Hasan Değirmenci yazdı: Sudan izlenimleri -2-

Yardımeli Derneği'nden Hasan Değirmenci, Sudan izlenimlerini yazdı... İşte İzlenimlerin ikinci bölümü....

Hasan Değirmenci yazdı: Sudan izlenimleri -2-
Hasan Değirmenci yazdı: Sudan izlenimleri -2- Zehra

Yardımeli Derneği'nden Hasan Değirmenci, Sudan izlenimlerini yazdı... İşte Hilal Haberde yayımlanan İzlenimlerin ikinci bölümü....

Neden Afrika ve neden bunca emek ve çaba diye soracak olursanız amacımız şudur;

Sudan’da Yardımeli Derneği olarak faaliyete geçirdiğimiz eğitim külliyesinde biz bir bilinç oluşturmaya çalışıyoruz.

Kişisel bilinç oluşmadan, aile bilinci oluşmaz , aile bilinci oluşmadan toplumsal bilinci oluşturamazsınız.

Bu toplumlarda sömürge olmanın vermiş olduğu etkiyle silik kişilik ve geleneğin ve geleneksel dinin ağır baskısıyla toplumun bir çok kesimi dejenerasyona uğramış, pasifize olmuş bu durumu içselleştirmişler.

Bir örnek verecek olursak, mesela kadınlar hayatın içinde varlar, çok aktifler ve daha çok yaşama müdahiller , doğallar, ama bi o kadar da istismar ediliyorlar, horlanıyorlar ve eziliyorlar. Bizde ise tam tersine kadın toplumdan ayrışmış hayata müdahil değil.

Süs bitkisi gibi kenara bırakılmışlar sanki ve kendilerini toplumdan soyutlamışlar.

Bence iki durumda yanlış. Ne insanlık onurunun red edeceği her türlü aşağılayıcı tavır nede değer veriyormuş gibi davranıp kadını bir kenara bırakmak . Onlar kadını cemaatin içine alıp cemaatle katl ediyorlar biz ise kadını toplumun dışına atarak yalnızlığa terk ediyoruz. Geleneği din haline getiren erkek egemen toplum kadını bir eşya olarak görüyor ve istediği zaman istediği yerde bırakıyor veya onu terk ediyor . Kaba ve yobaz kafa yapısı burada daha belirgin Geriye terk edilmiş çocuklar dul kalmış kadınlar toplum sal bir yara olarak büyüyor da büyüyor bu yüzden aile bilinci gelişmiyor . Bir birinden kopuk insanlar bir birinden kopuk aileler ve nihayetinde birbirinden kopuk toplum. Bu sorunun yalnızca bir kısmı diğer yandan aşırı sıcığın insanlar üzerindeki etkisi o kadar fazlaki tembelliği , vurdumduymazlığı miskinliği karakter haline getirmişler Bunu içselleştirmişler ve bu elbiseyi üzerlerine giymişler hiç çıkarmaya niyetleri de yok gibi ve hatta sanki bundan çok memnunmuş gibi davranıyorlar.

Sorgulama eleştirme iradeyi kullanma düzeltme onarma veya üretim alanında daha alacakları çok yol var. Olanla yetinmeye çalışıyorlar olmayınca kaderimiz buymuş diyorlar. Aşırı teslimiyetçiler isyan etmiyorlar ayağa kalkmak istemiyorlar çocuk gibiler çocukların çocuk gibi olması normal ama eğer bir toplum kadınlı erkekli topyekün çocuk gibi davranıyorsa orada sosyal olarak çok büyük problemler var demektedir. Bu davranışlar bu tavırlar bu hal ve hareketler bize ait olmamalı. Müslümanlık veya İslam bu değil.

Şimdi soruyorum bir zamanlar tüm dünyada ışıldayan uygarlıklar kuranlar bizdik. Bize ne oldu. Neden bu hale geldik.

Nerede kaldı Peygamber Ahlâkı.

Halbuki önümüzde üstün ahlaki vasıflarla donatılmış bir peygamber ve onun arkadaşları var.

Yinede herşeye rağmen üzülmeyi bir tarafa bırakıp, ümitsizliğe kapılmayıp ayağa kalkarak ve bizde varız diyelim hep beraber.

Son olarak Sudan da bir öğrenci liseyi bitirdiğinde aynı zamanda hafız oluyor halkın yüzde 60-70 hafız fakat ne acıdır ki kuranı hiç kimse anlamak için okumuyor manasını düşünmüyor ve kuranı tefekkür etmiyorlar. Belkide yaşanan tüm olumsuzlukların sebebi budur. Bunlar niçin başımıza geldi derler. Deki: kendi elleriyle yaptıklarınızın sonucudur. (Ali İmran 165)  

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...