Yasin Kuruçay'dan Mavi Balina uyarısı: Gençliğimiz kayboluyor, milyonlarca Ahmet sırada bekliyor..

Ahmet’in ölümüyle ilgili satır aralarında kaçırdığımız birkaç önemli noktanın altını çizmek istiyorum. Oyun nedeniyle (!) intihar eden Ahmet isimli bu gencimiz 16 yaşındaymış.

Yasin Kuruçay'dan Mavi Balina uyarısı: Gençliğimiz kayboluyor, milyonlarca Ahmet sırada bekliyor..
Yasin Kuruçay'dan Mavi Balina uyarısı: Gençliğimiz kayboluyor, milyonlarca Ahmet sırada bekliyor.. Zehra

Uzman psikolog Yasin Kuruçay, İslamî Analiz'de yayımlanan yazısında Mavi Balina oyunu dolayısıyla artan intiharlarla ilgili sorunlara ve sonuçlara değil, bunlara neden olan yapısal meselelere yoğunlaşılması gerektiğini yazdı.

Kuruçay, "Ahmet’in ölümüyle ilgili satır aralarında kaçırdığımız birkaç önemli noktanın altını çizmek istiyorum. Oyun nedeniyle (!) intihar eden Ahmet isimli bu gencimiz 16 yaşındaymış. Ahmet akşamları odasına kapanıyormuş ve arada sırada ailesinden habersiz arkadaşlarında kalıyormuş. İnternet oyunu oynadığı zamanlarda da anne babasını odasından içeriye almıyormuş. Şimdi düşünelim sorun Mavi Balina oyunu mu yoksa Ahmet’i buna iten temel sebepler mi?" dedi.

Yasin Kuruçay'ın "Sorun Mavi Balina oyunu değil" başlıklı yazısı şöyle:

Bursa'da Mavi Balina Oyunu sebebiyle bir genç daha hayatına son verdi. Sosyal medyada ve haberlerde “mavi balina yine can aldı”,  “mavi balinaya dikkat”, “mavi balina tehlikesi” gibi sığ ve sorunu değil sonuçları görmeye odaklanan haberleri ve sosyal medya paylaşımlarını okuyacağız. Okuduğumuz haberleri emojilerle süsleyeceğiz. Biz böyle yaptıkça sanal alemler ve online oyunlar gençlerimizi öldürmeye, ruhlarını çürütmeye, ahlaklarını bozmaya devam edecek.

Ahmet’in ölümüyle ilgili satır aralarında kaçırdığımız birkaç önemli noktanın altını çizmek istiyorum. Oyun nedeniyle (!) intihar eden Ahmet isimli bu gencimiz 16 yaşındaymış. Ahmet akşamları odasına kapanıyormuş ve arada sırada ailesinden habersiz arkadaşlarında kalıyormuş. İnternet oyunu oynadığı zamanlarda da anne babasını odasından içeriye almıyormuş. Şimdi düşünelim sorun Mavi Balina oyunu mu yoksa Ahmet’i buna iten temel sebepler mi?

Sorunlara ve sonuçlara değil, bu sorunlara ve sonuçlara neden olan yapısal meselelere yoğunlaşmamız gerekiyor. Sorgulamamız gereken asıl unsurlar;

  • Popüler yaşam alışkanlıklarımız,
  • Eğit(e)meyen eğitim sistemimiz,
  • Bilinç ve farkındalık kazandırmayan uzman görüşlerimiz ve
  • Parçalanan aile yapımız.

Sormamız gereken asıl sorular şunlar:

  • Bu çocuklar bu hale nasıl geldi?
  • Oyun üreten şirketlerin birçoğunun aynı zamanda silah üreten şirketler olduğunu neden kimse görmüyor?
  • Eğitim sistemimiz neden çocuklara anlam, değer, ahlak, bilinç ve farkındalık kazandır(a)mıyor?
  • Psikologlar neden çocukların özgürlüğüne vurgu yaptıkları kadar,erdemlerin kişiliğe olan katkılarına vurgu yapmıyorlar?
  • Pedagoglar neden ailelerin hatalarına vurgu yaptığı kadar eğitim sisteminde halen ahlak gelişimi ile ilgili hiçbir kazanımın olmamasına değinmiyorlar?
  • Uzmanlar neden anne babalara her sorun durumunda "sizin yüzünüzden çocuğunuz böyle oldu” mesajları veriyor da, neden çocuklarımıza anne baba hakkını, büyüklere saygıyı, yaşamın anlamını,iyi meslek sahibi olmanın iyi bir insan olmak anlamına gelmediğini anlatmıyor?
  • Danışmanlar, yaşam koçları “yürü be koçum, kim tutar seni” felsefesiyle egolarını şişirerek neden çocuklarımızı yalnızlaştırıyor ve yabancılaştırıyorlar?
  • Gençlerin ailelileriyle geçirdikleri vakit neden yıllar geçtikçe azalıyor?
  • Eğitim sendikalarımız ailenin önemini sloganik birkaç cümleyle ifade ekmek dışında neden değerlerimize ve kültürümüze dayalı aile eğitim programları, değerler eğitimleri üretmiyor?

