Nesrin Aksoy yazdı:

Her ne kadar normal hayatta kahramanlığa pek yer yokmuş gibi gözükse de, aslında kahramanlığa her zaman yer vardır hayatımızda.

Nesrin Aksoy yazdı:
Nesrin Aksoy yazdı: Zehra

Her ne kadar normal hayatta kahramanlığa pek yer yokmuş gibi gözükse de, aslında kahramanlığa her zaman yer vardır hayatımızda.

İnsanların hayatta para ile satın alamayacağı değerler de vardır. Bu değerlerden birisi sevgi ve saygınlıktır. Hatta öyle insanlar vardır ki, sessiz, sakin ve sıradandır. Ancak bu sıradanlığın arkasında kocaman bir sevgi ve saygı saklıdır. Gösterişten uzak, sade ve mütevazı bir hayat süren bu insanların isimleri pek bir yerde geçmez. Fakat çevrelerindeki insanların belleklerinde asla silinmeyecek izler bırakırlar. Kahramanlar sırf savaştan çıkmıyor. Aramızda her daim cesur ve mütevazı insanlar arasından çıkan kahramanlar az değil. Onların yaptıkları yardımlar gizli, sevgileri ise karşılıksız. Günümüz dünyasında yapılan yardımları şova çeviren ve yaptıkları az bir işin bile karşılığını bekleyen insanlar çoğunlukta olduğundan, yardımları gizli, sevgileri karşılıksız olan sessiz kahramanlardan pek kimse söz etmez. Zaten kendileri de bunu istemezler. Zira bu sessiz kahramanlar insanlardan aldıklarıyla değil, verdikleriyle mutlu olurlar.

Kendi ülkelerinden kilometrelerce uzakta, sevdiklerinden ayrı, sırf Allah rızası için Tanzanya’lıların hayatlarına dokunan sıradan insanlar gibi mesela. Onların adlarını bilmezsiniz, reklamlarını görmezsiniz hiçbir yerde ama yüreklere dokunmuşlardır. Onlardan biri olmuşlardır adeta. Bizim uzaktan görüp sevdiğimiz çikolata renkli yüzlerin tebessümü, aydınlık kalplerinin fatihi olmuşlardır. Onların abisi, ablasıdırlar. Onlarla beraber aynı tencerede yemek pişirir, aynı sofrada oturur, aynı ekmeği bölüşürler. Menfaat için zengin olanlarla değil asıl ihtiyaç sahipleri yetim ve fakirlerle otururlar dizdize. Dertleriyle dertlenirler kardeşlerinin. “ Ne yapabilirim de susuzluklarına, açlıklarına çare olabilirim?” Deyip günlerce onlar için yemek pişirirler. Tarımı, ekip, biçmeyi öğretmeye çalışırlar. “Onlar için daha başka neler yapabiliriz?” diye geceleri uykuları kaçar mesela. İsterler ki gelişmiş ülkelerdeki insanlar gibi eşit şartlarda, en azından temel insani ihtiyaçlarının olduğu ortamlarda eğitim alsınlar. Edebi, ahlakı öğrensinler, kendilerini geliştirsinler, kendilerinin farkına varsınlar. Varsınlar da hazır çorba yemek yerine onlar da kendi çorbalarını pişirmeyi öğrensinler ve kendi ülkelerindeki insanlara öğretsinler.

Tanzanya’ya gittiğimizde sessiz kahraman olan bu insanların, ilgilendikleri bir medreseyi ziyaret ediyoruz. Burada çocuklar, sabahtan devlet okuluna öğleden sonra da dini eğitim almak için medreselere gidiyor. Tanzanya’da medrese hocaları genelde erkek hocalardan. Sadece yirmiyedi medresenin hocası bayan. Onlar da tüm olumsuz koşullara rağmen çok güzel bir eğitim veriyorlar. Kur’an eğitiminin yanında değerler eğitimine de ağırlık veriyorlar. Sabredenler medresesine giriyoruz. Öğrenciler bizleri ilahilerle karşılıyor. Gayet edepli disiplinli bir şekilde bizleri selamlıyorlar. Yanımızda getirdiğimiz hediyelerden kendilerine ikram ediyoruz. Ama çocuklar asla disiplini bozmuyor. Sabırla yerlerinde oturup sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar. Herhangi bir izdiham yok, sabırsızlık yok. Aynı medresenin ismi gibi öğrencileri de sabırlı, disiplinli. Hocaları, onların eğitiminde çok titiz. Türkiye sevdasını da işlemiş onların yüreklerine. Onların yaşındaki çocuklar Türkiye’nin isminden bîhaberken onlar Türkçe konuşarak tanıtıyorlar kendilerini. Ülkemizde tüm imkanları olmasına rağmen eğitim almak için mırın kırın eden çocukları düşünüyoruz bir de şu yokluk içinde eğitim almaya çalışan çocukları ve eğitim vermeye çalışan öğretmenleri. Birkaç gün sonra, bu zor şartlarda eğitim vermeye çalışan bayan hocalarla oturup hasbihal ediyoruz. Onları dinliyoruz. Halı yok, elektrik yok,  güvenlik için pencere demirleri, kapıları yok, bazılarında tuvaletleri yok, tahtaları yok duvarlara yazıyorlar, hatta kimisinin ders verecek sınıfı bile yok bir ağaç gölgesinde eğitim veriliyor. İstedikleri çok şey değil aslında sadece insanca eğitim verebilmek, insanca eğitim görebilmek. Onlar Afrika’nın geleceğini yetiştiren sessiz kahramanlar. Sessizce vazifelerini yapmaya, bir şekilde seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kardeş belliyoruz onları kendimize. Onlarla ilgilenen, vatanlarından uzakta olan ablaları kadar olamasak ta sımsıkı sarılıyoruz. Teşekkür ediyorlar bize ama asıl biz teşekkür ediyoruz onlara. Unuttuğumuz birçok şeyi, hatırlatıyorlar bize. Sevgiyi, vefayı, sabrı, ihlası, samimiyeti, kardeşliği, bir olmayı, bir olursak tok olacağımızı, bölünürsek yok olacağımızı hatırlatıyorlar. Onlar kahraman bizim gözümüzde.

Zaten asıl kahramanlar sessiz olanlar değil midir?

 

vana ceketi ts3 kirala brazzers porno sexshop brazzers cialis yorumları gergedan boynuzu özel direksiyon dersi rokettube

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bursa’da 17 Şubat Cumartesi günü Şehitler Gecesi programı düzenliyor.
Bursa’da 17 Şubat Cumartesi günü Şehitler Gecesi programı düzenliyor.
Ramazan Deveci yazdı: …
Ramazan Deveci yazdı: …