'Bu Fitne Ateşidir' Şimdide Mustafa İslamoğlu Hoca'nın Şehid ile İlgili Sözleri Çarpıtıldı...

Musa’nın asası, gerçeğin peşinden koşanlar ile ihlâslı ve imanını iftiralara kurban vermeyenlere ancak yol gösterebilir.

'Bu Fitne Ateşidir' Şimdide Mustafa İslamoğlu Hoca'nın Şehid ile İlgili Sözleri Çarpıtıldı...
'Bu Fitne Ateşidir' Şimdide Mustafa İslamoğlu Hoca'nın Şehid ile İlgili Sözleri Çarpıtıldı... Zehra

"Mustafa İslamoğlu’na yapılan itham ve iftiraların sonu gelmiyor. Özellikle bazı kesimlerin bunu ahlak(sızlık) haline getirmesi ve her toplumsal ve siyasal olay sonrası geçmişte yaptığı derslerinden, konferanslarından ve televizyon programlarından sözlerini cımbızlanarak çarpıtmak suretiyle, bunun yeni bir açıklama gibi göstermeye çalışılması, kirli niyet ve hesapları bir kez daha önümüze seriyor. 

Bu itibar ve onur suikastçılarının amacı, İslamoğlu’nun tevhid alanında yaptığı çalışmalara balta vurmak, toplumsal nazarda kaybolmaya yüz tutan din ticaretlerini devam ettirmek ve iman hırsızlığını sürdürme arzusudur. 

Ayrıca söylem ve iftiralara bakıldığında, iddialara dayanak mevzu bahis materyallerin ‘örümcek evi’ misalinde olduğu ve mumlarının yatsıya kadar bile yanmadığı görülmektedir.

Bunlar yazılırken, iddia ve itham sahiplerinin kişilikleri de dikkatimizden kaçmıyor. Bunların bir grup olarak ortak hareket ettikleri ve bazılarının geçmişteki Ergenekon dosyalarında isimlerinin geçtiği –ellerine geçen bazı dokümanların bu örgüt üzerinden sağlandığı-, kirli suikastlarla anıldıkları ve fuhuş çeteleriyle işbirliği içinde bulundukları aşikârdır. Ama ne yazık ki hamiyet, cemaatçilik, grup menfaati ve günlük haber akışının hızlılığı beyinleri yormakta, anlık tepkiler verilmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla bu durumlar, algılarda negatif haller oluşturmakta ve önyargıları tetiklemektedir. Yine de adres gösterilen video, makale ve televizyon programlarına bakıp eksik bulmaya çalışanların, işin hakikatine ulaşıp onları terk ettiklerine şahit olmaktayız.

Afrin harekâtıyla birlikte iftira denizi yine kabardı. Musa’nın asası, gerçeğin peşinden koşanlar ile ihlâslı ve imanını iftiralara kurban vermeyenlere ancak yol gösterebilir.28 Ekim 2011 tarihinde Akabe Vakfı’nda yapılan ve Hilal TV’den canlı olarak gösterilen Esma’ül Hüsna” dersinde sorulmuş bir soru, bugün söylenmiş gibi empoze edilmeye çalışılmaktadır. Videonun deşifresi ve linki buradadır:

-“Sevgili kardeşim, şehit kelimesi bu ülkedeki kadar başka hiçbir memlekette istismar edilmemiştir. 

- Bir kere şunu söyleyeyim, geçenlerde kaybedilen ana kuzularına RABBİMDEN BENDE RAHMET DİLİYORUM. 

- Gerçekten üzülmemek mümkün değil. 19 yaşında, 20 yaşında, 21 yaşında, hayatlarının baharında bu çocuklar ve bu çocukların rüyaları, hayalleri, gelecek kurguları, anneleri, babaları, eşleri, yavukluları, nişanlıları, çocukları, çolukları… Fakat ateş düştüğü yeri yakar

- Biz ne kadar anlayabiliriz o da ayrı bir mesele. Fakat şehitlik meselesi ayrı bir mesele.

- Türkiye’de şehitlik devletin dağıttığı bir unvan gibi kullanılıyor. Şehitliği devlet  dağıtmaz Allah dağıtır. 

- Onun için şehit kime denir biliyor musunuz? Esasında Kur’an’a göre şehit “imanını hayatını imanına şahit kılana” denir. Kur’an’ın tarifi budur. Hayatını imanına şahit kılana şehit denir. Bilmem anlatabildim mi?

- Onun için de şehidin illa harpte ölmesi gerekmez. 

- Peygamberimiz şehittir. Hayatını imanına “Ya rabbi imanımın şahidi olarak hayatımı getirdim…

- İster yatakta, ister cephede, ister kurşunla, ister trafik kazası ile fark etmez. Dolayısıyla bunu siz karar verin. Devletin şehit ilan edip etmemesi, onu şehit kılmaz”.

Videoya gitmek için tıklayın...

Bu müslümanca olmayan söylem ve iftiralara karşı bir müslümanın duruşunun nasıl olması gerektiğini hatırlatmak isteriz:

“O iftirayı atanlar şüphesiz içinizden bir gruptur. Bu olayın, hakkınızda bir kötülük olduğunu sanmayınız. Tam aksine sizin için daha hayırlı olmuştur. Onlardan her biri işlediği suçun cezasını çekecektir. İçlerinden önderlik yapıp suçun büyüğünü yüklenen kişiye ise, büyük bir azap vardır. Bu iftirayı işittiğinizde, iman eden erkek ve kadınlar, kendiliğinden iyi zan besleyip de, ‘bu, apaçık bir iftiradır’ deselerdi ya!”(24/Nur suresi-11/12)”

“Ey inananlar! Eğer bir fâsık/yalan haber taşıyan size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz”(49/Hucurat Suresi-6)

“Hani bu iftirayı dilden dile yayıyordunuz. Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığınız bu söylentiyi rastgele ağızlarınızda geveliyordunuz. Yaptığınız kötülüğü önemsiz sanıyordunuz. Oysa o, Allah katında ağır bir suçtu.” (24/Nur-15)

Son bir kelam: Bu fitne ateşidir. Gerçekler karşısında sessizliği tercih edenler bilsin ki, bu ateş onlardan da uzak değildir." 

Hilalhaber

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....