Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karamollaoğlu'na sert cevap: Gözünüze, dizinize dursun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün "Biz iktidara geldiğimizde Türkiye'de yapılan bütün yatırımları durduracağız. Niye? Çünkü üretime dayalı yatırım yok" diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu'na sert sözlerle cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karamollaoğlu'na sert cevap: Gözünüze, dizinize dursun
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karamollaoğlu'na sert cevap: Gözünüze, dizinize dursun Zehra

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün "Biz iktidara geldiğimizde Türkiye'de yapılan bütün yatırımları durduracağız. Niye? Çünkü üretime dayalı yatırım yok" diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu'na sert sözlerle cevap verdi. Erdoğan, "Üreten ekonomi yok diyenler gözünüze, dizinize dursun. Üreten ekonomi olmasa sen IMF'ye borcu ödeyebilir miydin?" dedi.

Karar Gazetesinde yer alan habere göre: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Maltepe 6. Olağan İlçe Kongresi öncesi halka hitap etti. 

Burada önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, dün partisinin Erzurum 6. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Biz iktidara geldiğimizde Türkiye'de yapılan bütün yatırımları durduracağız. Niye? Çünkü üretime dayalı yatırım yok" diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'na sert sözlerle cevap verdi.

Erdoğan, "Üreten ekonomi yok diyenler gözünüze, dizinize dursun. Üreten ekonomi olmasa sen IMF'ye borcu ödeyebilir miydin?" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Şimdi birileri diyor ki, biz yatırımları durduracağız. Niyeymiş, yatırımlar üretmiyormuş. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracat vardı, şimdi 160 milyar dolar. Savunma sanayimizde kendimizi savunacak silahlara sahibiz. Bunlar kolay olmadı.

Bunları üreten bir Türkiye var. Bunları nereye koyacaksın?

Fırat Kalkanı'nda, Afrin'de bunlarla bu mücadeleyi kazandık. Afrin'de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 200'e yaklaştı. Bu mücadeleyi bunlarla yapıyoruz.

Üreten ekonomi yok diyenler gözünüze, dizinize dursun. Üreten ekonomi olmasa sen IMF'ye borcu ödeyebilir miydin? Çalışıyoruz ya, Bay Kemal çalış senin de olsun.

CEBİNDE Mİ NEYİ DAĞITIYORSUN?

Şimdi Bay Kemal tapusuz yerlere tapu dağıtacakmış. Nerede bunlar ya? Cebinde mi neyi dağıtıyorsun? Bunlar hep böyle zaten hayatları boyunca dağıttılar. Kimi? Kendilerini dağıttılar, kendilerini... Halkımıza verdikleri bir şey var mı? Yok. Bugün var mı? Yine yok ama yalanın bedeli var mı? Bunlarda akşam yalan, sabah yalan, hep böyle gidiyorlar ama bununla da bir yere varmak mümkün değil.

VURACAĞIZ, VURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

PKK çok uğraştı. Ne dedim hatırlayın o günleri. 'İnlerine gireceğiz, inlerine...' dedim. Girdik mi? SİHA'larla girdik, İHA'larla girdik, F16'larla girdik. Kuyruklarını bacaklarının arasına sokup kaçtılar. Nereye? Suriye'ye kaçtılar.

Fırat Kalkanı'nda yakaladık, Afrin'de yakaladık, yerlerin altında gördünüz değil mi hazırladıkları tünelleri? Oralarda vurduk. Cudi'de vurduk, Gabar'da vurduk, Tendürek'te vurduk, Bestler Dereler'de vurduk. Vuracağız, vurmaya devam edeceğiz.

PENSİLVANYA'DAKİ SEN DE GİDECEKSİN

FETÖ, o da kaçtı. Nereye kaçtı? Dünyanın değişik ülkelerine. Kosova'da yakaladık 6 tanesini, aldık, geldik, şimdi buradalar. Bitmedi Gabon'a gittiler, 3 tanesini alıp geldik. Şu ana kadar 80 tanesini FETÖ'nün yurtdışından aldık, geldik. Onları da kovalayacağız. Pensilvanya'daki sen de gideceksin. Sen de geleceksin. İstediğin kadar sağa sola yalpala. Biz bu vatanın vatansever evlatlarıyız. Biz ölürsek burada öleceğiz.

BİRİLERİ 'BEN SİZİ RODOS'A GÖTÜREBİLİRİM' DEDİ

İşte 15 Temmuz gecesi birileri bize, güya dostluk adına, 'Ben sizi buradan Rodos'a götürebilirim.' dedi. Dedim ki 'Hayır. Bize bu topraklarda ölmek yaraşır. Onun için biz buradan, şimdi ben hemen uçağa geçelim, nereye gideceğimi uçakta söyleyeceğim.' Bindik uçağa, son ana kadar pilot nereye gideceğimizi bilmiyordu. Son anda dedim ki 'İstanbul.' İstanbul'a geldik, hamdolsun, binler, onbinler bizi bekliyordu. F16'lar üzerimizdeydi, helikopterler üzerimizdeydi.

