Merve Aras yazdı: Şehidlerin Diliyle

Zalimlerin mazlum, günahların sevap, yanlışların doğru olarak tanıtıldığı bu devirde bir aydınlık gerekliydi bütün karanlıklara. İman ateşinde pişmiş, yakin sularında yıkanmış kızıl bir aydınlık.

Merve Aras yazdı: Şehidlerin Diliyle
Merve Aras yazdı: Şehidlerin Diliyle Zehra

Devir karanlık, hava puslu, zaman dar. Ruhlar satılık, onurlar ayaklar altında; kalpler kör ve vicdanlar kapsama alanı dışı. Kapsama alanı yalnız ve yalnız kendi safları. Benlik, putların en büyüğü; para ikinci büyük put. İkisi uğruna yapılan her şey mubah.  Hak kavramı basiretsiz ağızlarda. Adalet; onu arayanların en uzağında. En son modaya uygun din kisvesi bütün topluluklarda! Akılları donuklaşan, eylemleri hissizleşen ; göremeyen, duyamayan bir karanlık çağ bu.

Zalimlerin mazlum, günahların sevap, yanlışların doğru olarak tanıtıldığı bu devirde bir aydınlık gerekliydi bütün karanlıklara. İman ateşinde pişmiş, yakin sularında yıkanmış kızıl bir aydınlık.

Sessizliğimize karşı bir utanç , kandırılmışlığımıza karşı bir feryat gerekiyordu. Vurdumduymazlığımıza bir tokat, uyuşturulmuşluğumuza bir panzehir. Endişelerimize teslimiyet , gecelerimize gözyaşı gerekiyordu. Gecelerimizin sabaha, kalbimizin atmaya ihtiyacı vardı. Vakit feda olma bilinci ve aşkıyla yanma vaktiyken, zaman bunun için en uygun sahneyi oluşturmuştu. Bizim her birimiz bu bilinç ateşinin od’larıydık. İsteyerek, koşarak geldik bu meydana. Sevgi’liyle buluşmaya dakikalar kala.

Seçilerek geldik bu meydana. Şahit olduk önce bütün acılara. Yetimlerle oturduk bütün sofralara. Heva ve heves zindanındayken bizler, sorumluluk ateşiyle erittik kelepçelerimizi sonra. Acıları yüklendiğimiz ruhumuz sığmaz oldu fena yurduna.  Yıldızlarla söyleştik, aydan haber aldık. Ve şehadete eriştik. Arzumuz; özgürleşirken bizler özgürleştirmekti bütün ruhları, feryat ederken bizler suskunluğunuza çare bulmaktı.

Şimdi sen söyle kardeşim ne haldesin ? 

Oturmuş musun yoksa kıyamda mı ?

Sofraların ne halde bir anlat; kuş sütü eksik olmayanlardan mı?

Aç çocuklar var mı yaşadığın coğrafyalarda?

Ölürken mazlumlar sessiz sedasız, feryadın inletmeye yetiyor mu sarayları?

Yoksa feryat edecektin de sesin mi kısıldı bir futbol maçı sonrası?

Sorumluluk bilincin tutuşturuyor mu kalpleri, dertsiz bir gece huzursuzluk getiriyor mu sana ?

Omuz omuza oluşturdunuz mu vahdet çemberini, yoksa düşmanlarınız kendi özünüzden mi?

Artan putlara karşı İbrahimi kılıcın varisleri nerede!

Bir Şubat gecesi, aşk ve vefa yolunu seçmiş aziz şehitler anısına...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....