Üstad Necip Fazıl Kısakürek kimdir?

25 Mayıs 1983 yılında vefat eden Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i rahmetle anıyoruz...

Üstad Necip Fazıl Kısakürek kimdir?
Üstad Necip Fazıl Kısakürek kimdir?

Necip Fazıl, Cumhuriyet döneminin en çok bilinen şairlerinden ve fikir adamlarından bir tanesidir. Yazdığı şiirler ile bir grubu temsil etmektedir. Bu fikirleri nedeniyle de hayatının bir dönemini ceza evinde geçirmiştir. Necip Fazıl’ın hayatı okunmaya ve anlamaya değer nitelikte dolu dizgin geçmiştir. Biz yazımızda bu büyük üstadın hayatından bazı kısımlarına yer verebildik. Örümcek Ağı ve Kaldırımlar şiirlerini 17 yaşında yazan şair, bu şiirleriyle edebiyat dünyasında adını duyurmayı başardı.

İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu.

Paris'te geçen bohem günlerinden sonra, Türkiye'ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Bir Fransız okulu, Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı(1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.26 Mayıs 1905'da doğdu. Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'ta ki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı.

Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü

Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur.

1934 yılında Nakşi şeyhi Abdülhakim Arsavi ile tanışana kadar oldukça rahat ve umursamaz bir hayat süren Necip Fazıl, bu tanışmanın ardından hayatına çok farklı bir yön vermiştir. Abdülhakim Arsavi ile tanışmasını adeta bir milat olarak gören Necip Fazıl, o günden sonra yazdığı tüm şiirlerinde tasavvufi düşüncelere yer vermiştir.

Hafızalarımızda da bu düşünceleriyle yer edinen üstadın vasiyetinden alınan şu kısım dinine bağlılığını gösterir niteliktedir; “Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum.” Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle, mısra ve topyekün ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz “Allah ve Resulü; başka her şey hiç ve batıl demekten ibarettir.”

1904 İstanbul doğumlu olan Necip Fazıl, yaşamının büyük bölümünü Osmanlı döneminde geçirmekle beraber, Cumhuriyet dönemini de görmüştür. Hayatının her dönemini farklı şekillerde geçirmiştir. Bu nedenle eserlerinde de farklı esintiler görmek mümkündür.

Necip Fazıl Kısakürek’in Hayatı

Küçük yaşlarda okuma yazma öğrenmiş olan yazar, bulduğu her kitabı okumak konusunda hevesli bir çocuktur. İlkokul döneminde içlerinde mahalle mektebi ve Fransızca eğitim vermekte olan bir kolejin de bulunduğu pek çok okul değiştirmiştir. İlkokul zamanlarında, dönemin ünlü yazarlarından biri olan Peyami Safa ile de yakından tanışmış ve güzel bir arkadaşlık sürdürmüştür.

İlkokulu bitirmesinin ardından girdiği sınav sonucunda Deniz Harp Okulu’nu kazanmıştır. Burada aldığı eğitimle, kendisini geliştirmiş ve edebi hayatına büyük katkılar sağlamıştır. 5 yıl boyunca aldığı askeri eğitim sırasında, pek çok edebi kişilik ile de tanışma şansı yakalamıştır. Bunlardan bir tanesi de ünlü yazar Nazım Hikmet’tir. Nazım Hikmet ve Necip Fazıl arasında ilerleyen yıllarda ciddi siyasi tartışmalar geçecek olsa da Harp Okulu’ndayken, oldukça iyi arkadaşlık yapmışlar ve zamanlarının büyük kısmını beraber geçirmişlerdir.

Necip Fazıl, üniversite eğitimini Darülfünûn’da almıştır. Edebiyat fakültesi felsefe bölümünde okumakta olan şair, üniversitenin yaptığı bir sınavı kazanarak yurt dışında eğitim imkanı kazanmış ve eğitimini tamamlamak için Paris’e gitmiştir. Paris’te bulunduğu zamanlar, Necip Fazıl için yabancı dilini geliştirmek ve çeşitli edebiyatçılar ile sohbetler gerçekleştirerek başka bir ülkenin edebiyatını incelemek için güzel bir fırsat olmuştur. Fransa’da yaşadığı ve eğitim aldığı bu dönemde, kumarla tanışan Necip Fazıl, eğitimi için çaba harcamadığından dolayı, bursu kesilmiş ve şair Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalmıştır.

