Rus Uzmanlar: ABD'nin hedefinde Türkiye-Rusya işbirliği var; çözüm ise Türkiye'nin Suriye hükümetiyle iş birliğinde

Venediktov'un "Suriye'ye barış ve istikrarın getirilmesi sürecine krize dışarıdan yapılan müdahaleler engel oluyor. Sözgelimi, YPG'nin kontrolündeki bölgelerde ABD'ye ait yaklaşık 20 askeri üs kuruldu"

Rus Uzmanlar:  ABD'nin hedefinde Türkiye-Rusya işbirliği var; çözüm ise Türkiye'nin Suriye hükümetiyle iş birliğinde
Rus Uzmanlar:  ABD'nin hedefinde Türkiye-Rusya işbirliği var; çözüm ise Türkiye'nin Suriye hükümetiyle iş birliğinde Zehra

Rusya Güvenlik Konseyi yetkilisi Venediktov'un "ABD, Afrin operasyonunu provokasyona başvurarak tetikledi" sözlerini Sputnik'e değerlendiren uzmanlara göre ABD'nin hedefinde Türkiye-Rusya işbirliği var; çözüm ise Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna Suriye hükümetiyle iş birliği içerisinde müdahale etmesinden geçiyor. 

Uluslararası güvenlikten sorumlu Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Yardımcısı Aleksandr Venediktov'un ABD'nin Kürtlere modern silahlar sağlayarak Türkiye'yi Afrin'de bir operasyon gerçekleştirmesi yönünde provoke ettiği yönündeki açıklamalarını, Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli korgeneral İsmail Hakkı Pekin ve Strateji Uzmanı ve Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu Sputnik'e değerlendirdi.

Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli korgeneral İsmail Hakkı Pekin, "ABD ısrarla Afrin operasyonunun da ateşkes kapsamına girmesini istiyor, o yönde açıklamalar yapıyor. Afrin operasyonuyla ilgili ‘Rusya, Türkiye'ye nasıl Suriye hava sahasını kullanma izni veriyor' gibi sorular soruluyor. Açık ve net olarak ABD hem Fırat'ın doğusunda hem de Fırat'ın batısında Menbiç'te PYD'yi desteklemek suretiyle açık ve net olarak Türkiye'yi beka ve güvenlik anlamında tehdit etmiştir. Türkiye de şu anda Fırat'ın doğusunda bir şey yapamayacağını biliyor ama en azından Fırat'ın batısında bazı güvenlik noktalarını ele geçirmek suretiyle kendi güvenliğine ve bekasına yönelik harekatı başlatmıştır, Venediktov'un söylemek istediği bu diye anlıyorum" dedi.

‘ABD, TÜRKİYE'Yİ AFRİN'E HAREKAT YAPMA KONUSUNDA PROVOKE ETTİ'

ABD'nin Suriye'de izlediği politikaların, Türkiye'yi Afrin'e operasyon düzenlemeye ittiğini belirten Pekin, şöyle konuştu:

"Bazı çevreler Rusya'ya ‘Rusya hava sahasını açtı, PYD'nin o bölgeden atılmasına neden oluyor' gibi suçlamalar yöneltiyorlar. Bu da Rusya'nın işine gelmiyor çünkü Rusya da PYD'yi ABD'nin kontrolüne vermek istemiyor. O bakımdan ABD hem Rusya'yı hedef alarak Kürtlerin gözünde kötü gösteriyor, hem de dünyaya ‘Suriye'de ateşkese rağmen Türkiye operasyonunu sürdürüyor, Rusya onay vermese bunu yapamazlardı' mesajı vermeye çalışıyor. Dolayısıyla Rusya Güvenlik Komitesi Uluslararası Güvenlik Sekreteri Yardımcısı Venediktov'un söylemiş olduğu şey Afrin harekatı için neden hava sahasını açtıklarını ve dolayısıyla niye harekatı durdurmadıklarını açıklayan bir şey. Gerçekten de ABD, Türkiye'yi Afrin harekatı yapmaya teşvik etmiştir, Türkiye'yi bu konuda provoke etmiştir."

