Türkiye’de Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ okundu…

Yeni dönemde Entelektüel Bilinç İşçiliği adı ile yoluna devam eden Kitap Mütalaası etkinliğinde 2018 Mayıs ayında Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ kitabının mütalaası yapıldı.

Türkiye’de Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ okundu…
Türkiye’de Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ okundu… Zehra

Yeni dönemde Entelektüel Bilinç İşçiliği adı ile yoluna devam edecek olan  Kitap Mütalaası etkinliğinde 2018 Mayıs ayında Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ kitabının mütalaası yapıldı.

Türkiye’de üç yıldır Kitap Mütalaası etkinliğinde üstad Atasoy Müftüoğlu’nun tavsiye ettiği kitapların Mütalaası yapılıyor. Bu yılın son Mütalaasında Mayıs ayında Muhammed İkbal’in ‘İslam’da dini düşüncenin yeniden inşası’ kitabı okundu.

Dönemin son Mütalaası İstanbul’da 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü Akabe Vakfında Kahvaltılı bir programla yapıldı.

Oturuma Muhammed İkbal’ın hayatı hakkında bilgi verilerek başlandı. İkbal’in düşünsel gelişimi değerlendirildi. İkbal’in bilime, irfana, kadere, tasavvufa, evrime bakışı üzerinde duruldu.

Kitabından notlar:

Bütün bir varlık kainat yaradılışından itibaren bir hareket ve değişim içindedir...

Her varlık, dağ, taş, ağaç, her zerre, atom bir Ben (hodi, self, ego) dur. Allah ise Mutlak Egodur. Benler, yani bütün varlık, Mutlak Egoya doğru bir hareket ve değişim içindeler. Mutlak Ego her an yeniden yaratır. Mutlak Ego, bütün varlığa her saniye hakimi mutlaktır. Göklerin, yerin ve dağların taşıyamadığı 'özgür şahsiyet emanetini' varlıkta bir ben olan insan aldı.

Sonlu ben (insan)a, yani Ademe kavramsal bilgi (esma) öğretildi. İlk entellektüel günahı (eğitici hata)sını, yani yasak meyveyi yiyince hubut ( düşüş) yani gerçek hayat mücadelesi başladı. Düşe kalka yol alacaktı..

Esma bilgisi, tanımlama bilgisiyle bilim üreterek, peygamberi vahiy ve mistiklerin sezgi ve keşif bilgileri rehberliğinde değişim ve tekamül içinde Mutlak Egonun yaratıcı iradesi ile içiçe Mutlak Egoya doğru yol alacaktı.

(Panenteizm, yazarımızın varmak istediği hedefi).

Mutlak Ego ile vahdet i vücüt olmayacaktı (Panteizm, İbni Arabi yanılgısı).

Mutlak Egoyu, varlığın yaratıcı sponsor ve garantörü rolüyle tembelleştiren kuru Yunan mantığına itabar etmeyacekti. (Aristo,Newton,Descart ve deizm yanılgısı).

Sonlu Ego , Emevi ırkçılığının ve diğer tüm determinist cebriyeci akımların tasallutundan azade olarak, Mutlak Egonun nefsine ilham ettiği takva veya fücurdan istediğini tercih edecekti.

Sonlu Ego benliğini, nefsini tezkiye (temizlerse) felaha kurtuluşa erecek ve sonsuzlaşacaktı (Panenteizm). Bunun için ölüm bile bir durak sayılır...

Cennet ve Cehennem de tekamül ve olgunlaşmanın devam ettiği hallerdir...

Fücuru tercih eden ben, ateşin sıcaklığını kalbinde hissedecektir. Mutlak Ben işkenceci değildir!..

Takvayı seçen ben zaferin mutlu esintilerini hissedecektir.

Hallac ı Mansur; ( enal hak, ben tanrıyım),

Hz. Ali; Ben konuşan kuranım,

Beyazîd i Bistami; Şanım ne yücedir derken sonlu ego sonsuz egoya gark olmuyor vahdet i vucüt, panteizm) fakat Sonsuz Ego sonlu egoyu aşk ile sarıyor (Panenteizim).

Batılılar Rönesanslarını, Müslüman toplumdan öğrendikleri, deney, gözlem, sürekli yenilenme (içtihad) özgür irade koyma v.s..sayesinde gerçekleştirdi. İbn Sina, Razi, Heysemi, Harezmi,Tûsi, Biruni, Gazali... ve daha niceleri Avrupa’yı ortaçağ karanlığından kurtaran meşaleler olmuştur. 

Biz de dini düşüncenin yeniden ihyası için içtihad kapısını yeniden sonuna kadar açmamız, Avrupa’yı bilimi takip etmemiz,yeni şartları doğru tahlil ederek geçmiş literatürümüzü de eleştirel bir gözle tetkik etmemiz zaruridir.....

Mabet el Cüheni, Hasan-i Basri, İbn Hazm, Sühreverdi al maktul, İbn Hazm, İbn Teymiyye, Suyuti, Ahmet Sarhindi (imam rabbani), Muhammet b. Abdülvahhab, Afgani, Celalettin Rumi... Fikir ve çabaları bizim için önemlidir...

İslam dünyası yeni bir heyecanla, imkanları zorlayarak, etnik ve bölgesel yüklerden sıyrılarak akıl ve irfanla yeniden dünya sahnesine çıkmalıdır...

Şunu şahsi yorumum olarak ilave etmeliyim ki, hayatımda ilk defa bu kadar farklı düşünce ve şahsı bir arada kabul eden bir yazar gördüm..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....