Filistin , Kudüs üzerine kimler ne yazmış? Yayın Dünyasında Kudüs'e ve Filistin'e Dair Neler Var?

Tarih boyunca Filistin coğrafyasında yaşanan gelişmelere 'kağıt endüstrisi' de seyirci kalmadı. Yayın dünyasında Kudüs'e ve Filistin'e dair neler var?

Filistin , Kudüs üzerine kimler ne yazmış? Yayın Dünyasında Kudüs'e ve Filistin'e Dair Neler Var?
Filistin , Kudüs üzerine kimler ne yazmış? Yayın Dünyasında Kudüs'e ve Filistin'e Dair Neler Var? Zehra

Aşkımıza Davamiza Şahit Olan Şehirler: Kudüs- Ramazan Deveci

Kendisini tanımaktan onur duyduğum Ramazan Deveci abinin büyük bir merak ve heyecanla beklediğim dördüncü kitabı "Aşkımıza Davamıza Şahit Olan Şehirler: Kudüs" adlı eseri Çıra yayınlarından çıktı.

“Aşkımıza Davamıza Şahit Olan Şehirler: Kudüs.." kitabında da yazar şehirlerden hareketle yapmış olduğu ziyaretlerde tuttuğu notlardan okuyucuya bilgiler sunmaktadır.

1967 yılından bu yana işgal altında olan Kudüs'te ezanın susturulduğu şu günlerde, sessizliğimize bir tepki gibi duruyor Kudüs kitabı.

Ramazan Deveci ağabey; "Kudüs sevdası benim için tabiri caiz olursa 'İmanın yedinci şartı gibidir. Ancak Kudüs özgür olursa dünya Müslümanlarının özgürlüğü gerçekleşecek ve içinde yaşadıkları bu zilletten kurtulacaklardır" diyor kitabında. Bu sözler bize bu davanın ertelenmeyecek yada küçümsenmeyecek kadar önemli bir dava olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Bu kitabı okurken bir taraftan kendinizi Kudüs sokaklarında dolaşırken bulacak, yazarla birlikte sabah namazını Mescid-iAksa'da kıldığınızı hissedeceksiniz. Ellerinizi rabbinize açıp özgür Mescid-i Aksa’da sabah namazı kılmayı nasip etmesi için dua edeceksiniz.

Elinize aldığınızda bir solukta okuyacağınız kitapla ilerleyen sayfalarda 80'li ve 90'lı yıllarda Türkiye'deki Müslümanların yaşamış oldukları o zorlu süreçte vermiş oldukları mücadeleye tanıklık edeceksiniz.

Filistin topraklarının kokusunu, oradaki zeytin ağaçlarının gölgesini, Filistinli çocukların korkusuzluğunu ve Filistin'le alakalı nice konuyu yolunu Filistin’e düşüren belli başlı kitaplardan okumak için arşiv niteliğinde bir liste hazırladı Dünya bizim'den Hatice Sarı... 

İşte o yazı:

 Bir kitap ayracının üzerinde okumuştum, “Tüm kitaplar tek bir Kitab’ı anlamak içindir” yazıyordu. O Kitab’ı anlamak için yol almak ya da O’nu anlatmak için bir kitap olarak yola çıkmak büyük bir erdem aslında bu hayatta. Çünkü biz insanoğlu için “bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti” klişesi tam bir realite. Değişen hayatımız okuduğumuz kitap nisbetinde oluyor çoğu zaman. Belki de bu yüzden kitap gerçek bir silah, kurşundan daha çok can acıtan, ya da duvara çarpma hissinin akabinde oluşan kendine gelme hissini duvardan daha iyi veren bir şey kitap… O derece güçlü yani.

Değişen hayatları okuyarak o hayatlara bakışımızı da kitaplar ile değiştirebilir, yön verebiliriz. Müzik kadar, sinema kadar büyük bir kitle imha (ya da yeniden oluşturma) aracı kitap. Bu minvalde coğrafyanın Ortadoğu’suna yolum düştüğünden bu yana, kitaplığımda bir Ortadoğu arşivi oluşturmaya karar vermiştim ve bu işe ilk güzergâhım olanFilistin ile başladım.

Filistin’e gitmeden önce onlarca kitap, yüzlerce makale okumuştum. Gitmenin okumaktan daha elzem olduğunu buraya tırnak içinde not düşerek arşiviniz için her mecradan, konudan, farklı bakış açılarından oluşan Filistin kitapları derlemek için kolları sıvayalım. Daha doğrusu Filistin topraklarının kokusunu, oradaki zeytin ağaçlarının gölgesini, Filistinli çocukların korkusuzluğunu, Mescid-i Aksa muhafazasını devralmaya nasıl niyetlenebileceğimizi, siyasi açıdan İsrail’in Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Filistin topraklarında neler yaptığını, Hz. Ömer’in Kudüs’ün kapılarından içeri girerken ettiği duaları, yolunu Filistin’e düşüren belli başlı kitaplardan okumak için arşiv niteliğinde bir liste hazırlayalım dedik.