ABD'nin Türkiye ile Rusya'nın arasını bozmak istediğini söyleyen Pekin, "ABD ve ABD'nin başını çektiği koalisyon, Türkiye, Rusya ve İran'ın işbirliğini bozmak istiyor. Esasında bu sözler, ABD'nin bu iddialarını çürütmek amacıyla söylenen sözlerdir. Bu şunu gösteriyor; Rusya, daha evvel de anlaşıldığı gibi Türkiye'nin Afrin operasyonuna siyasi olarak karşı çıkmıyor. Tabii Türkiye'nin amacı o bölgeyi işgal etmek değil, PYD terör örgütünü oradan temizlemek ve en azından Suriye'de barış masasına oturulana kadar o bölgeyi ve kendi sınırlarını emniyete almak. O bakımdan Rusya'nın bu açıklamalarını çok olumlu buluyorum ve ABD'den, Fransa'dan gelen birtakım söylemlere cevap gibi görüyorum" diye konuştu.

‘RUSYA OLMASAYDI SURİYE PARÇALANMIŞ DURUMDAYDI'

Pekin, Venediktov'un "Suriye'ye barış ve istikrarın getirilmesi sürecine krize dışarıdan yapılan müdahaleler engel oluyor. Sözgelimi, YPG'nin kontrolündeki bölgelerde ABD'ye ait yaklaşık 20 askeri üs kuruldu" açıklamasını da değerlendirdi.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel'ın 27 Şubat'ta "Rusya ve İran, Suriye'de zalim bir rejimi güçlendiriyor, Irak ve Afganistan'da ABD'nin askeri etkisini sınırlandırmaya ve Türkiye ile ABD arasında uzun yıllara dayanan stratejik ortaklığı sarsmaya çalışıyor" açıklaması yaptığını anımsatan Pekin, "Venediktov'un bu sözleri de Votel'a verilmiş bir cevaptır. Aslında Rusya, Türkiye ve İran'ın işbirliği olmasaydı, daha çok da Rusya olmasaydı Suriye şu anda parçalanmış durumdaydı. Bunu açık olarak söylememiz gerekiyor. Rusya, Suriye'nin bölünmemesi için çalışıyor. Bu sözler de Vottel'in söylemine verilmiş bir cevaptır" diye konuştu.

‘ABD, FIRAT'IN DOĞUSUNDA BİR GARNİZON DEVLET KURMA PEŞİNDE'

Konuyu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim ise Strateji Uzmanı ve Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu oldu. Babüroğlu "Fırat'ın doğusu ABD'nin kontrolün altında ve bölgeyi PKK/PYD'ye teslim etmiş durumda. ABD orada bir garnizon devlet kurmanın peşinde. Bir kışla gibi kapısı olan kale devlet. Bu kalenin anahtarı da ABD'de olacak. Plan bu. Bu planın seçildiği bölge de büyük önem taşıyor. Çünkü Fırat'ın doğusu Suriye coğrafyasının yüzde 30'u ve enerji kaynaklarının yüzde 70'idir. Yani ABD, şimdiden Suriye'den önemli bölüm koparmış durumda" dedi.

ABD'nin Türkiye'nin Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'na sıcak bakmadığını belirten Babüroğlu "Çünkü ABD, PKK/PYD'nin orada ziyat vermesini istemiyor. ABD, kendi yetiştirdiği teröristleri korumaya çalışıyor. ABD ne yapıyor? Afrin merkezinde dirençli bir savunma geliştirilmesi yönünde telkinde bulunuyor. Bu neyi amaçlıyor? Tabii ki Türk Silahlı Kuvvetleri'ne zaman kaybettirme ve yıpratma çabası. Yani ABD, Türkiye'nin Afrin operasyonunda başarılı olmasını istemiyor" diye konuştu.

‘ABD FIRAT'IN DOĞUSUNDA TÜRKİYE'NİN KARŞISINA PKK/PYD'Yİ SÜRECEKTİR'

ABD'nin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne zaman kaybettirerek Türk ordusunun Fırat'ın doğusuna müdahale etmesini engellemeye çalıştığına değinen Babüroğlu "ABD, Menbiç'in teröristlerden arındırılması konusunda Türkiye'yle anlaşmaya çalışacak ancak bunun karşılığında Fırat'ın doğusuna dokunulmamasını isteyecek. Ancak böyle olursa Türkiye'nin gerçekleştirdiği operasyon siyasi hedefine ulaşmaz. Netice bu operasyonun hedefi Suriye'nin PKK/PYD'den arındırılmasıydı. Bunun için de sadece Afrin ve Menbiç'in değil, Fırat doğusunun da teröristlerden arındırılması lazım. Zaten operasyonun ağırlık noktası da burası, Fırat'ın doğusu" ifadelerini kullandı.