Ne oldu? Biz 'Allah'tan başka galip yoktur,' dedik, Rabbime sığındık, işi bitirdik. Bir de biliyorsunuz, Allah koruduktan sonra başka koruyucu yoktur. 251 şehidimiz oldu, 2 bini aşkın gazimiz oldu. Hepsi şehitlerimiz cennette. Onları inşallah aileleriyle Peygamberimize en yakın makamda Rabbim misafir ediyor. Rabbim bizlere de o makamı inşallah lütfetsin. Biliyorsunuz, Şehitler Tepesi hiçbir zaman boş değil."

Daha sonra salona geçen Erdoğan, Maltepe 6. Olağan İlçe Kongresi'ni gerçekleştirdi. Erdoğan'ın konuşması şöyle:

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

"Bu sonuç Maltepe'ye hiç yakışmadı. İnşallah 2019 seçimlerinde burada çok farklı bir manzarayla karşılaşacağız. Şu anda ben gençlerimizin bu heyecanını görünce, kararlılıklarını görüyorum. Aşklarını görüyorum, heyecanını görüyorum ve şimdiden Mart 2019'u görüyorum. Hem belediye başkanlığında hem milletvekilliğinde hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminde Maltepe'nin hepimizin yüzünü güldürecek sonuçlar elde edeceğine inanıyorum ama bunun için de çok çalışmamız lazım. Durmak yok, yola devam. Şimdi Maltepe'den öyle bir seslenin ki Kınalıada'dan, Burgazada'dan, Heybeliada'dan, Büyükada'dan bile duyulsun. Şimdi ana kademeyi bir göreyim.

Ana kademe 2019'a kadar kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız? Kadın kolları, Allah nazardan saklasın. 2019'a kadar her eve girmeye, tüm hanım kardeşlerimizle inşallah bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var demeye hazır mıyız? Gönülleri kazanmaya var mıyız? Güzel. Gençlik kolları bir de sizi görelim. 2019'a kadar liselerden üniversitelere kadar, bütün genç arkadaşlarınızla buluşmaya, onlarla kucaklaşmaya, onlarla omuz omuza vermeye hazır mıyız? Gönülleri buluşturacağız, kaynaştıracağız. Tamam mı? Rabbime hamdediyorum. Yarab sana hamdolsun bizim böyle bir gençliğimiz var. Bizim gençliğimiz eli satırlı, eli silahlı değil, bizim gençliğimiz eli bilgisayarlı ve o bilgisayara beraber ilim, irfan yolunda yürüyen bir gençlik. Farkımız bu.

İSTANBUL'UN NÜFUSU 15 MİLYON OLDU

lçenin ortasından geçen D-100 Karayolunun aşağı kesiminde bir başka, üst kesiminde bir başka dünyanın olduğu Maltepe'yi getirdiğimiz hizmetlerle adeta bütünleştirdik, birleştirdik ve bugünkü Maltepe'yi inşa ettik. Şimdi bu Maltepe'yi ihya ediyoruz. Maltepe ile birlikte tüm İstanbul'un çehresini değiştiren hizmetlere imza attık. Dün Avcılar ilçemizin kongresinde İstanbul'a yaptığımız hizmetleri, yatırımları özetle anlatmıştım, bugün Maltepe'de de bazılarını tekrar etmekte fayda görüyorum.

İstanbul'un nüfusu neredeyse iki kat arttı. Göreve geldiğimde İstanbul'da nüfus 7,5 milyondu ama şimdi İstanbul'un nüfusu 15 milyon oldu. Nereden nereye... İki kat artmış olmasına rağmen, yollar kilitlenmediyse, ulaşım akıcıysa bu yaptığımız yatırımlar sayesindedir.

Marmaray'a biniyorsunuz değil mi? Binmeyenler var mıdır? Bay Kemal binmiyordur ya. Avrasya Tüneli'ni kullandık değil mi? Niye Avrasya Tüneli? Çünkü ecdadımız Fatih, gemileri karadan yürüttü. Biz de dedik ki 'Dedemiz Fatih gemileri karadan yürüttüğüne göre biz de denizin altından raylı sistemi de yaparız, otomobilleri de denizin altından yürütürüz.' Çünkü bize yakışan odur ve bunu başardık.

MEZHEPÇİLİK YAPMADIK

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yaptık da referandumda bölgedeydim. Cumhurbaşkanlığı malum külliyesi orada. Şöyle baktım ki bizim teşkilatımızın orada seçim kampanyasıyla ilgili çadırı var. Şöyle bir selam vereyim dedim. Onlara selam vermek için indim. Arka tarafta da baktım da ana muhalefetin çadırı var. Bizim kardeşlerimize dedim ki 'Ben onlara da bir selam vereyim. Ayıp olur.' Çıktım bir de onlara selam verdim. Ne deseler beğenirsiniz? 'Ne yaptınız ki?' Oradan bir tanesi dayanamadı o dedi ki 'Peki bu köprüye niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını verdiniz?' 'Ne olacaktı?' dedim. 'Kendi adını verseydin' dedi.