Bir Filistin vardı, bir Filistin gene var

Listeye “Limon Ağacı” ile başlayalım. Filistin deyince akla ilk gelen şeylerden biridir ağaçlar. Zeytin ağaçlarının kokusu Zeytin Dağı’ndan duyulur, Kudüs’teki dut ağacının hikayesi insanın yüreğini dağlar. Buna bir de filmi de çekilen Limon Ağacı’nın hikayesi eklendi. İsrailli bir Yahudi olan Dalia ile Filistinli Beşir’in hikayesi üzerinden Ortadoğu’daki sürgünü, acıyı ve savaşı, fakat buna rağmen kurulabilen arkadaşlıkları anlatıyor. Dili çok iyi... Bir ara 'bestseller' listesinde görüp de kendimizi kitaptan geri çeksek de Filistin okumaları yapanlar için listeye alınası bir kitap şüphesiz.

Bu mecrada yazılan en gerçek kitaplardan biri var sırada: Gassan Kanafani’nin “Filistin’in Çocukları / Hayfa’ya Dönüş ve Diğer Hikayeler” kitabı. Gassan Kanafani 1972’de arabasına yerleştirilen bir bomba ile hayatını kaybetmiş ve Arap dünyası tarafından dönemin en iyi tanınan yazarlarından biriydi. Filistin’in Çocukları kitabı da en çok bilinen kitabı desek yanlış söylemiş olmayız. Arabasındaki patlamadan önce Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin sözcüsü ve El-Hedef dergisinin editörlüğünü yapıyormuş. O dönemlerde bu kitabı yazmış ve kitap 16 dile çevrilmiş. 2. Yılın Direniş Kitap Festivali’nde seçkin kitap ödülü alarak, hikayenin onlarca ülkede yankı bulmasına da vesile oldu. Konu itibariyle de 1948-1967 yılları arasında yaşan Filistin gerçeğini ve Filistin’in çocuklarını anlatıyor. Hani okuyun, okutun derler ya, öyle bir kitap işte.

Farklı alanlardaki kitaplardan haber verelim deyince, biraz şiire kayalım dedik veNurettin Durman’ın özenle hazırladığı “Filistin Şiirleri Antolojisi”ni listeye ekledik. “Bir Filistin vardı, bir Filistin gene var” diyor kitap. Bizi de Aksa’nın daracık yollarında gezintiye çıkarıyor sanki.

İHH’nın Filistin kitaplığı oldukça güzel. Hepsinin kitaplığınızda bulunması gerektiğini söyler ve şu iki kitabı hassaten eklemek isterim: İlki “Siyonizm Düşünden İsrail Gerçeğine Filistin”... Sevinç Alkan Özcan, Fatma Tunç Yaşar ve Zahide Tuba Kor’un kaleme aldığı ve Filistin’deki Müslümanların haklarının gözetilmesi ve teslim edilmesi için tüm dünya kamuoyuna adanan bu kitap, 1948’ten bu yana İsrail’in Filistin üzerinde oynadığı oyunları anlatıyor. İkinci olarak da 2009 yılında gerçekleştirilen Mescid-i Aksa Sempozyumu'nun tebliğlerinin toplandığı “İsrail Kazandıkça Kanayan Yara” kitabını okumakta fayda var.

Kudüs, sıkışıp kalmış kalbimizdir

Şimdi buraya çok farklı bir bakış açısı ile kaleme alınmış bir kitabı yazıyorum. Markar Esayan’ın “Jerusalem” kitabı, Kudüs’te yaşayan Hristiyanların hayatlarını anlama açısından çok güzel bir örnek. Bu kitabı Kudüs’e giderken okumuştum. Daha sonra kitapta geçen Ermeni mahallesindeki evleri, mahallenin iki kapısını ve kitaptaki kiliseyi görünce kanlı canlı kitabın içindeymişim gibi hissettim. (Bu arada Markar Esayan’ın Jerusalem’i de dahil tüm kitaplarını tavsiye ederim. Çok naif bir üslubu var.)

Sırada Yusuf El Karadavi’nin “Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs” kitabı var. İsrail’in Filistin üzerinde gerçekleştirdiği tahakkümün yalnızca maddi boyutu değil, olayın manevi tahribatına yahut manevi açıdan toprakların bütünlüğünün neden sağlanması gerektiğine de inebiliyorsunuz bu kitap ile.

