Nesrin Aksoy yazdı: Bir Yaz Macerası, Amasya Notları...

Şehire girer girmez. Kral kaya mezarları ve hemen onun üzerindeki Amasya kalesi ilk dikkatinizi çekiyor. Kral kaya'nın altında Yeşilirmak boyunca uzanan Yalı boyu evleri Osmanlı'nın zarif zevkini yansıtıyor.

Nesrin Aksoy yazdı: Bir Yaz Macerası, Amasya Notları...
Nesrin Aksoy yazdı: Bir Yaz Macerası, Amasya Notları... Zehra

Amasya, Yeşilırmak kenarına kurulu güzel bir şehir. Osmanlı döneminde şehzadeler yönetim tecrübesi kazanması için Amasya valisi olarak atanırmış.  Şehzade şehri olmasından dolayı Osmanlı daha bir özen göstermiş. Amasya'ya bu özenin izleri bugünde şehrin her yerinde var. Diğer şehzade şehirlerine benziyor. Amasya'yı yönetip ya da burada doğup daha sonra padişah olan tam yedi şehzade var. Beş şehzade ise Amasya'da valilik yapmış ancak tahta geçememiş. Şehire girer girmez. Kral kaya mezarları ve hemen onun üzerindeki Amasya kalesi ilk dikkatinizi çekiyor. Kral kaya'nın altında Yeşilirmak boyunca uzanan Yalı boyu evleri Osmanlı'nın zarif zevkini yansıtıyor.

Ayrıca Şehzadeler Müzesi, Amasya'nın mutlaka ziyaret edilmesi gereken müzelerinden biri. Yalı boyu evleri arasındaki 67 tescilli konaktan biri olan müze, İki katlı ahşap bir binadan oluşan Şehzadeler Müzesinde şehzadelerin bal mumu heykelleri kullandıkları eşyalar aslına uygun olarak sergileniyor. Yalı boyundaki Hazeranlar konağı müze ev olarak açılmış ziyaret edilmesi gereken eski konaklardan biri. Yine yolunuza devam ettiğinizde karşınızda divanı günümüze kadar gelen ilk kadın şairimiz olan Mihri Hatunun evini görüyorsunuz. Yalı boyu evlerini tam karşısında Yeşilirmak'ın diğer yanında şehzadeler yolu var, Şehzadeler yolunda bu şehirde zaman geçiren 12 şehzadenin büstleri var.

Yolun sonunda sol tarafta II. Beyazid külliyesi var.içindekimedrese bugün halk kütüphanesi, caminin bahçesindeki binalardan biri “sohbet odası” olarak ayrılmış. Çayınızı içerken kitap okuyabileceğiniz yol yorgunluğunuzu atabileceğiniz otantik bir mekan. Duvarında boydan boya kocaman Amasya'nın resmedildiği bir halı var. Daha önce hiç o kadar büyük bir halı görmemiştim.. Sultan Beyazıt Külliyesi'nin imare binasının bir salonunda “Minyatür Amasya Müzesi” bulunmakta.1914 yılında çekilmiş bir fotoğrafa göre Minyatür Amasya Müzesi oluşturulmuş. O zamanın Amasya’sı resmedilmiş.II.Beyazid külliyesinin 50 metre ilerisinde de Amasya Arkeoloji müzesi var. M.ö. 3 yy.dan günümüze kadar Amasya bölgesinde bulunan arkeolojik eserlerin sergilendiği salonların yanında bir de Osmanlı ailesinin mumyalanmış kalıntıları varmış. Ama biz oraya girmedik.

“Amasya Bimarhanesi” ya da “Amasya Darüş-şifası” “Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi” olarak bilenen tarihi yapıda ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri. Malesef restore edilmiş. Malesef diyorum çünkü kötü restorasyondan burası da nasibini almış. Edirne ve Manisa şifahanesini de görmüş biri olarak açıkçası beni burası pek etkilemedi. Ama daha önceden şifahane görmeyenlere tavsiye ederim. Yine de gidin görün. Buranın önemli ve öne çıkan özeliklerinden biri Anadolu'da müzikle tedavi yapılan ilk hastane olarak kayıtlara geçmiş olmasıymış.

Amasya`da bizi çok etkileyen enteresan yerlerden biri Pir Sücaattin İlyas Türbesi. Türbenin önünde bulunan küçük bir amfi tiyatro görünümünü andıran akustik özellikli merdiven taşları var. Pirler Parkı olarak bilinen mekanın bahçesindeki türbeye çıkan merdivenlerin tam ortasında bulunan noktada konuşulduğunda ses sadece orada duran sesin sahibi kişiye yankılanıyor. Ses sanki mikrofona konuşuyormuş gibi duyuluyor. Enteresan olanı ise bu sesi sadece konuşan kişi duyabiliyor ve ses kayıt yapılamıyor. Öyle bir noktada durmanız gerekiyor ki o noktadan bir kaç santim ötede durunca aynı etki olmuyor. Bizzat denedik. Duyduk kayıt etmeye çalıştık, edemedik. Ve bunun bilimsel hiç bir açıklaması yapılamamış. Uzmanlar incelemişler ama bir şey çıkmamış. Ve Amasya'daki son durağımız Sultan II. Bayezid'in kapı ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488'de yaptırılan, mimarisiyle ilgi gören Büyük Ağa Medresesi. Medresede 5 asırdır hafız yetiştiriliyor. Biz gittiğimizde de hafızlar vardı. Büyük Ağa Medresesi sanat tarihi ve mimarlık açısından son derece önemli, benzersiz bir eser. Büyük Ağa Medresesi'nin sekizgen plan yapısının dünyada bir benzeri daha olmadığını söyledi Amasya gezimiz boyunca bize eşlik eden tam bir Amasya aşığı olan Talip Bey kendisi de bu medreseden yetişmiş. Amasya'daki ilk medrese Danişmentliler döneminde kurulmuş. Ancak sekizgen plan tarzında yapılan ilk ve tek medrese Büyük Ağa Medresesiymiş. Yapılışından günümüze kadar kesintisiz Kur'an eğitimi verilmiş. Medrese ziyaretinden sonra arkadaşlarımızı ziyaret için Merzifona yol aldık.

 

Devam ededcek...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı: