Elif Çakır yazdı: CHP’li Levent, Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...

Yüzde bir buçukluk oyuna rağmen Saadet Parti’sinin yarattığı rüzgar olağanüstü.

Elif Çakır yazdı: CHP’li Levent,  Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...
Elif Çakır yazdı: CHP’li Levent,  Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi... Zehra

Elif Çakır Karar gazetesinde yayınlanan yazısında Saadet partisi lideri Temel Karamollaoğlu'na oluşan ilgiyi yazdı... 

Çakır, Yazısında özellikle CHP seçmeninin Temel beyin duruşunu beğendiğini dile getirdi ve şöyle dedi: "Toplum o kadar kutuplaştırıldı ki, o kadar gerildi ki, toplum yorgun düştü. “Siz”, “biz” ayrışmasını toplum artık taşıyabilecek durumda değil. Giderek asık yüzlü, mutsuz bir toplum haline geliyoruz. Sürekli yüksek volümle konuşan, toplumu kamplaştıran siyasetçilerimizin aksine yüzü gülümsüyor, bağırmıyor, munis, bütün toplumu kucaklamaya aday gibi duruyor."

İşte o yazı: 

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’na böylnesi bir itirafta bulunmuş Levent isimli birisi sosyal medya hesabından.

Yine sosyal medyada Birol Mert Aranoğlu ise şunları yazmış:

“Bravo Temel bey, CHP seçmeniyim ama sizi, duruşunuzu çok beğeniyorum.”

Yine Burak isimli birisi şöyle yazmış:

“CNN Türk’te Temel Karamollaoğlu’nu dinleyin, adama bakış açım değişti resmen, çok iyi konuşuyor...”

Bir Ekşi Sözlük yazarı ise “şeker fabrikalarını” özelleştiren iktidara, hatırlattığı Kızılderili sözünü alıntılayıp, özetle şöyle yazmış:

“Bu söz üzerine bugün seçim olsa kime oy verirdiniz diye sorsan? Cevabım.

Sana verirdim sakallı...” 

Son bir örnek..

“Bu yaşa kadar bu adam neredeydi, nasıl da keşfedilemedi diye düşündüğüm siyasetçi.”

***

30 Ekim 2016 tarihinde Saadet Partisi’nin genel başkanlığına geldiğinde –SP’nin genel başkan değişikliği ulusal medyada haber olmadı, hiçbirimizin dikkatini çekmedi, dönüp bakmadık bile, taa 16 Nisan referandum seçim sürecine kadar durum böyleydi- kısa sürede bu kadar popüler olacağını, bu kadar yıldızının parlayacağını kendisi biliyor muydu acaba?

Yüzde bir buçukluk oyuna rağmen Saadet Parti’sinin yarattığı rüzgar olağanüstü. Türkiye’nin iç ve dış siyasetine ilişkin gözler anında Temel Karamollaoğlu’na çevriliyor. Ne söylediği nasıl yorumladığı merak konusu... 

Bir anda 2019 seçimlerinin, seçim ittifaklarının kilit partisi haline geldi.

Neden?

Şundan...

* Toplum o kadar kutuplaştırıldı ki, o kadar gerildi ki, toplum yorgun düştü. “Siz”, “biz” ayrışmasını toplum artık taşıyabilecek durumda değil. Giderek asık yüzlü, mutsuz bir toplum haline geliyoruz. Sürekli yüksek volümle konuşan, toplumu kamplaştıran siyasetçilerimizin aksine yüzü gülümsüyor, bağırmıyor, munis, bütün toplumu kucaklamaya aday gibi duruyor.

* Sanki, Temel Karamollaoğlu ve partisi Meclis’e girecek olsa, Meclis’teki kalitesizlik, seviyesizlik, niteliksizlik bitecekmiş, TBMM’ye  bir kalite gelecekmiş gibi duruyor. Nitelikli siyasetin mümkün olduğu umudunu veriyor.

* Dile getirilmesi elzem olan, ancak el yakan, yürek dağlayan, cıs denilen ne kadar sorunlu konu varsa dile getiriyor. Sözleri ağır taş gibi başa gelse yaracak gibi... Ancak o kadar dozunda söylüyor ki, kimse kendisine kalkıp da “vatan haini”, “üst aklın ajanı”, “milli değil” gibi yaftalarda bulunamıyor.

* Temel Karamollaoğlu’na bakıldığında, işte siyaset ve ahlak kavramının ete kemiğe bürünmüş hali dedirtiyor.

* Cepheden bir AK Parti karşıtlığı yok.

* Adalet diyor, temel haklar ve özgürlükler diyor, huzur diyor, kamplaşma olmasın diyor... Mağduriyetleri dile getirirken, “onlar”, “bizler” ayrımı yapmıyor.

* Siyasetini, sistemin yapısal sorunları üzerine kuruyor. Böyle giderse, önümüzdeki süreçte, “adalet” diyen, “huzur” isteyen, “çare demokrasi”, “toplumsal uzlaşma” diyen bütün kesimlerin öncülüğünü üstlenecek gibi.

* Zira maalesef bu süreçte ezilenlerin, horlananların, mağdur olanların kapısını çaldığı bir lider konumuna geldi.

* Giderek daralan siyaset alanını açmaya çalışıyor. AK Parti’yi siyaset üretmeye, çözmek için el attığı ancak yarım kalan sorunlarının çözümünü nihayetlendirmeğe zorlayacak siyasi lider gibi duruyor.

* CHP ile de görüşüyor, AK Parti ile de, İYİ Parti ile de... Görüşürken, üç beş sandalye, parti liderliğini garantiye alma pazarlıkları yapmıyor. Rantdan, çıkardan değil, ilkelerden, prensiplerden bahsediyor.

* Müslüman demokrat kimliği Temel Karamollaoğlu’yla bütünleşecek gibi duruyor. Dini siyasete alet etmeyecek gibi, mutlak iktidar için, korku siyaseti yapmayacak gibi, sanki toplumsal uzlaşmaya öncülük edecek gibi duruyor.

Sözün özü: Sanki Ankara’nın dehlizlerinde kaybolmayacak, siyasetin çarkları onu yozlaştırmayacak gibi gibi duruyor

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...