Bir portre var şimdi. Kudüs denilince akla gelen belki de ilk isim o. Hatta Mehmed Akif’in “Şarkın en sevgili sultanı” diyerek kendisine taltifte bulunduğu Selahaddin Eyyubi’nin portresi: Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi. Hayatı filmlere konu olan Selahaddin Eyyubi’nin hayatını Prof. Dr. Ramazan Şeşen’in kaleminden okuyoruz. Hayatını Ortadoğu’da Müslüman siyasi birliğine adayan sultanın hayatını okuyunca, Kudüs için neden bu kadar değerli olduğunu çok net anlayabilirsiniz. Çünkü Kudüs’te, El Halil’de ve diğer şehirlerde sokakları adımlarken her sokakta karşınıza mutlaka bir Selahaddin Eyyubi çıkar. Onun ihya ettiği eserler, türbeler, emanetler…

Hasan Aycın, 2009 yılında “Kudüs Ey Ey” adında, kendi çizimlerinden oluşan bir kitap çıkardı. “İşgal altındaki toprakların sıkışan kalbidir Kutsal Kudüs, sıkışıp kalmış kalbimizdir” diyerek çıkardığı ve direnişe çizgileriyle ortak olan Hasan Aycın’ın bu kitabı, kalbinde Hanzala’yı taşıyan çocukları görebilmek için biçilmiş kaftan gibi.

Annesi Selma Sultan’ın hayatını anlattığı Saraydan Sürgüne kitabı ile kendisini tanıdığımız Kenize Mourad’ın, İsrail’in bombaları altında kalan Filistinlilerin mülteci kamplarındaki zor yaşamlarını, çekilen sıkıntıları, yaşadıkları korkuları anlatan kitabı “Toprağımızın Kokusu Filistin ve İsrail’in Sesleri” ile devam edelim. Kenize Mourad 15 yıl Ortadoğu’da gazeteci olarak çalıştı. Kudüs’ten Gazze’ye ayak basmadık toprak bırakmadan yazdı romanını. Bu coğrafyada ayrım gözetmeksizin Filistinlilerle, İsrailli Araplarla ve Yahudilerle konuşarak hazırladı bu kitabı. Ortadoğu’da, özellikle de Filistin bölgesinde özellikle çocukların neler yaşadığına bizzat şahit olmuş gibi hissedeceksiniz kitabı okuduktan sonra.

Konu mülteci kamplarından ve savaşın gölgesinde büyüyen Filistinli çocuklardan açılmışken, 23 yaşında Amerika’daki evini ve ailesini bırakıp adalet ve insaniyet duygusunu yanına alarak Filistin’e, o çocukların yanına gelen Rachel Corrie’yi anmazsak, bir İsrail buldozerinin önünde Filistinli bir ailenin evi yıkılmasın diye verdiği mücadelenin ölümle sonuçlanan anısına saygımızı eksik bırakmış oluruz. Rachel hayata dair umutlarını, hayallerini arkasında bırakıp gelmişti Filistin’e. Herkese nasib olmayacak bir ölümle noktalandı hayatı ve o ana kadar Filistin’deyken ailesine ve arkadaşlarına gönderdiği e-maillerden oluşan “My Name is Rachel Corrie/Benim Adım Rachel Corrie” kitabı yayınlandı onun hatırası mahiyetinde. Rachel’ın mektuplarını okuyunca çoğu yerde gözyaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum. Sizi de çok etkileyecek, eminim.

Bir kitapla Kudüs’e nasıl uçulur?

Şimdi biraz eskilere gidelim. İlk basımı 1932 yılında yapılan Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı” kitabı… Görev icabı Kudüs’teki Zeytindağı karargahına giden Falih Rıfkı Atay’ın, orada yaşamış olduğu olayları ve anılarını okuyoruz kitapta... Tabii bir de Birinci Dünya Savaşı sırasında Kudüs’te yaşanan bazı olayları da görmüş oluyoruz.

Bir yerlerde denk gelmişsinizdir siz de, Churchill, Üçüncü Dünya Savaşı’nın Ortadoğu’da patlak vereceğini ve bunun da İsrail yüzünden çıkacağını söylemiş zamanında. İsrail’in ve Amerika’nın bilmediğimiz oyunlarını yazarak kitaplaştıran Roger Garaudy, “İlahi Mesajlar Toprağı Filistin” ile Ortadoğu’nun dünü, bugünü ve yarınına işaret ediyor sürekli. Bu kitabın Batı’da yasaklandığını söylememe gerek yok sanırım. Avrupa ve özellikle Amerika’da kitapçılarda pek bulunmuyor orijinal haliyle, bazı gerçekleri delilleriyle birlikte sunduğu için…

İşin uluslararası boyutunu okuduktan sonra, Murat Duman'ın yazdığı ve Halit Ömer Camcı’nın muazzam fotoğraflarıyla yayımlanan ve Kudüs’e gitmeye niyetlenen herkes için evvelinde bir yol gösterici mahiyetinde olan Kaynak Yayınları’nın Kudüs Gezi Rehberi’ni öneriyorum. Aslında salt bir gezi rehberi olmaktan daha çok, ‘bir kitapla Kudüs’e nasıl uçulur’un cevabını alıyorsunuz bu kitapta.