Yaylara her zaman çıkarsın ama Yavuz'un atlarıyla beraber Hicaz'a gidişine ulaşamazsın. O Yavuz ki Hicaz Demiryolu için adımları attı ve enteresandır Cuma hutbesinde hoca, Yavuz Sultan Selim'i 'Hakim-ül Haremeyn' diye takdim etti. Elini kaldırdı ve kalktı dedi ki 'Ben Hakim-ül Haremeyn değil, Hadim-ül Haremeyn'im.' Ne demek bu, yani iki haremin hakimi değil, iki haremin hizmetkarıyım dedi. Böyle bir padişahın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne adını vermekten daha güzel bir görev olur mu? Onların o şanına yakışır böyle bir isimle, orayı isimlendirmek, bu torunlarının en büyük görevidir ama tabii bu soruyu soran mezhepçi bir yaklaşımla soruyordu. Onun bu yaklaşımı mezhebiydi ama biz hiçbir zaman mezhepçi olmadık. Biz tam aksine yakışan neyse onun adımlarını attık. Çünkü biz bu ülkede yani 'Şurada şu mezhepten olanlar var, burada şu mezhepten olanlar var' bu ayrımı yapmadık, yapmayacağız. Hizmetlerimizi götürürken Alevi, Sünni ayrımı yapmadık. Tüm milletimize bu hizmetleri götürdük. Öyle mi? Her şey ortada. Şimdi Maltepe'nin 'Şu mahallesinde şunlar var' deyip 'Oraya suyu götürmeyelim' dedim mi? Demedik. Buralarda susuzluk almış başını gidiyordu. Doğalgaz yoktu. Hepsine doğalgazı götürdük mü? Götürdük. Niye? Hepsi benim vatandaşım. Biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Ayrım yapmadık. Varsın onlar yapsın biz yapmayacağız. Çünkü biz tüm insanlara aynı nazarla bakıyoruz.

18-04/15/20180415_2_29834786_32732375.jpg

İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE YAPACAĞIZ

Bazıları onunla ilgili ileri geri konuştu. Boğazda olan kazayı gördünüz, duydunuz. Bunun ne kadar önemli olduğunu çok açık net herşey ortaya koyuyor. İsteseler de istemeselerde Kanal İstanbul'u yapacağız.

CHP DEMEK SUSUZLUK, ÇÖP DAĞLARI, HAVA KİRLİLİĞİ...

Gençler bilmeyebilir, orta yaş ve üzeri kuşak, şehrin adeta korktuğu o günleri iyi hatırlar. Bugün İstanbul, ülkemizin içme suyu sorunu olmayan büyük şehirlerinden biri haline geldi. Burada susuzluğun olmadığını siz yaşamadınız. Küvetlere su doldurulurdu. Benzin istasyonları gibi içme suyu istasyonları kurulmuştu. Elimizde bidonlarla su taşıyorduk. Kimden almıştık o İstanbul'u? CHP'den almıştık. CHP demek susuzluk demektir. CHP demek çöp dağları demektir. CHP demek hava kirliliği demektir. Bunları onlarla yaşadık. Görevi devraldığımızda İstanbul'un hava kirliliği felaketti ve geldik 1 milyon 250 bin aileye doğalgazı bağladık. Hava kirliliğini ortadan kaldırdık. Istranca, Yeşilçay ve Melen projeleri başta olmak üzere, pek çok yatırımla su meselesini kökünden kazıdık. 

Şu anda boğazın altında Ömerli'den Avrupa yakasına su gidiyor. Niye? Alternatifler olsun. Olur ya bir sıkıntı yaşarsak, bir tarafta sıkıntı olursa öbür taraf. Hemen bypass etmek suretiyle su gönderebilelim. Boğazın altını sadece ulaşım değil, su borusu tünelleriyle de geçtik.

4 BİN 163 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

81 milyon tek milletiz, bizi bölemeyecekler. Türkiye kızıl elmasının peşinde olacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere bu vizyonda değerlendirdiğinizde yerli yerine oturduğunu göreceksiniz. Şu an itibariyle Afrin'de 4 bin 163, Kuzey Irak'ta 337, yurt içinde ise 190 terörist etkisiz hale getirildi."

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mücahit Gültekin yazdı: Hayalimdeki Siyasi Liderin Seçim Vaatleri...
Mücahit Gültekin yazdı: Hayalimdeki Siyasi Liderin Seçim Vaatleri...
Mustafa Öner yazdı: Aldatılıyoruz, Aldanıyoruz, Aldatıyoruz!
Mustafa Öner yazdı: Aldatılıyoruz, Aldanıyoruz, Aldatıyoruz!