Necip Fazıl’ın hayatı iki kısımdan oluşuyor diyebiliriz. Hayatının ilk döneminde, kumar, alkol ve kadınlara düşkün olan yazar, hayatının ikinci döneminde ise tasavvufa yönelmiştir. Tasavvufa yöneldiği yıllar, komünizm fikir akımına da karşı durduğu yıllardır. Siyasetin içerisinde aktif olarak bulunmuş ve pek çok kişinin fikirlerinin de temsilcisi olmuştur. Darbe döneminin başlaması ile beraber Necip Fazıl Kısakürek, tutuklanmış ve 1,5 sene kadar cezaevinde kalmıştır.

Cezaevinde geçirdiği sürecin bitmesinin ardından çeşitli gazetelerde yazarlık yapmaya başlayan üstat, eserlerine ağırlık vermiş ve bu dönemde pek çok eserinin yayınlanmasını sağlamıştır.

Necip Fazıl Kısakürek’in Eserleri

78 yıllık hayatı boyunca, pek çok türde eser vermiş olan yazar ve şairin, ölümünün ardından insanlara bıraktığı yegâne hatıra da yazıları ve şiirleridir. Bu eserlerinden bazıları;

Örümcek Ağı

Kaldırımlar

Ben ve Ötesi

Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil

Beklenen

Bir Adam Yaratmak

Künye

Sabır Taşı

Kanlı Sarık

Hikâyelerim

Nur Harmanı

Reşahat

Hâdiselerin Muhasebesi

Püf Noktası

En çok bilinen şiiri olan Kaldırımlar, 2 farklı dönemde yazılmıştır. Kaldırımlar 1 olarak da adlandırılan kısmı, yazarın alkol, kumar ve kadınlar ile geçen hayatından kalan bir eserken, 2. Kısmı hacca gitmiş ve tasavvufa yönelmiş olan Necip Fazıl’ın kaleminden yazılmıştır.

Eserlerinde genellikle her insanın hayatında olan ölüm, doğum, aşk, ayrılık ve vatan sevgisi gibi konuları işleyen yazar, şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır. Döneminin aksine batılı tarzda eserler vermiştir.
Necip Fazıl hayatı boyunca 6 şiir kitabı çıkarmış ve bu şiir kitaplarında binlerce şiiri bir araya toplamıştır. Kendisi için şiirin yeri diğer türlerin yanında ayrı bir öneme sahip olsa da farklı türlerde de eserler vermiştir. Lise yıllarından itibaren tiyatro ile ilgilenen üstat, 6 adet de tiyatro oyunu yazmıştır. Bu oyunlardan bir tanesi olan Reis Bey, günümüzde de oynanmaya devam etmektedir. Bunların yanı sıra Necip Fazıl, roman, öykü, makale ve deneme türündeki eserlerini de yayınlamıştır.

Hayatını oldukça verimli bir şekilde geçiren Necip Fazıl, Kültür Bakanlığı, Kültür Vakfı ve bir siyasi partiden de ödül almayı başarmıştır.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Cemal Durra     2018-05-26 İhsan Süreyya Sırma'nın bir hatırası dikkatimi çekti: “Necip Fazıl’a da Yusuf Ziya Bey’le (Kavakçı) gitmiştik. Yusuf Ağabey konuştu. Kendisine ‘Üstadım, siz Hamidullah Hoca’nın hiçbir kitabını okudunuz mu?’ dedi. ‘Ben kitap okumam!’ diye cevap alınca, Yusuf Ağabey ‘İhsan, kalk gidelim. Okumayan bir adam! dedi." Edebiyatçı olmak, hazırcevap olmak, aksiyoner olmak yetmiyor. Önce ilim, edeb, akaid ve fıkıh lazım...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Statü ve çıkar mücadeleleri yeni bir putperestliğe dönüşüyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Statü ve çıkar mücadeleleri yeni bir putperestliğe dönüşüyor.
Ali Bulaç Yazdı: Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Ali Bulaç Yazdı: Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür