olduğunu söyledim, ironi yaptım...

Ali Bulaç'ın ifadesi ortaya çıktı: Zaman'da yazdığıma pişmanım, Efendimiz (s.a.)´e biri gelir ve “Din nedir” diye sorar. Efendimiz “Din dürüstlüktür” buyurur.

Ali Bulaç'ın Savunma metni, Amerika'nın yeni sömürgeciliğin ana vatanı olduğunu söyledim, ironi yaptım...
Ali Bulaç'ın Savunma metni, Amerika'nın yeni sömürgeciliğin ana vatanı olduğunu söyledim, ironi yaptım... Zehra

FETÖ'nün yayın organı olduğu gerekçesiyle kayyuma devredildikten sonra kapatılan Zaman gazetesinin eski yazarları Mümtazer Türköne ve Ali Bulaç'ın da aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Söz hakkı alan Ali Bulaç, ''Zaman gazetesinde yazı yazdığım için ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na kısa süreli de olsa üyeliğim için pişmanım" dedi.

Karar gazetesinde yer alan habere göre: İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar İbrahim Karayeğen, Mümtazer Türköne, Ahmet Turan Alkan, Mustafa Ünal ile tutuksuz sanıklar Ali Bulaç, Mehmet Özdemir, Şahin Alpay, Nuriye Ural, İhsan Duran Dağı, Lalezer Sarıibrahimoğlu ve Orhan Kemal Cengiz ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların ve avukatların, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları ve talepleri alındı.

Tutuksuz sanık Ali Bulaç savunmasında, Cumhuriyet savcısının kendisine yönelttiği suçlamaları kabul etmediğini söyledi. 

Bu süreçte adil yargılandığına inanmadığını savunan Bulaç, müebbet hapis cezası ile yargılandığını, bu cezanın geçmişte idam olduğunu ve bu cezadan daha ağır bir ceza olmadığını kaydetti.

FETÖ üyesi olmadığını ve darbe girişiminden de önceden haberinin bulunmadığını iddia eden Bulaç, "Zaman gazetesinde yazı yazdığım için ve Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na kısa süreli de olsa üyeliğim için pişmanım." dedi.

ABD İÇİN KULLANDIĞI 'ANA VATAN' İFADESİ

Amerika'ya "ana vatan" dediği sözlerine değinen Bulaç, Amerika'nın yeni sömürgeciliğin ana vatanı olduğunu ve bu sözü o yüzden söylediğini, ironi yaptığını söyledi.

Duruşma, diğer sanıkların da esas hakkındaki savunmalarını yapması için yarına ertelendi.

MÜTALAADAN

Cumhuriyet savcısı, 5 Nisan'da sunduğu esas hakkındaki mütalaasında, sanıklar Ali Bulaç, Mümtazer Türköne, İbrahim Karayeğen, Mehmet Özdemir, Mustafa Ünal, Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, İhsan Duran Dağı ve Orhan Kemal Cengiz'in "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 aydan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı, sanıklar Lalezer Sarıibrahimoğlu ve Nuriye Ural'ın "örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek" suçundan ayrı ayrı 7 yıl 6 aydan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Haber duruşta yer alan habere göre: İşte savunmanın son bölümü:

XI. Son sözlerim

 Efendimiz (s.a.)´e biri gelir ve “Din nedir” diye sorar.

 Efendimiz “Din dürüstlüktür” buyurur.

 Kime karşı dürüstlük?

a)       Önce kendi nefsime/özvarlığıma

b)      Canlı hayata, tabiattaki varlıklara

c)       Öteki insanlara

d)      Ve Allah´a karşı dürüstlük

 Sayın başkan, sayın üyeler, sayın savcım

 1)      Yaptığım 4 savunmada da lafı eğip bükmeden size karşı dürüst olmaya çalıştım.

 2)      Ben ne darbecilikten anlarım ne darbelere cevaz veririm. İkisi de benim itikadımca cürümdür.

3)      Şeffaf, açık yüreklilikle ve dürüstçe yazarlık yapmaya çalıştım, gazetecilik faaliyeti dışında hiçbir şeyde gözüm olmadı. Gözüm siyasette, makamda olsaydı, olurdum. Mecliste, hükümette çok sayıda arkadaşım, öğrencim var. Yine isteseydim geçen 24 Haziran seçimleri için tutuklu olduğum halde bana yapılan milletvekilliği teklifini  -hem de garanti seçilecek yerden- kabul ederdim. Ben sadece bir fikir adamı kalmak istiyorum.

4)      F. Gülen´in grubunun şu veya bu düzeyde 15 Temmuz gibi bir cürümde yer alacaklarını aklımın ucundan geçirmedim, onlara asla bunu yakıştıramadım, sezinlemedim, şüphe de etmedim. Bir nebze şüphe etseydim medya organlarında 1 saat durmazdım.

 5)      Yazık ki herkes gibi beni de yanılttılar. Yine Efendimiz buyurur ki “Mü´min kolay aldatılır, çünkü kerimdir” 15 Temmuz büyük bir musibettir, görev alanların tamamını lanetliyorum.

 6)      Sizlere yazdıklarım hakkında savunmamı yaptım. Diğer binlerce yazım ve 24 kitabımın da savunmasını gönül rahatlığıyla yaparım.

 7)      Efendimiz “Ameller niyetlere göredir” buyurur. Elhamdülillah niyetim temiz, maksadım meşru ve hayırlı, ifadem de gayet net ve açıktır.

 8)      Buna rağmen samimiyetle şunu söylemek istiyorum: Zaman gazetesinde yazdığım, çok kısa süre de olsa GYV üyeliğini kabul ettiğim için pişmanım.

9)      15 Temmuz herkes gibi benim için bir travma, bir hüsran ve düş kırıklığı oldu. En büyük dileğim ve duam bir daha tekerrür etmemesidir.

10)  Bütün bunları nazara alarak sizden beraatimi talep ediyorum.

Sabrınızı hayli zorladığımın farkındayım. Sürç-i lisan ettimse affola!

Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Haber Duruş

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...