Değerler eğitimi denilince bir grup Kur'an'ı Arapçasından öğretmeyi ya da kuru dini bilgileri aktarmayı anlıyor. Başka bir grup ise değer denilince şeriat gelecek, vahşet yaşanacak, IŞİD hâkim olacak duygusuyla yangın görmüş deli gibi kaçıyor? Oysa çocuklarımızın doğru, sağlıklı ve siyasallaşmamış bir değerler eğitimine ihtiyacı var.

Bugün sağcının da, solcunun da, komünistin de, İslamcının da, milliyetçinin de çocukları sabırsız, adabı muaşerete dikkat etmiyor, ahlaki değerleri yeterince önemsemiyor. Gençlerimizin hayatın amacı, yaşamın anlamı konusunda bir fikirleri yok. Para, statü ve makam sahibi olmayı büyük değer olarak görüyorlar. Olmadığını asıl değerleri kaybedince anlıyorlar.

Çocuklarımız boş zamanlarında evlere değil AVM’lere, cafelere koşuyorlar. Gençlerimiz anne babalarından çok iyi tanımadıkları, görmedikleri, gözlerine bakmadıkları arkadaşlarıyla konuşuyorlar. Ezilenlerden yana kültürümüz olmasına karşın, çocuklarımız diğerlerini ezik diye aşağılıyor, dışlıyor ve ötekileştiriyorlar. En güzel odalarını, en iyi yiyeceklerini misafirleri için hazırlayan ebeveynlerin çocukları eve gelen misafirlerine hoş geldin demeye üşeniyorlar.

Sorun kesinlikle mavi balina oyunu değil. Sorun online oyunlar da değil. Sorun çocukların odalarına kapanmaları da değil. Bunların hepsi sonuç. Ve biz sonuçlara odaklandıkça, sonuçlar artmaya devam edecek.

Asıl sorun neo-liberal yaşama ve düşünme alışkanlıkları.

Asıl sorun gençliği kendi kurdukları düzene mahkûm eden küresel güç odakları. İnternetteki şiddet, gayri ahlaki içerikler ve erotik faşizm ile ilgili olumsuz cümleler kullanıldığında bir kısım camia hemen pornoma dokunma, soyunurum sana ne, yaşasın cinsel özgürlüğümüz naraları ile Birleşmiş Milletleri bile teyakkuza geçiriyor. Bu gücü nereden alıyorlar? Nasıl bu kadar hızlı organize oluyorlar? Organize işleri iyi anlamalıyız. Mavi Balina yasaklansın şeklindeki tepki verenlere, LGBTİ destekçilerinin tepki verme tarzlarını okumalarını öneririm.

Asıl sorun anlam ve değer merkezi yaşam felsefesinin buharlaşması.

Asıl sorun çocuklarımızın ailelerinden gittikçe uzaklaşmaları.

Asıl sorun ailelerin çocukları üzerindeki pedagojik etkinin gittikçe azalması.

Asıl sorun fikirsizlik,  bilinçsizlik ve büyük fotoğrafı okuyamamazlık.

16 yaşında bir genç, bir oyunun gereği olarak nasıl canına kıyabilir? Nasıl bir duygu, nasıl bir düşünce, nasıl bir inanç ve nasıl bir değer sistemi var ki buna engel olamıyor? Buraya odaklanmalıyız.

Eğitim sistemimizi anlam ve değer odaklı olarak yeniden yapılandırmalıyız.

Eğitim sendikaları, aydınlar, akademisyenler, STK’lar geçici ve kör siyasi hesapları bir kenara bırakıp ortak sorunlarımızla ilgili nitelikli çalışmalar yapmalı.

Gençliğimiz kayboluyor. Milyonlarca Ahmet sırada bekliyor.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tarık Tufan Yazdı: Kalk Kudüs’e Gidelim Sevgilim
Tarık Tufan Yazdı: Kalk Kudüs’e Gidelim Sevgilim
İşgalci İsrail, yaralılara yardım eden hemşire Rezan El Neccar'ı şehit etti...
İşgalci İsrail, yaralılara yardım eden hemşire Rezan El Neccar'ı şehit etti...