ABD'nin Fırat'ın doğusuna müdahaleye izin vermeyeceğine işaret eden Babüroğlu "ABD bu aşamada karşısında Türkiye'yi bulacak. Ancak ABD ve Türk askeri doğrudan karşı karşıya gelmeyecek. ABD, taşeron olarak kullandığı PKK/PYD'yi sahada Türkiye'nin karşısına sürecek. Orada tahmini 60 bin PKK/PYD'liden söz edebiliriz. Ayrıca Menbiç ve Afrin'in örgütten arındırılmasının ardından diğer bölgelerden kaçan veya tahliye edilen teröristler de Fırat'ın doğusuna gitmiş olacak" diye konuştu.

TÜRKİYE, ABD'NİN GÜVENLİK KUŞAĞI TUZAĞINA DÜŞMEMELİ'

Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna müdahale etmesinin ve ABD'nin güvenlik kuşağı tuzağına düşmemesi gerektiğini savunan Babüroğlu "Eğer Türkiye, ABD'nin güvenlik kuşağı tuzağına düşerse, bölgede bir ‘terör devletçiği' kurulur. 1990'larda Kuzey Irak'ta önce güvenli bölge sonra da uçuşa yasak bölge ilan edilmesinin ardından referanduma gidecek kadar cesaret gösteren bir devletçik kuruldu. Türkiye, ABD'nin güvenli bölge önerisine ‘evet' derse o zaman yine aynı senaryo tekerrür eder. O yüzden Türkiye, ABD'nin güvenli bölge önerisine kesinlikle karşı çıkmalıdır. Bu süreçte de Suriye hükümetiyle iş birliği içerisinde olmalıdır" dedi.

Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna müdahale etmemesi durumunda terör koridorunun tam anlamıyla engellenemeyeceğine işaret eden Babüroğlu "Önümüzdeki günlerde Suriye'de İngiltere, Fransa ve İsrail'i de sahada Suriye rejimine karşı çatışma halinde göreceğiz. İngiltere ve Fransa, ‘Doğu Guta'da kimyasal kullanıldığı takdirde rejimi vururuz' dedi. Bu ne demek? Bu, Saddam'a (Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin) yapılanların aynısının bu sefer de Esad'a yapılmaya çalışılıyor olduğu anlamına geliyor. Kısacası, ben Suriye'de çatışmaların yen,den hız kazanacağını öngörüyorum. O günler geldiğinde de Türkiye, Rusya, İran ve Suriye çin asıl sıkıntı o zaman başlayacak" ifadelerini kullandı.

‘SIRA ÖNCE İRAN SONRA TÜRKİYE'DE'

Babüroğlu "Her şey olumlu giderse bile 2030'lara kadar süren bir istikrarsızlık sürecine tanıklık edeceğimize inanıyorum. Çünkü taşlar yeniden diziliyor. Tekrar İngiltere, Fransa ve İsrail'i sahada göreceğiz. Suudi Arabistan'ın finanse ettiği 10'dan fazla muhalif grubu da yeniden sahada görebiliriz. Bütün bunlar, Suriye'nin daha fazla bölünmesine yol açacak. Sıranın önce İran sonra Türkiye'de olduğunu değerlendiriyorum. Zira ABD, Fırat'ın doğusunu İran'a karşı düzenlenecek olası bir operasyonun harekat alanı olarak kullanacak" dedi ve şöyle ekledi:

"Türkiye'nin yapması gereken Rusya ile dengeli politika izlerken; İran, Irak ve Suriye'yle iş birliğine gitmek. Sadabad Paktı'na benzer bir savunma ittifakı Türkiye'nin Suriye'deki varlığının sorgulanamaz hale getirir."

Sputnik / Elif SudagezerHüseyin Hayatsever 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...