İki önemli biyografi ile devam edelim. İlki Filistin’i Filistin yapan büyüklerden biri Şeyh Ahmed Yasin için hazırlanan ve onun Kudüs ve Filistin davasını satır satır okuduğumuz “Ümmeti Uyandıran Şehid Şeyh Ahmed Yasin” ve Ahmet Emin Dağ’ın kaleme aldığı “Hasan el Benna” kitapları… Ahmed Yasin ve Hasan el Benna’yı iyi okumak demek, bugünkü İslam toplumlarının içinde bulunduğu durumları daha net kavramanıza zemin hazırlayacaktır. Tabii bir de böyle büyük liderlere nasıl ihtiyacımız olduğunu da…

Nuri Pakdil’in “Yüreğimin yarısı Mekke’dir, geri kalanı da Medine’dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır” dediği o kutsal şehrin tarihini okumak için güzel bir kaynak aradığınızda Musa İsmail Basit’in kaleme aldığı “Kudüs Tarihi” kitabı için yer açın kitaplığınızda derim.

Farklı bir alandan devam edersek Mourid Barghouti’nin yazdığı “Şairin Filistini” kitabı, sürgündeki bir Filistinlinin doğduğu ve ayrılmak zorunda bırakıldığı topraklarla kurduğu şairâne bağın kitabı… Aslında şairin kişisel tarihini okuyoruz, fakat onun üzerinden çeşitli bölgelerdeki Filistin diasporasına da göz atmış oluyoruz.

Ve tabii ki Mavi Marmara… Filistin deyince, hikayesi ve gerçekliği kitaplara sığmayacak kadar büyük ve yüce olan Mavi Marmara’yı yazmazsak, yazımız bereketten yoksun kalır kanaatimce. Onlarca kitap bulabilirsiniz o anlara kelimelerle şahitlik etmek için, fakat iki tanesinin bana göre ayrı bir yeri var. Abdullah Ceylan’ın yazdığı “Mavi Marmara & Asasız Musaların Destanı” kitabı ile Mustafa Beyyumi’nin kaleme aldığı “Mavi Marmara’da Gece Yarısı” kitabı… Yola çıktığı andan itibaren onlarca insanı bizatihi güvertesinde taşırken yüzbinlerce insanın da kalbini kamaralara dolduran bir gemi Mavi Marmara. İslam olmuşların bamtelini titretip ümmeti ayağa kaldıran bir gemi… Bizim için önemi malumun ilamı da, bir gün Batı Şeria’da El Halil’de yürürken çarşıda tanıştığım Filistinli Muhammed abinin “Türkiye’ye ve Mavi Marmara’ya benden selam ilet” demesi, Mavi Marmara’nın coğrafyanın Ortadoğu’sunda da ne kadar sevildiğinin en büyük göstergesi… Bu yüzden iyi okumalı bu gemiyi, şehitlerimizi, yaşananları, adaletsizliği ve insaniyeti…

Aslında yolu Filistin’den geçen binlerce kitap var bu mecrada. Hemen hemen her dilde Filistin ile ilgili kitap bulmak kolay artık… En azından kitaplığında bir Filistin rafı oluşturmak isteyenler, bu saydığımız kitaplardan başlayabilirler. Böylelikle Filistin davasını ve İsrail’in gerçeklerini öğrenirken, öte yandan Kudüs’ün daracık sokaklarında bir sabah namazı vakti Mescid-i Aksa’ya doğru yürüyor olmanın hayaliyle ve Hz. Ömer’in, Selahaddin Eyyubi’nin, Kanuni Sultan Süleyman’ın, Sultan Abdulhamid’in ayak sesleriyle birlikte Kudüs’ün taş duvarlarının iç ferahlatan soğukluğunu hissedebilirler.

İyi okumalar dileyelim şimdiden.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarık Tufan Yazdı: Kalk Kudüs’e Gidelim Sevgilim
Tarık Tufan Yazdı: Kalk Kudüs’e Gidelim Sevgilim
İşgalci İsrail, yaralılara yardım eden hemşire Rezan El Neccar'ı şehit etti...
İşgalci İsrail, yaralılara yardım eden hemşire Rezan El Neccar'ı şehit etti...